beyoğlu deyince aklıma ne-ler gelir? inci'de profiterol yemek(masumiyet müzesi'nde kemal'in füsun'la orada profiterol yediğini biliyoruz),sonra meşhur fındıklı bitter çikolatasını tatmak, resim sergilerini gezmek, salaş kahvelerinde türk kahvesi içmek, kadınlar gününde çiçek pasajı'ndaki mekanların en üst katında bağıra çağıra yemek yiyip, göbek dansının son figürlerini izlemek(aşağıda olsak, kesin atarlar dışarı, hacı abdullah'ta yenilen kaçamak yemekler, incik boncuk satan mağazalardan saçma sapan takılar almak, kışın elleriniz yana yana kestane yemek, ara sıra sinema kaçamağı yapmak...
tüm zamanlar avrupasında
zoraki bir istanbul'un
kahpe tarihine düzdürdüğü ortanca çocuğu
beyoğlu
söndürülmüş bir yangın yeri
gibi küllerinden arınıp tek solukla bütünleşen
parçalanmış düş damarlarımda asılı duran zibidi bir enjektörün
ruh otopsisinde kendini gösteren;
ince hisseli serüveni
Ah Beyoğlu kibar Beyoğlu sana ne oldu sana ne oldu?
Parlak yıldızken nasıl da söndün
Eşşekten düşmüş karpuza döndün..
Devekuşu kaberenin Beyoğlu bölümünden bir şarkıdır.
ona bakınca çok yüz var. çok akış. çok çirkin. çok egzotik. çok bunalım. çok sessiz. çok gürültü. ona bakınca sevgilimden izler görürüm. ona bakınca. arka sokakta dadaist bir tanım.
değişen yüzüyle beraber osmanlı'dan kalan geleneğini sürdürmektedir. ancak bir fark var ki o da şudur. osmanlı döneminde beyoğlu gayri müslimlerin ve batı hayranlığı güdenlerin takıldığı bir mekandı,yani ki modernist bir yapısı vardı,öyle kolay kolay herkesi içine almaz ve bir anlamda dışlayıcı dıştalayıcıydı. şimdilerde ise daha post-modernist bir yüzü var, ne ararsan var,her kimlikten,kesimden insana rastlamak mümkün... mübarek mevlana gibi ne olursan ol gel diyor. mevlana demişken
(bkz. mevlana da bir post modernist miydi)
beyoğlu deyince aklıma ne-ler gelir? inci'de profiterol yemek(masumiyet müzesi'nde kemal'in füsun'la orada profiterol yediğini biliyoruz),sonra meşhur fındıklı bitter çikolatasını tatmak, resim sergilerini gezmek, salaş kahvelerinde türk kahvesi içmek, kadınlar gününde çiçek pasajı'ndaki mekanların en üst katında bağıra çağıra yemek yiyip, göbek dansının son figürlerini izlemek(aşağıda olsak, kesin atarlar dışarı, hacı abdullah'ta yenilen kaçamak yemekler, incik boncuk satan mağazalardan saçma sapan takılar almak, kışın elleriniz yana yana kestane yemek, ara sıra sinema kaçamağı yapmak...
tüm orospu çocukları'na...
tüm zamanlar avrupasında
zoraki bir istanbul'un
kahpe tarihine düzdürdüğü ortanca çocuğu
beyoğlu
söndürülmüş bir yangın yeri
gibi küllerinden arınıp tek solukla bütünleşen
parçalanmış düş damarlarımda asılı duran zibidi bir enjektörün
ruh otopsisinde kendini gösteren;
ince hisseli serüveni
nurhak kaya/ anarşistanbul şiirinden bir parça.
o pera
kalabalık bir nehir
geçmiş
bir kartpostal
boşluğa terk edilmiş
kıyısında
hayaletler
aylakça
zaman
öldürüyor
kalabalık. herkesi görebilirsiniz. geçen hüseyin hatemi yan masadaydı otelin kafesinde, selamlaştık.
rapsodisi'nde ahmet ümit tarafından ayrıntılı tasvirleri yapılmıştır beyoğlu'nun.aklımda kalmış fazlaca.
Ah Beyoğlu kibar Beyoğlu sana ne oldu sana ne oldu?
Parlak yıldızken nasıl da söndün
Eşşekten düşmüş karpuza döndün..
Devekuşu kaberenin Beyoğlu bölümünden bir şarkıdır.
ona bakınca çok yüz var. çok akış. çok çirkin. çok egzotik. çok bunalım. çok sessiz. çok gürültü. ona bakınca sevgilimden izler görürüm. ona bakınca. arka sokakta dadaist bir tanım.
istiklal caddesi ile meşhur yer. arka sokaklar filan. bohemya ve sanat. iyidir.
az sonra gidilecek yer.
-yer'in bundan haberi yok. güzel olan da bu olmalı. rastlantı duygusu. ah!!!
değişen yüzüyle beraber osmanlı'dan kalan geleneğini sürdürmektedir. ancak bir fark var ki o da şudur. osmanlı döneminde beyoğlu gayri müslimlerin ve batı hayranlığı güdenlerin takıldığı bir mekandı,yani ki modernist bir yapısı vardı,öyle kolay kolay herkesi içine almaz ve bir anlamda dışlayıcı dıştalayıcıydı. şimdilerde ise daha post-modernist bir yüzü var, ne ararsan var,her kimlikten,kesimden insana rastlamak mümkün... mübarek mevlana gibi ne olursan ol gel diyor. mevlana demişken
(bkz. mevlana da bir post modernist miydi)