Kullanıcı girişi

alfabetik liste: # A B C D E F G H I J K L M N O P Q R S T U V W X Y Z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9

asli serin



aslı serin 77 balıkesir doğumlu, mersin üniversitesi makine mühendisliği mezunu, adana da yaşıyor ve de bir şirkette çalışıyormuş, bu benim.zip kitabı pan/heves kitaplığından çıktı( mart 2007) bir kitap ekinde metin celal in aslı serin ile zeynep arkan


32 entry --

ozgursah kullanıcısının resmi
 #

olağan yaşam hallerimi dizelerinde bulduğum.ironik yanlarımı gülerek bana anımsatan şair.

 
markiz kullanıcısının resmi
 #

kumandalar tozlanmıyorsa aşk bitmiştir

ben şimdi giderim
giderim hep burdayım sonra dönmem
bulaşıkları yıkarım yıkadım az önce
çamaşırı balkonu az önce
inlemedim sende hiç bir az önce
bu fotoğraf kalsın
belki toplarım ya da yırtarım
elimi ellerimle belki demesem keşke

ben açarım kapıyı sen dur
bu anahtar dur komşular anonslar
odalar dur elde sigara büyürüm baba dur
büyüyünce büyürüm soru biter
büyüyünce şey olcam ben’ler
ben açarım kapıyı sen dur
yanaşırım en ben denene
giderim büyürüm burdayım
her şey yerli yerinde
her şey neredeyse

ben ali’den olma ben visal’den
ben benden olma ben bizden senden
müşterek şeyimiz yok 78661 katip yaz
müşterek şeyleri yok yaz
anlatırım olmayan şeyleri nasıl
nasılsa az

ben diyorum ki
o kavşağı dönerim döndüm çoktan
kısalır saçlarım en hasarla az diyorum ki daha döndüm
ellerim boynum dizelerim
“adamlık görevini yerine getirmeyen” adamlar
“kadınlık görevini yerine getirmeyen” kadınlar
diyorum ki ben benden olma ben sizden senden az
nasılsa az yani az işte az

ağzım sertleşir sertleşti öfkem
dilde kılçık içimde
dün
düğüm
...........
bak diyorum ki ben çözerim sen çık
ne evlerde ne çok duvar
kentler neden böyle sen neden ben
oku oku oku
çık içimden

ben şimdi yepyeniyetmeliğimle
ben şimdi -lütfen bakma bana öyle-
sigaralar yine zamlanacak
ve geçiyor zaman böyle olacak
sokaklar olacak kaldırımlarıyla
sokaklar taşları taşıtlarıyla
yankesicileri ve orospularıyla sokaklar
daha dar daha dar daha dar olacak

şimdi nerden hangi kaygılardan kimden şimdi
hangini övsem kaç uyku kaç şarap
incelerek kaç kaçış böyle yalınayak
kimlikler adres değişiklikleri
ben iyiyim ya senler şimdi
mübaşirler koridorlar şimdi
daha neler daha neler
daha ne olacak şimdi

ilmeği kaçmış ben buldum
bunun el frenini kim çekti
şiir yazılmak ister bu şiir bitmek
oku oku oku
kıs şunun sesini

 
rahşan ö kullanıcısının resmi
 #

Onun kadar cesur olabilmeyi isterdim...

 
admin kullanıcısının resmi
 #

kitabının ismini seviyorum. bu benim zip. çok çarpıcı. insanı durduruyor zip kısmı. "nasıl yani" diyesi geliyor. bu benim sıkıştırılmış.
iyidir. aynı zamanda magazinel değildir. bu da iyi bir şeydir.
yani bazıları gibi yok hem kendisinden bahsedilsin hem hır gür çıkarsın tipi değildir.

kısaca o onun zip'i.
oysa ne yalan söyleyeyim benim kalbim zip.

 
ozgursah kullanıcısının resmi
 #

çok zorda kalınca kendime darılınca
bu rüyayı anlatmama izin ver

 
necasettin taharet kullanıcısının resmi
 #

kitap-lık dergisi ocak 2009 sayısında orhan kahyaoğlu 2000'lerin kadın şairleri başlıklı bir yazı yazmış. faydalanılabilecek bir yazı. özellikle aslı serin ve zeynep arkan'a övgüler yağdırmış. aslı serin'in diğer açıkladığı kadın şairlere göre 2. yeniye en uzak olanı olduğunu yazmış.

 
sakat şemsi kullanıcısının resmi
 #

kendisi meşru aslı serin midir
yoksa gayrımeşru bir aslı serin midir
bilemedim
ya da belirsizliğin açtığı alanda kalem oynatmaya zevk katar gibi mi
ne olsa meşrudur bırakayım bildiği gibi olsun ben de birşeyi çözmeyebilmiş olayım

 
başrahip kullanıcısının resmi
 #

cosmopolitan da şiir yayınlasa herkes bu işten mutlu olur. edebiyat ta biraz soluk alır.

 
şiyirci kullanıcısının resmi
 #

ödül almış hevesini kırmıyalım. o da şiir yazmasın ama. anlaştık.

 
bahcevan kullanıcısının resmi
 #

çakma nil karaibrahimgil.

 
Misafir Ko kullanıcısının resmi
 #

arkadaş özger ödülü aldı.

 
konyali kullanıcısının resmi
 #

kadın' dan şair olur mu ?

- kadinlarin en son olacagi seylerdendir !

- kadin , şair olmak icin cabalayip durabilir , bunda bir sakinca yok , kimseye bir zarari da !!

- kadinlarin yazdigi şiir(!)ler de , erkek şairlerin gûr sesli anlatimlarini , betimlemelerini bulamazsiniz !!

- kadinlar , şiirin en belli başli ana konularindan biridirler .. onemli bir islevleri vardir yani ..

- kadinsiz bir edebiyat eksik bir edebiyattir !!

 
stupid girl kullanıcısının resmi
 #

"Şiir yazmayı bırakmaya karar verdiğinizde, sizi ne devam etmeniz için ikna etti?"

bu soruya cevap vermeye çalışmış ya. bitirdi kız kendisini.

 
markiz kullanıcısının resmi
 #

Zinhar 2003 Arşivleri: Aslı Serin Söyleşisi

* Kendinizi tanıtır misiniz?

1977 Balıkesir doğumluyum, liseyi Ankara’da bitirdikten sonra, gri kentin serüveni de benim için az çok bitmiş oldu. 1994 de girdiğim Mersin Üniversitesi Makina Mühendisliği Bölümü’nü 2001 de zorla bitirdim ve hala Adana’da özel bir şirkette Makina Mühendisi olarak çalışıyorum.
(Bu cümlelerle kendimi tanıtmış mı oldum bilmiyorum ama istenilen bu sanırım)

* Şiir yazmaya nasıl başladınız? Hangi kitaplar ya da dergiler, şiirle haşir nesir olmanızı sağladı?

Bu çok gariptir ama benim şiirle tanışmamı sağlayan annem, ne var ki o şimdilerde bundan dolayı kendini suçlu hissediyor ve çok pişman. Eskiden bir şey yapmamı istemiyorsa, yazdığı küçük dörtlükleri yastığımın ucuna koyar ve cevabını da aynı şekilde almak isterdi, ben de çabalar dururdum anneme bir şeyler anlatmak ve bunları o küçük dörtlüklere sığdırmak için.

Sonra Ümit Yaşar Oğuzcan girdi hayatıma, ardından Orhan Veli, Özdemir Asaf, Nazım Hikmet, Ahmed Arif, Ahmet Telli, Atilla İlhan... Yani okuma serüvenim şiirle başladı, bir süre sonra baktım ki, kitapların boş bulduğum her yerini kendi acemi dizelerimle dolduruyorum ve galiba o günlerden beri şiir dilimin en güzel repliği.

* İlk şiirlerinizde etkisini açıkça görebildiğiniz sairler ya da poetik teknikler nelerdir? Sizin için şiir içerik ve teknik açıdan nasıl bir yapıdadır?

* Şiir yazdığınız süre içinde -ki halen- şiirinizin teknik ve içerik olarak değişme noktalarını gözlemleyebiliyor musunuz? Değişti dediğiniz teknik özellikler nelerdir, eğer varsa?

Bir önceki soruda bahsettiğim acemi dizelere ilk şiirlerim diyecek olursam, yine sözünü ettiğim şairlerin etkilerini de kesinlikle yadsıyamam. Bu şiirlerde tekniği tamamıyla reddediyorum. Şiirin duygu olmadan yazılamayacağını ya da şöyle düzeltelim, şiirin yalnızca duygularla yazılacağını savunduğum zamanlarda yazılmıştır onlar. Şiiri bir solukta yazıp bıraktığım, daha sonra onlar üzerinde oynamanın, yazdıran ana ihanet olduğunu savunduğum dönemlerde poetik tekniklerden söz etmek pek de mümkün değil.

Günlüklere takılı kalmış ya da sevgiliye yazılan mektuplara iliştirilmiş bu şiirlerde belki de bilinçli olarak yapılmamış tek şey ses uyumu diyebilirim.

Yazmadan yapamayacağımı anladığım zaman şiir biçimi de benim şiirimin üzerinde etkisini göstermeye başlıyor. Çünkü o zaman şiirlerinizi dergilere gönderme ya da birilerine gösterme isteği duyuyorsunuz, ve karşınıza şu cümleler çıkıyor:

“Şiirinizde duygu var, ama şiir sadece duygularla yazılmaz!”

Bir süre beynime bu öğütleri yerleştirmem zor oldu. Ne var ki, bu şiirleri mahzenimden çıkarıp birilerine sunacaksam, dikkat etmem gereken bazı şeylerin olduğunu kabul ettim, mesela şiirde duygunun yanında sesin, sözcük seçiminin önemi gibi. Ancak bunu teknik olarak adlandırmak hala hoşuma gitmiyor, şiiri kalıplara sokmanın ya da şiiri –dır-dir’le biten cümleler içine hapsetmenin gereksizliğine inanıyorum.

Sürekli şiirle didişip durduğum şimdilerde, Aslı’ya ait dil, Aslı’ya ait şiir oluşturmak tek dileğim, bunu becerebilecek miyim sorusunun cevabını da zaman verecek. Bildiğim, zamanla mücadelenin zor olduğu ve bu mücadelede yine o’na ihtiyacımın olduğu.

* Diğer sairlerle yani onların şiirleri ile nasıl bir ilişkiniz var? Okuma sürecinizi kısaca açıklar mısınız? (kitap seçiminden, not alma durumlarına kadar)

Şiir vazgeçilmezim olduktan sonra, elbette beğenilerimde de bazı değişiklikler oldu. Şiirlerini yakın bulduğum, dizelerine takılıp sürüklendiğim isimler de bir zaman sonra vazgeçilmezlerim arasına girdi; Cemal Süreya, Turgut Uyar, Ahmet Oktay, Edip Cansever, Nilgün Marmara, Plath, Rimbaud, Bertrand, Aragon bu isimlerden bazıları. Bunun yanında kendi yaşıtlarımın ya da edebiyat dergilerinde görünen yeni isimlerin şiirlerini de önemsiyorum ve takip ediyorum.
Başladığım şiir kitabını okurken mutlaka kendimi, kendimden bile yalıtmaya çalışıyorum, yazarına ve şiirine ilişkin küçük notlar karalıyorum, ne var ki karalamaların çoğunu kitap üzerine yaptığımdan, şiire tekrar döndüğümde yanımda mutlaka silgi bulunduruyorum!
Eskiden kitap alırken zorlanmazdım, şimdi ise bunun için listeler hazırlıyorum, kendi çapımda elemeler yapıp, öncelikler belirliyorum. Yazmaktan daha zor okur olmak.

* Şiirlerinizi nasıl ve ne şekilde arşivlersiniz? Nasıl yazarsınız, teknik ve taktik, araç gereç lojistik vs. nelerdir?

Daha önceden alınmış notların, oraya buraya iliştirilmiş sözcüklerin ve kestiremiyorum dediğim zamanlardaki ruhumun bileşkesi şiirler, elbette matematikteki gibi kolay olmuyor bunların bileşkesini almak. Örneğin müzik desteği şart. Dış dünyanın bütün seslerinden uzak durmayı tercih ediyorum bu zamanlarda, bir kapı zili bile bu ayini bozmaya yetiyor çünkü.
Eğer ruhu yakalamışsam ki bu benim için olmazsa olmazlardandır -kurgudan fazlaca hoşlanmam- şiire başlayabilirim demektir, tabi şiir de aynı karardaysa. Yazmak için kullandığım bir sürü defterim var; bu konuda düzenli olamıyorum, bir de kurşun kalem takıntım. Bittiğine inandığım şiirleri son olarak bilgisayara kaydediyorum ve birer kopyalarını alıp dosyalarımda saklıyorum.

* Şiir kitapları odanızda ya da raflarınızda ne kadar yer tutar? Onları nasıl sıralarsınız/dizersiniz?

Odam yani benim mahzenim dediğim yere gelince sorular, bütün düzensizliğim ortaya çıkacak diye korktum, işin gerçeği bu konuda çok itinalı ve titiz olduğum söylenemez. Yazarları alfabetik sıraya sokmak ya da dönemlerine ve beğenilerime göre raflara dizmek gibi bir girişimim olmadı hiç. El altı dediğim şiir kitaplarım zaten uzunca kitaplıkta kalamıyor. Diğerlerinde ise dikkat etmeye çalıştığım tek şey aynı yazarın kitaplarını bir araya toplamak hepsi bu.

* Şiir dergilerine ya da herhangi bir dergiye şiir gönderirken belli bir şiir/ seçiminiz var mi? Sizce dergilerin böyle tercihleri var mi?

Dergilerin böyle tercihlerinin olduğu yadsınamayacağına göre, gönderenlerin de böyle dertlerinin olması gerek diye düşünüyorum. Şiirin tavır olduğu unutulmamalı; kimi zaman kendinize, kimi zaman da ben hariç herkese aldığınız bu tavrın, doğal sonucudur kurduğum ilk cümle.

* Kitap/larınızı oluşturma sürecinizden bahseder misiniz (eğer yayınlanmış bir kitabiniz varsa)? Ya da şiirlerinizden oluşacak bir kitabi nasıl hazırlardınız? Baslıktan son satıra kadar, kapak tasarımı ve mizanpaj dahil, sayfa sayısı vs.

Yayınlanmış kitabım ya da yayınlamaya hazır bir dosyam henüz yok, bu nedenle bu soruya cevap vermek için erken, yine zamana sığınmakta yarar var.

* Şiir konusunda en çok duyduğunuz artık klişe haline gelmiş sözler neler? Bunların kalıplaşmasını sağlayan nedir sizce? Ve sizce bu tür klişelerin ne kadar faydası olur? (örnek: şiir kelimelerle yazılır.)

Ne olursa olsun şiirin kalıp işi olmadığına inanıyorum, bunu verdiğim bir cevapta da anlatmaya çalışmıştım. Özellikle tanımlamalar ve şiirde yaptırım, bana çok soğuk ve itici geliyor.
Mesela bana şiir sadece duygularla yazılmaz denildiğinde buna şiddetle karşı çıkmıştım, şimdi ise kelimelerle oynamaya, şiiri ben’den uzaklaştırmaya çalışıyorum. Hepsi olmasa da yine kişinin karar vereceği bazı cümleler, şiir için faydalı olabiliyor. Ama bunlara klişe demek ne kadar doğru olur bilemiyorum.
Hem özgünlükten bahsedeceksiniz hem de klişelerden, bu biraz tezat olmaz mı?

* Yazdığınız en uzun şiir ve en kısa şiir? Zaman ve karakter sayısı açısından.

Sanırım en uzun şiirimi hala yazıyorum; bitirebilir miyim endişesini ilk başladığım zamanlarda taşıyor olsam da, şimdilerde bunu fazlaca düşünmüyorum. Kısa şiirlerden de pek hoşlandığım söylenemez; hep bir şeylerin eksik kaldığını düşündürür bana nedense. Elbette bunun da istisnaları var ki aklıma ilk gelen Nazım Hikmet’in “Mavi Liman” şiiri oldu, eksik nerede diyecek olursanız, söyleyebilecek hiçbir sözüm yok.

* Şiir yazan bir kimliğe mi sahipsiniz yoksa bir sair misiniz?

Şimdiye kadar hiç şairim demedim, şiir yazan bir kimliğim var cümlesi de biraz soğuk geldi. Şiiri ciddiye alıyorum ve ciddi anlamda kendi şiirime ulaşmak için çabalıyorum.
Soru nedense bana özellikle üniversite yıllarında sıkça kullandığımız “sosyalistim ama devrimci değilim” cümlesini hatırlattı. Altında gizli bir mahcubiyet yatan, ulaşılması gereken hedef için, mutlak suretle bazı bedeller ödenmesi gerekliliği bilincine ulaşmış bu cümle, sanırım benim bu soruya dolaylı yanıtım olmaya yeter.

Genellikle günün hangi zaman diliminde şiir yazarsınız?

Ben buna büyük keyifle ayin zamanları diyorum. Dilimlerine gelince, (İlham perilerini bekliyorum, demeyeceğim.) bunu önceden kestirebilmem mümkün değil. Diğer yandan, yazdığım zamanları genelleyecek olursam, güneşle doğru orantılı olmadığı da kesin.

* Şiirlerinizi nasıl denetlersiniz? Gramerden içeriğe, ses uyumundan baslığa kadar kendiniz mi yoksa bir başka kişi de size yardim eder mi? Onu ne kadar dikkate alırsınız?

Bittiğine inandığım şiirimi, bu konuda yetkin gördüğüm insanlara göstermekten çekinmiyorum, çünkü kimi zaman kendinize verdiğiniz onay doğru olmuyor. Böyle bir eylem de bulunuyorsam elbette gelecek her şeyi dikkate alıyorum, bu da şirin dinlenme sürecinde oluyor çoğunlukla. Şiirin adı ve şiirdeki duygu benden başka kimseyi ilgilendirmez yani
içerik konusunda olmasa da, özellikle gelen eleştiri biçimle ilgiliyse mesela ses aksaması, tekrar şiire dönüp didişmeye başlıyorum.

* Fetiş nesneleriniz nelerdir? Şiirlerinizde kullanmayı sevdiğiniz üç kelime ve bunların sizin için önemleri nelerdir?

Son üç aydır üzerinde çalıştığım ve adını “hiçbir gece masalları” koyduğum, düzyazı şiiri denilebilecek bir çalışmam var. Bu çalışmanın adından da anlaşılacağı gibi “hiç”, “gece” ve “masal” sözcükleri benim şiirimde de en çok kullandıklarım. Ayna, el ve boncuk ise nesnelerden vazgeçemediklerim. Şiirlerimde ve yazılarımda renklerden
–kirlenmişliğe aldırmadan- Mavi’yi, sayılardan da Bir’i eksik edemiyorum nedense...

Bunların benim için önemini açıklamaya kalkarsam, sanırım verdiğim tüm cevaplardan daha fazla alana ve benim bunları yazmak için, şimdiye kadar yazdıklarımda harcadığımdan daha çok zamana ihtiyacım olacak yani en iyisi cevaplamama hakkımı kullanmak.

İdeal bir okur sizin için ne anlama gelir? Onunla tanıştınız mi?

Günün yaklaşık oniki saatini iş yerinde geçirdiğimden bu sorunun ilk cevabı biraz da zamanla ilişkili. İdeal okurun zaman diye bir kaygısı olmamalı! Bu da zamanım yok bu yüzden okuyamıyorum’un kılıfı değil elbette.

Sonra okur sorgulamayı bilmeli. Nasıl şiir yazmak tavır işi dediysem bu anlamda okurun da tavrının olması lazım, doğru zamanlarda doğru sorular sormasını bilen okur, şair için de en iyi eleştirmen olacaktır.

Çevremdeki insanlarda ne yazık ki bunu göremiyorum, ideal olmak bir yana, okur sözcüğünü isminin önüne ekleyebileceğim çok az insan var ve neden sorusunun yapay bahaneleri de çoktan dillerine yapışmış durumda. Ben şimdiye kadar edebiyatın herhangi bir dalıyla uğraşmadığı halde dergileri takip eden biriyle tanışamadım maalesef.

* Son olarak: Şiir yazmayı bırakmaya karar verdiğinizde, sizi ne devam etmeniz için ikna etti?

Artık şiir yazmayacağım diye bir cümle kurmadım şimdiye kadar, ama zaman zaman uzaklaşıp soluklanmak istediğim oluyor. Ne var ki, bu soluk da tam şiirin içinde alınıyor. Yaşama vereceğim cevap ve yine ona soracağım sorular bu kadar kısa olamaz...

(ropörtajdaki soruları aptalca buldugumu itiraf ediyorum.herkim sorduysa)

 
erkanyar kullanıcısının resmi
 #

Fason

sökülüyor tenden puslu aryalar
pencereden kendini kovuyor kadın
yırtık söz seyyar sevişme

af tanrısı dilleniyor susku mengenesinde
-bir aralik bul; sığınayım!
(bilmemeli diyor kadın; hiç olmadım)

ne odanin pusulası ne sokağın sonu
işte her sey ağırdan yiten sızı
çözülsün tinin kaypak kimyası!

af tanrısı dilleniyor harf meclisinde
-bildiğim çok, anlatmam!
(zaman bul diyor kadın; hiç olmayan)a
-bir söz düştü ki tene aldırmam!

Aslı Serin

 
kötüadam kullanıcısının resmi
 #

bu benim .zip adlı şiir kitabı vardı . sonra gzip ve gzip.tar çıkacak. tavsiyemiz rar'dır. sıkıştırma açısından diyoruz yani.

bakalım net kitapta hakkında ne yazılmış bu kitabının

bu benim.zip, 1977 doğumlu şairin ilk kitabı. Riskli bir şiir yazıyor Aslı Serin. Malumatfuruşluk adına şiirden kovulan gündelik hayat, Aslı Serin şiirinin esas malzemesi. Gündelik hayatın birey üzerindeki etkileri, şairaneliğe prim vermeyen, rahat, akıcı bir dille anlatılıyor. bu benim.zip, şairin benliğini saran çevreyle diyaloglarını tuttuğu kayıtların adı mı? Olmayabilir de, ama bu kitaptaki şiirlerin, bireye "öteki"yle sorunlu temasını unutturmamanın kayıtları olduğu söylenebilir rahatlıkla... Aslı Serin'den kayıtsız kalınamayacak cesur bir ilk kitap...

 
kirikambar kullanıcısının resmi
 #

bakire kızlar manifestosu

ben senin bildiğin kızlardanım Kerem
alıcı gözle seyrederim kendimi vitrinlerde
ışığı kapatman yeter bozulmam kotla sevişebilirim
beni hep sev onlar da sevsin -göz çıkarmaz-
acıtırsa fermuarım yarın sevmeyebilirim

işte söyledim, nihayet söyledim, oh be söyledim
ben senin bildiğin kızlardanım sevgilim

karşıma çıkacağını mesela üç vakte kadar
ela olduğunu gözlerinin şöyle omuz genişçe
-nasıl da biliyor ölmeyesice-
doktor olsun mühendiz... öğretmenler aç
kızım gözlerini aç benim gibi olma kaç
mesela sensiz yaşayamam sevgilim

güzel ve nassı farklı olduğumu –diğerlerinden-
hayvan isimleri koy bana
–küçüktavşanımcicikuşum- günde üç defa
benden önce yoktun di mi sevgilim?

işte söyledim, nihayet söyledim, oh be söyledim
ben senin bildiğin kızlardanım sevgilim
bütün kızlar gibi aşka şiir
verebilirim...

 
susanadam kullanıcısının resmi
 #

kıskanılacak şiirler yazmıştır. adana sıcaktır aslı serin...

 
mustafa telefon kullanıcısının resmi
 #

yılmaz erdoğan'la aynı kitap kapağını paylaşan şairlerden biri.

 
susanadam kullanıcısının resmi
 #

bir siirinde disiliğini sakız gibi ağzında çiğnediğini görünce tırsmıştım. başka bir çağa girdik galiba... ya da oz hapishanesi bir mahkumunu burda unutmuş

 
sivilhayvan kullanıcısının resmi
 #

bknz: aslı var mıdır?

 
aslı serin kullanıcısının resmi
 #

korsan sözlükte kadın şairlerle ilgili başlıkların neden bunca popüler olduğunu size düşündürten ben değilim elbette. illa bi'şey düşünmek istiyorsanız konuyla ilgili, ki bence "bu" kadın şair filan pek de üzerinde düşünülesi şeyler değil- bu başlığı bunca popüler eden popülasyonun genel zihniyetine bakabilirsiniz. yapılan yorumların yarısından azının şiirle alakalı olması, diğerlerininse; bu bununla kankaymış, burda doğmuşmuş, şurda çalışıyormuş falanmışın dışına çıkmaması size ipuçları verecektir.

 
pall mall kullanıcısının resmi
 #

korsansözlükte kadın şairlerle ilgili başlıkların neden bunca popüler olduğunu düşündürten kadın şair.

 
hooker the kullanıcısının resmi
 #

"kadının adı yok" yargısını boşa çıkaran başlık. kadının adı aslıymış meğer. işin aslı kumandalar bizde tozlanıyor bu ara. 

 
iki_gozum kullanıcısının resmi
 #

şiiri daha en baştan insanı kavrayabilen, paramparça-bölük pörçük-hedefsiz olmayan, içindeki yaşanmışlığı okura akıtabilen şair...

 
nebulae kullanıcısının resmi
 #

Haydar Ergülen'in Adana'dan şair çıkmaz tezini ve kadın şair olmaz önyargısını yanlışlarcasına çıkmıştır kendisi. Dönemin başarılı şairleri arasında sayılabilir. İlk kitabın devamı gelecek mi diye beklemekteyiz.

 
güzel ne g kullanıcısının resmi
 #

aslı serin'i tanırım, çok terbiyeli kızdır, yapmaz öyle şeyler.

 
serkan_isi kullanıcısının resmi
 #

Aslı Serin ile 2003 yilinda bir soylesi yapmistik. Şiire herkes gibi konvansiyonel alanda başlamıştır. Zinhar'ı çıkardığımız süreç içinde birkaç görsel şiirini bize vermiş, bir tanesini de Heves'te yayınlamıştır. Özellikle "Sığınağa Gider" hakkında bir yazı da yazmışlığım vardır.

 
vehamet-i  kullanıcısının resmi
 #

bu benim.zip kitabının tanıtımı için, heves in reklama ayrılan sayfasında görünen şiir bölümü, bence gayet hoş...

günaydın demeyecek olmanın
eşofman paçalarına vurmuş rahatlığı
tekel bayilerinin iyi ki açıklığının huzuru
elektrik kesilse de telefon çalışır-bunu geç öğrendim
bunu geç öğrendim demeyi ve
pazarlıksız olduğunu Pazar'ların çok sonra
anlamanın mesela çok sonra
anlamış olmak dışında bi halta yaramadığını
zamanı geldiğinde bunu anlatırım

 
admin kullanıcısının resmi
 #

aslı serin ismen tanıdığım fakat cismen (şiir münasebetleri: poetik tanışıklık, birliktelik ayrılık vb bağlamıyla)tanımadığım bir şair varlığıdır.

 

ayşe teyze oto ara