beyinsel yada ruhsal bazı fonksiyonlarını yitirmiş insanlardan beklenen genel davranış kalıpları,davırları ve düşünleri dışında düşünen ve davranan kişilere verilen isim..
bastırılan,bağırması,oy kullanması,toplumla beraber yaşaması ... evlenmesi,miras y



(bkz. akıllı olup düyanın kahrını çekeceğime / deli olurum dünya benim kahrımı çeksin)
fazla salakça bir söz...
eurovision'da mor ve ötesinin "deli" şarkısı yarıfinalden finale yükseldi.
Sadece nakaratını ezberleyip bir süre çevremdeki herkesi delirttiğim Düzağaç şarkısı. Şarkının tamamını öğrenmem yahut susmam konusunda aldığım tehditleri söylemicem.
Bana kötü davranıp durma
Zaten iyi değilim
Beni anladığını da hiç sanmam
Kim bilir kaç taneyim
Ne seninle oluyor ne bensiz
Ne kendimle mutluyum ne de sensiz
Aklımla çözemedim bu işi
Deliye vurdum deliliğe vurdum kendimi
Anladım karasızım yaralarıma yarasız
Islığımı fısıldamıştım şişeye
Kıyıya çığlığım vurmuş
Dokunulmayalı çok olmuş ki
Kalbim kuş yuvası olmuş
Doluya koysam almıyor
Bu bardak hep yarım dolmuyor
Aklımla çözemedim bu işi
Deliye vurdum deliliğe vurdum kendimi
Anladım karasızım yaralarıma yarasız
Anlayan el sallasın bana merhaba der gibi
Beden gitmeye teşne hayat kal der gibi....( feridun düzağaç şarkısı)
mor ve ötesi deli
besteleriyle ürovizyona katılacakmış.
sözleri şöyle
Aranıyor sahibi ruhumun
Tam yerine mi düştüm
Direniyor faili tutkunun
Kızmış ve küçülmüş
Aranıyor sahibi ruhumun
Tam yerine mi düştüm
Direniyor direniyor direniyor
Beni büyütün, ağlatmayın
Sevginiz nerde övündüğünüz
Beni büyütün, ağlatmayın
Sahte düşlerle oyalamayın
Bir akıllı bir yarım deli
Dört yanım akıllı bir yanım deli
Herkes akıllı bir ben deli
Bir ben deli bir ben deli
Beni büyütün, ağlatmayın
Sevginiz nerde övündüğünüz
Beni büyütün, ağlatmayın
Sahte düşlerle oyalamayın
normal'a muhalefet...hayatla olan kan uyuşmazlığı...
mor ve ötesi'nin eurovision'a katılacağı şarkının adı(galiba)
"her köyün bir delisi olur " lafı ile " her yüz kişiden biri sizofreniden mustarip olur" mealli bilimsel laf arasında çük kadar bile fark yoktur.
eklemesem olmazdı: (bkz. bilginin arkeolojisi)
deliyim ben deliyim deliyim... deli şarkısını söylemeyen kişi... yalancı doktor...
orijinal gömlekleri vardır
Asırı sevme hali:)
Her köyün bi delisi, her apartmanın bir çatlağı, her sınıfın en az bir yaramazı vardır...
yahya'ya deli diye takılanların yanı sıra karşılarına alıp büyük adammış gibi konuşanlar da var. yahya, kırkını çokyan aşmış, ellinin eşiğinde, kır saçlı-kır sakallı biri.. sessizce bir köşede oturuyorken görseniz, geçim sıkıntısı çeken memur sanırsınız. oysa o herkeslere göre bir delidir.
yanlarına oturttuklarında yahya, onlar gibi davranmaya çalışır. büyük adamlar gibi.. büyük adamlar futbol konuşmaktadır.. o da yıllarca gözlemlediğine göre; bir futbolcunun adı geçince topluluktan biri kalkıp "o adam bir bok bilmiyor, takımdan gönderilmeli." diye, kızgın bir tavırla söylenir. yahya bunu uzun süren bir gözlemle öğrenmiş ve bu gün de tatbik edecekti. sözün bir yerinde, biri; "carlos" dedi.. yahya da kimsenin o malum tepkiyi vermediğini görünce, fırsatı yakalayıp atıldı; "carlos bir bok bilmiyor, takımı mahvetti, derhal gönderilmeli" dedi. herkes yahya'ya döndü. yahya mutluydu. yıllardır eşiğinde durup izlediği büyüklerin dünyasına girmeyi nihayet başarmıştı. bu mutlulukla en az üçgün huzurlu huzurlu gezebilirdi, eğer biri çıkıp;"kes sesini deli herif. sen ne bok bilirsin ki!" demeseydi...
deliye bal tatırmışlar, çarşıda katran bırakmamış
Bana hakaret etmeyin.
dünyaya kendi penceresinden kol bacak sarkıtan ve sallayan kişi
hem fucoya hem mazharosmana sırıtkan ve salçalı insanevladı
sarkastik feriştah
umumheladüzenidışıkişi
toplum dışı düşünen. ya da gerçekten nörolojik vakıa. meczup.
Erasmus'un Deliliğe Övgü'sü okunup deliliğe özenilebilir de. Bir ben beceremedim yahu şu delirme işini.