| |
||
kafamız dolu |
||
|
|
|
tam şu anda 8 yazar ve 14 ziyaretçi online
|
| Copyright © kafamız dolu Powered by korsan sozluk Designed by Admin |
# bu sözlük bir "korsan kemalizm™" kuruluşudur. 18 yaş altındakilerin sitede dolaşması entry okuması ve başlık eklemesi sağlık açısından sakıncalıdır. yok ben 17 yaş üstüyüm diye bizi kandırırsanız bu sizin bileceğiniz iş. annenize babanıza ve de velilerinize durumu izah ederiz. yazarlara telif hakkı verilmemektedir. yazarların entry hakkı atılana kadardır. atıldıkları andan itibaren yazdıkları kamu malı sayılıp tmsf'ye devredilecektir. sitede verilen bilgiler gerçek değil matrixtir bu yüzden "abi ben ödevde kullandım hoca sıfır verdi" "verdiğiniz ilaç bilgisi yanlıştı, kör oldum." "dini site linki diye tıkladığım web sitesi erotik hikaye sitesi çıktı" gibi sorunlarda hiçbir sorumluluk almıyoruz. yok "ben sıfırı göze aldım", "boşver abi, kör olayım.", "yahu ne olacak siz link verdiniz, biz de kapatma tuşunu biliyoruz evelallah" derseniz lütfen kaynak belirtiniz. ayrıca TCK'ya aykırı maddelerden tırstığımızdan hemen yayından kaldırıp "görmedim, biri bişi mi yazdı." deyip yalan da söyleyebiliriz. * ayrıca bu sitede alıntı çalıntı bilgiler de çoktur. genellikle telifsiz yerlerden alıntılar ve çalıntılara müsade edilmektedir. rahatsız olduğunuz entry ve başlıklar için lütfen korsansozlukcu@gmail.com mailini kullanarak yönetimle temasa geçiniz. herkese iyi uçuşlar ... # |
|---|
1-o herif saatine
o herif saatine baktı
herhalde üçe beş vardı
herifin eni haritalarda
belli başlı haritalarda
doğudan batıya kadardı
nasıl hatırlamazsın nasıl
bir çiçeğin sapını birlikte dişledik
güneşi gübre gibi emen
kapıların arkasında kaldık
yanlış anahtarlar gibi
nasıl hatırlamazsın
birlikte sıtma geçirdiğimizi
karnımızı güneşten koruyarak
cılız kollarımızı
ceketi göbeğine dardı
akşamın solgun ineğini
ve dingin bahçesini o ineğin
sütünü sevincini sağardı
geceyi ve gündüzü
bümbüyük düşünü yine solgun bir kamışın
nasıl hatırlamazsın
hüzünlü solumaları
cılız kollarımızı
ayışığında kamışları aralayan
memelerine kösnüyle bir bomba yerleştirip
çarşaflarla oynayanları
herif baştanberi vardı
suyu o tutardı, ışığı o satardı
kağıdı bir basımevinde paraya çevirince
gemileri buğdaydan petrole çevirince
sen de kimsin, diye sorardı
bak: her şeylerini alıp geldiler
bir şeyleri eksik kaldı
şimdi uzakta bir haftalık ölüler
ve mermiler sandık sandık
mayıs bizim lkemizde bir kuştur
durmadan öter öter öter
hatırla, biz sıcaktan ve kuştan ölmeyiz
bizim vaktimiz ne zaman, hatırla
sadece direnmekten usandık
herifin kemerinde bir ordu vardı
soysuz bir tabanca yerine
ve tartışma uzayınca
hong kong'da ve mudanya'da
elini hemen beline atardı
o zaman bir buzul, yaşlı bir buzul
bilinmedik bir dağ başında
usul usul kayardı
herifin saati vardı
durmadan saatine bakardı
nasıl hatırlamasın
bir gün öldüğümüzü
gök kadar çok yıldızlı
çok yıldızlı bayrakları
iyi pişmiş bir tavuk gibi böldüğümüzü
hatırla kendi yüzünü
en doğru haritayı
en doğru yeryüzünü
nasıl hatırlamazsın
biz de saate baktık
alanlar alabildiÄŸine, o zaman biz
biz o zaman şu kadardık
ve cılız kollarımız
ölümler, kıyımlarla
bir güneş yaptı aydan
ne hazırlanıyorsa, bil
ne hazırlanıyorsa
orada biz de vardık
turgut uyar
(bkz. turgut uyar ve kıskançlık) *