chungking express

0
points

wong kar wai'nin kanımca en güzel filmi.

trojan's picture

yedincigemi forumunda

2
points

yedincigemi forumunda şöyle bir inceleme yazısı yazmış clentin isimli yazar, dayanamadım buraya alıyorum;

80’li yılların eşine bin yılda bir rastlanır her türlü alandaki benzersiz ruhu,zamane ritüelleri, müziği ve sinema duygusu nasıl birçok insan için hala anlamlı ise 90’lı yıllar dönemi de çocukluk yıllarıma denk gelen Hong Kong usulü aksiyon filmleri ve dövüş sanatları menşeli yapımlarda benim için unutulmazdır. Hong Kong sineması içerisinde bu alana sadece şöyle bir dokunup yine kendi sinemasal estetiğinden ve görselliğinden ödün vermeden çektiği ilk filmi As Tears Go By / Gözyaşları Aktıkça dışında Wong Kar Wai daima farklı bir yerde durmuştur. Her ne kadar 90’lı yıllar içinde hiçbir filmini izlememiş olsam da 2000’li yıllardan sonra özellikle o unutulmaz Aşk Zamanı filmiyle başlayan amansız Wong Kar-Wai sineması tutkunluğu yönetmenin önceki filmlerini izlememle gelişip iflah olmaz bir hayranlık noktasına ulaşmıştır. Ama bu filmler içerisinde yeri hiçbir şekilde doldurulmayacak bir film var ki illaki bu satırların yazarı tarafından er yada geç tanıtılacaktı.Tarantino’nun her izleyişinde ağlamasına ve bu yazının da yazılmasına sebebiyet veren filmden bahsedeceğiz. Wong Kar-Wai imzalı 1994 yapımı Chungking Express’ten. Tarantino filmi bir festivalde izleyip hayran kaldıktan sonra yapımcı şirketi Miramax ile anlaşıp Amerika'da gösterime girmesini sağlıyor.

“Her geçen gün, bir çok insanı silip bir kenara iteriz…hiçbir zaman görüşmeyeceğimiz” der ilk bölümdeki polis memuru. Bir şekilde kaderler kesişir, ortak acılar çekilir, teğet geçer hayatlar.Bu yüzden yönetmende filmin adını da farklı iki mekan adından birleştirmeyi seçmiş mesela. Chungking Express adı birbirinden tamamen bağımsız ama kimi zamanda birbirlerine dirsek temasında bulunan iki farklı hikayenin ilkine ev sahipliği yapan Chungking Mansion (çoğunluğu Hindu göçmenlerden oluşan 2.sınıf bir otelin adı) ve ikinci hikayedeki ana mekanı oluşturan Midnight Express’in (küçük bir fast-food dükkanı) Kar-Wai usulü bir araya gelmiş hali diyebiliriz filmin adı için. Kar Wai’nin genel olarak sineması içerisinde mekan kavramının özel yeri olduğunun filmin ismine de tezahür etmiş hali yada. Hong Kong’un Çin’e devredilmeden önceki yıllarında geçen filmin girişinde hızlı ve ani bir şekilde akan insan görüntüleri arasında her ülkeden insana rastlamak mümkün. Bunlara beyaz adamlar, çoğunluğu Hindistan ve Pakistan’lı göçmenlerden oluşan işçiler de dahil. Uyuşturucu ticareti yapan sarı peruklu ve gözlerinden çıkarmadığı gözlükleriyle esrarengiz bir kadında Hinduları kurye olarak kullanmaya çalışırken havaalanında dolandırılıyor. Bu kadınla tanışmamızı sağlayanda kendini 223 numaralı polis memuru diye tanıtan He Zhiwu (Takeshi Kaneshiro). Fena halde aşk acısı çeken, sevgilisi May’den yeni ayrılmış, bu ayrılığı gözyaşı dökmemek için her gün koşup bol miktarda sıvı tüketerek unutmaya çalışan, her gün son kullanma tarihi 1 Mayıs (1 “May”) olan ananaslardan yiyerek hem doğum gününü hem de sevgilisini hatırlatan bir dizi etkinlik düzenleyen melankolik bir karakter 223. Doğum gününü yalnız geçirmemek için yıllarca görmediği kız arkadaşlarını ve hatta ilkokuldaki sınıf arkadaşlarını bile arayacak kadar üstelik. Bir gecede yediği 30 kadar ananası sindirmek için bara giden He Zhiwu kapıdan ilk girecek bayana âşık olacağını söyler ve kapıdan sarı peruklu bayan girer. Bu karakterin vedası bile o kadar duygu yüklüdür ki belki de Tarantino’nun mendilleri ıslatmasına en çok bu kısım yardımcı olmuştur. ”Hatıralar kutulansaydı onların da son kullanma tarihi olur muydu? Eğer öyleyse asırlar boyu bozulmamalarını isterdim” diyerek terk eder ekranı He Zhiwu’nun dış sesi.

aşkın son kullanma tarihi var mıdır sahi?

Hiçbir yazı yada epizod belirmeden 60’ların ünlü gruplarından Mamas and Papas şarkısı California Dreamin parçası eşliğinde Midnight Express’te yüksek sesle bu parçayı dinleyen Faye ile -Çinli pop şarkıcısı Faye Wong- ile tanışıyoruz. Wong Kar-Wai’nin ilk filminden itibaren müzik kullanımında farklı bir yerde durduğu aşikar. Özellikle bir döneme damgasını vurmuş, bir jenerasyonun diline pelesenk olmuş birçok parçayı filmlerinde kullanmaktan kaçınmaz yönetmen. Bu kez sadece şarkıları da değil bir şarkıcıyı filmin ikinci hikayesinin merkezine oturtur. Filmin diğer karakterleri gibi Faye’de devamlı yapmaktan vazgeçemediği bir alışkanlığı tekrarlayıp durur. California Dreamin parçasını yüksek sesle ve defalarca dinleyerek California’ya gitme hayalleriyle geçirir vaktini. Tıpkı çalıştığı restorana her gün uğrayıp şef salatası isteyen 663 numaralı başka bir polis memuru -Wong Kar-Wai’nin de filmlerinde rol vermekten vazgeçemediği Tony Leung’un canlandırdığı karakter- gibi. 663 numaralı (filmde adı bu şekilde telafuz ediliyor) polis memuru da 223 numaralı memurla ortak bir acıdan muzdariptir. Evdeki oyuncağa neden üzgün olduğunu kendini bu kadar kaybetmemesini, elini yıkadığı sabuna yıkadıkça kilo verdiğini hatta bir keresinde evini su basmış bir şekilde görünce evinin sulugöz olduğunu söyletecek seviyeye getiren aşk acısından muzdariptir.

Belki de tüm Wong Kar-Wai filmlerindeki en melankolik en duygulu karakterlerini bir arada gördüğümüz bu filmde farklı mesai saatlerinde aynı bölgede çalışan iki polis memuru üzerinden ortak duygulardan dem vurur yönetmen. Tutkulu aşklar, farklı meşgaleler edinip unutulmaya çalışılsa da bir türlü unutulamayan, silinemeyen hatıralar, âşkın “en aşkın” halleri. Zeki Demirkubuz filmi Kader’in Bekir’ine bileklerini kestiren, elinde sigara söndürmesine yol açan o en arabesk duyguların Asya usulü belki de. Diğer tarafta en masum haliyle 663 numaralı polisin eski sevgilisi tarafından çalıştığı yere bırakılan anahtarı kapıp gizlice evine girip eşyaların yerini değiştiren, Cranberrries’in “Dreams” parçası eşliğinde (üstelik şarkının Kantonca versiyonunu da kendisi söylemekte) evde başka bir kadının saç telini bulduğunda kıskançlık çığlıkları atan, habersiz âşık Faye durmaktadır. Faye’in polis memurunda gönlü vardır ama karşısındaki unutamadığı aşkının peşindedir hâlâ ve durumun farkında bile değildir.

Filmin çekimlerini yine aynı yıl çektiği Ashes Of Time / Zamanın Külleri filminin kurgusunun uzaması üzerine geceleri senaryoyu yazıp gündüzleri çekim yaparak 23 günde tamamlayan Kar-Wai, Fransız Yeni Dalga sinemasını hatırlatan düz bir hikayeden ziyade belirli anlarda farklı karakterler üzerinden kurar anlatımını. Uzakdoğu sinemasına aşina olanların yakından tanıdığı Christopher Doyle’ın görüntü yönetmenliğinde aktüel kamera çekimleriyle gerçekleşen stilize görüntülerle karakterlerin her anını kutsuyor gibidir adeta. Özellikle Fransız yönetmen Jean-Luc Godard’a benzetilen Kar-Wai farklı bir sinema diliyle auteur kavramını sonuna kadar hak ediyor. Kendi sinemasından bolca referans aldığı karakter zenginliğiyle, müzik kullanımıyla, grafik dizaynı eğitiminin de etkisiyle her karesi yoğun estetik haz verir seyirciye. Videoklip estetiği tarzında tekrarlarla, ani-ağır çekimler ve yakın planlarla zaman kavramına dikkatleri çeker. Yönetmenin sinemasında zaman ve mekan özellikle önemlidir. Karakterler bir şekilde yaşadıkları mekanla duygusal bağ kurarlar. Bunlara çevrelerindeki herhangi bir nesnede dahil. Hong Kong’un büyük metropol olmasının verdiği karmaşa ve kargaşasının ve kültür çeşitliğinin Kar-Wai ve Doyle’ın elinde karakterler üzerinde yalnızlık, iletişimsizlikle vurgulanır. Yaşamı boyunca Batı dünyasından yoğun şekilde etkilendiğini dile getiren yönetmen bunu filmlerine de yansıtır. Yönetmene göre “Chungking Express’te (filmin orijinal Çince çevirisi “Chungking Ormanı” diye geçiyor) insanlar nasıl eğleneceklerini kentte nasıl yaşayacaklarını biliyorlar”.

Özellikle 2000 yapımı Aşk Zamanı sonrası büyük bir hayran kitlesine sahip olan Wong Kar-Wai’nin önceki filmlerinin ve genel olarak tüm sinemasının ruhunu anlamak için Chungking Express çok iyi bir örnek. Yalnız bir şekilde unutamayacağınız duygulara ve nedenini anlayamayacağınız gözyaşlarına gark olma ihtimalini de göz önünde bulundurmanız gerekiyor.

Chetin
Cinemascope- Mart

sivilhayvan's picture

kurgu yok aslında.

2
points

kurgu yok aslında. gerçekte değil. önemsiz gibi.

bir önemi yok yani.

(bkz. california dreamin)

mavi yelek mor düğme's picture

duygusallığı bi kenara

1
point

duygusallığı bi kenara bırakırsak, mizansen dersidir. hoş, wai onu da mizansenle yaratıyor zaten.

sakız's picture

- Ne kaldı elimizde? Şiir

2
points

- Ne kaldı elimizde? Şiir ve mizahtan başka yani...
- Müziği unutuyorsun ve bu şehrin bir sınırı var biliyorsun
- Nereye gitmek istiyorsun?
- Nereye gitmek istiyorsan..
- Hangi filmden hatırlıyorum ben bunu?
- Chungking Express?
- Hadi içelim.

Burak Acar'ın Millenium Party şiirinden..

sivilhayvan's picture

insanı vurmaz, o filmde

0
points

insanı vurmaz, o filmde insan vurulmuştur zati. insan nasıl ölür ve sürünürün ağıtıdır mı ne, neyse o.

admin's picture

wong kar wai'nin insanı

0
points

wong kar wai'nin insanı vuran filmidir.
evet kesinlikle sarsıcı.
aşk'ı değiştirmek için eşyaları da değiştirmeli insan.

admin's picture

sen gittiğinden beri ev

0
points

sen gittiğinden beri ev üzgün
imgesi.
doğrusu ben konserve kutularını sevdim filmde.
aşk 30 konserve kutusu ile ölçülüyor filmde.
konserve kutusu gibi son kullanma tarihi olduğunu söylüyor aşık.
maşuk meşk içinde olduğundan bihaber bu durumdan...
sarsıcı bir film.

Azize Pa Zılçöz's picture

Filmin can alıcı sahnesi

0
points

Filmin can alıcı sahnesi ciddi suratlı adamın, ki Wong'un favori elemanıdır kendisi, elinde bez su basan dairesini temizlemeye koyulmuşken, evin üzüntüsünden ağladığı çıkarımını dile getirdiği andır. ki o dili sevilesi yapar.

ifrat's picture

94 yapımı film iki

0
points

94 yapımı film iki bölümden oluşur. ilk bölümde muhtemelen gloria filmine bir gönderme olduğu söylenen sarı peruklu bir kadının bir dalaveraya kurban gitmesinin ardından film boyunca etrafta tuhaf kılığıyla dolanışını ve sonunda son kullanma tarihi gelmiş ananas konserveleri yemeyi seven ve aşk acısından ağlamamamak için vücudunda su kalmayana kadar koşu yapmak gibi çözümler bulmuş olan polis 223 ile karşılaşmasını izleriz, eh fena değildir. asıl şahane olan ikinci bölüm ise zaten şahanedir. üzerine pek söz etmeye gerek yok. izledikten sonra artık california dreaming chungking express demektir, dreams şarkısı her çaldığında da kendinizi polis 663'ün evinde gibi hissedersiniz.

admin's picture

trailer zımbırtısı.

0
points

trailer zımbırtısı. "merak ettim, sanırım seyredeceğim" filmidir.
[video:http://www.youtube.com/watch?v=sD4xUj77ujA]