| |
||
kafamız dolu |
||
|
|
görüntülenen son 5 başlık |
tam şu anda 0 yazar ve 0 ziyaretçi online
|
| Copyright © kafamız dolu Powered by korsan sozluk Designed by Admin |
# bu sözlük bir "korsan kemalizm™" kuruluşudur. 18 yaş altındakilerin sitede dolaşması entry okuması ve başlık eklemesi sağlık açısından sakıncalıdır. yok ben 17 yaş üstüyüm diye bizi kandırırsanız bu sizin bileceğiniz iş. annenize babanıza ve de velilerinize durumu izah ederiz. yazarlara telif hakkı verilmemektedir. yazarların entry hakkı atılana kadardır. atıldıkları andan itibaren yazdıkları kamu malı sayılıp tmsf'ye devredilecektir. sitede verilen bilgiler gerçek değil matrixtir bu yüzden "abi ben ödevde kullandım hoca sıfır verdi" "verdiğiniz ilaç bilgisi yanlıştı, kör oldum." "dini site linki diye tıkladığım web sitesi erotik hikaye sitesi çıktı" gibi sorunlarda hiçbir sorumluluk almıyoruz. yok "ben sıfırı göze aldım", "boşver abi, kör olayım.", "yahu ne olacak siz link verdiniz, biz de kapatma tuşunu biliyoruz evelallah" derseniz lütfen kaynak belirtiniz. ayrıca TCK'ya aykırı maddelerden tırstığımızdan hemen yayından kaldırıp "görmedim, biri bişi mi yazdı." deyip yalan da söyleyebiliriz. * ayrıca bu sitede alıntı çalıntı bilgiler de çoktur. genellikle telifsiz yerlerden alıntılar ve çalıntılara müsade edilmektedir. rahatsız olduğunuz entry ve başlıklar için lütfen korsansozlukcu@gmail.com mailini kullanarak yönetimle temasa geçiniz. herkese iyi uçuşlar ... # |
|---|
1-maybe ı didn't treat
maybe ı didn't treat you
belki seni tedavi edemedim
quite as good as ı should have
gerektiÄŸi kadar iyi
maybe ı didn't love you
belki seni sevemedim
quite as often as ı could have
gerektiği kadar sık
little things ı should have said and done
söylemem ve yapmam gereken ufak şeyler
ı just never took the time
zamanı asla kazanamadım
you were always on my mind
sen her zaman aklımdaydın
tell me tell me that your sweet love hasn't died
söyle bana söyle bana tatlı aşkımın ölmediğini
give me give me one more chance
ver bana ver bana bir ÅŸans daha
to keep you satisfied satisfied
seni memnun etmem için, memnun etmem için
maybe ı didn't hold you
belki seni saramadım
all those lonely lonely times
tüm o yalnız, yalnız zamanlarda
and ı guess ı never told you
ve sanıyorum ki sana hiç söylemedim
ı'm so happy that you're mine
sen benim olduğun için çok mutluyum
if ı make you feel second best
eÄŸer senin ikinci iyi olduÄŸunu hissettirdiysem
girl, I'm sorry ı was blind
üzgünüm kördüm kızım
you were always on my mind
sen her zaman benim aklımdaydın
tell me tell me that your sweet love hasn't died
söyle bana söyle bana tatlı aşkımın ölmediğini
give me give me one more chance
ver bana ver bana bir ÅŸans daha
to keep you satisfied satisfied
seni memnun etmem için, memnun etmem için
little things ı should have said and done
söylemem ve yapmam gereken ufak şeyler
ı just never took the time
zamanı asla kazanamadım
you were always on my mind
sen her zaman aklımdaydın
you are always on my mind
sen her zaman aklımdasın
you are always on my mind
sen her zaman aklımdasın
2-(bkz. elvis presley)
(bkz. elvis presley)