ankara'da yaşamak.. valla yaşanır sadece, anlatılmaz. kısaca; yeşillik, düzen demektir. işten çıkınca evimin arka bahçesindeki sebzelerimle uğraşmak, kediler, köpekler, meyve ağaçları arasında mutlu mesut geçen yıllar demektir. bir de dostlar tabii, ömürl



taze balık yemeyi unutmak demektir. ne biçim şehir o, denizsiz ikametgah mı olurmuş. yazık ankaralılara. çok içleniyorum düşündükçe.
kesinlikle yazın sıcak zamanlarda yaşanmaz ankara'da. merkezi denilen her yeri (kızılay, akköprü'deki alışveriş merkezi, tunalı vb.) kokuyor. yani kızılay ne tarafta diye sormayın, koklaya koklaya bulursunuz. insanları da kokuyor. metroda, otobüste, minibüste. yazın giderseniz gaz maskesiyle dolaşınız. kaçan kurtulur. zavallı ankaralılar.
ankarada yasamak yürütmek yargı.
sakin bir hayattır. gürültüsüz, yeşili ve dedikodusu bol bir kentimiz, pardon; başkentimiz!
ankara'da yaşamak elinde gül gibi iki poşet kitapla, çantandaki dumansız hava sahasının birinden aşırılmış sigarayla ve yeni yatırılmış toplam 3 faturayla başbaşa ve fakat aç kalmaktır. para birikmez. para yoktur. yürümek vardır. yürümek, yürümek. ama ankara vardır esasen. ankara dinler.
bataklık bilgisine giriştir. gerçekten.
bi kere esnafı çok iyidir, istanbul esnafı uyanıktır, kazık atar. ankara esnafının gözü toktur, sizi tanırsa bedava bile alışveriş yaparsınız, güven o derece oluşmuş. alışveriş merkezlerini sevmediğim için kızılay'a ve 7.cadde'ye giderdim. tüzün, togo ankara markalarıdır, süper kalitede mal üretirler. burada cevahir'deler ve yine müdavimleriyim. avrupa şehri olma yolunda güzel başkentimiz. site yaşamı ankara'nın dokusuna uygundur. bir yer aradığınızda samimi olarak yol tarif ederler, akraba çıkma ihtimali her zaman sözkonusu olabilir:)
Kanaatimce yüksek bürokrat veya üniversite öğrencisi iseniz yaşanabilir bir şehir.İstanbula otomobille üç saat mesafede.her yere yakın.
Ancak esnafı ve halkı istanbullular kadar kibar değil maalesef.Yolda adres sorduğunuz kadın sizinle eşiymişsiniz gibi senli benli konuşur.
Esnafı çok kibirlidir.müşteriye beyefendi veya hanımefendi diye hitap etmek zorlarına gider.
Üniversite öğrencilerinin takıldığı kültürel etkinliklere devam eder ve kenar mahallelere inmezseniz Avrupa da yaşadığınız hissine kapılabilirsiniz.
ankara'nın en güzel yönü istanbul'a geri dönüşüdür demiş şair çok doğru demiş,bizzat yaşanmış ve doğruluğu ispatlanmıştır.
artık ağaca çiçeğe parka değil alışveriş merkezlerine yönelen bir yaşama biçimidir
yıllar sonra, ilk gidişimde önce şokkk şokkk.. ilkten gaziosmanpaşa otobüslerine bindiğimde kendimi önce afrika'da, sonra otobüsten inince avrupa'da sandığım şehir. onbeş günde bir hafta sonları istanbul:'anneciğiiim, nolur çok mutsuzum bu şehirdee' diye ağlayışlar.. iki-üç yıl geçince:'hayrola, gelmiyor musun bu hafta sonu, sesin soluğun kesildi' serzenişleri..
istanbul'a alışmış biri için çekilmez. sıkıcı.
aynı sekilde cok sıkıcı bir şehir.
ama şair gibi ben de istanbul ankara tren yolculuklarina bayilirim hele ki yatakli tren olursa, cocukken en büyük eglencemizdi.