nası' bişey bu? sözlük önceki vaziyetteyken de yazmıştım, sevgilinizle, ananızla, babanızla kavgalıyken falan perinçek in sitesine girin, kahkaha atmazsanız ben de baskın oran hayranıyım...
ulusal kanal'da arada bir 'doğu nerede?' diye bir şiir dönüyor. iyi de azizler (sözümü geri alıyorum ne azizi yahu) bunu şimdi sormak oluyor mu yani? zamanında sorsaydınız ya 'doğu nereye koşuyor?' diye.. iyi koşucuydu.
bildiğin kaypak!bazen arınıyormuş bundan,öyle diyor yandaşları.yalnız hiç sağlam basmıyor yere.gerçi adam napsın,bulunduğu zemin kaypak!kısaca kendisi kaypak zeminin kaypak çiçeğidir.sistemin otudur,çöpüdür ve de bokudur.
perinçek hakkında çok atılıp tutuluyor ama ne yalan söyleyelim gerçek bir kemalist,bunun aksini iddia eden varsa gitsin kendine kumdan kale yapsın.adam bütün örgütlerin üst düzey yetkilileri ile görüşüp en derin bilgileri getirip değerlendirme ve detaylandırma yetkisine sahip tek adam ve devlet politikalarına çok ciddi katkısı bulunan bir zat?rüzgarın esişine göre çok ustaca dümen tutan bir kaptan.adamda yok yok tarihin 68 kuşağı ile başlayan politik fosilleşmiş dinazoru.
Hazmedilememiş incir çekirdeği fosseptikte hayat bulur,ağaç olur.Köklerinden gelen güçle gün gelir meyvaya durur.Binaaleyh dünki dünde siyasi piknik kurulur.
İhmal etmez gezer sağ kol tüm muhterem konukları.Evlat,yeğen,kardeş,bacanak akmalıdır olukları.Hem beleş hem meyva doludur,bakar incirin dorukları.Döker önceki mekandan topladığı korukları.
Toplar ve de ikram eder,baldır bunun diğer adı.Kökün uzandığı çukurda gizlidir belli ki tadı.
Bir kaç tanede kendi yer,niyetindedir şifanın.Şifresi olur çocuğuna vereceği DNA'nın.
Berinçektir sadık kalır,bugün ki günde bile özüne.Vitamini olan incirin beslendiği köküne.Koku salması ondandır döktüğü zaman içini.Derinlerde bulur ancak bunca hiçlikte,hiçini.
Ergenekon tutuklusu Perinçek, cezaevinde Ramazan boyunca 'Peygamberimizin Hayatı'nı seyretmiş. Diziden etkilenen Perinçek bir de yazı kaleme almış. İşte o yazı...
benim anlayamadığım, türkiye büyük ülke hakikaten. bu insanlara baktığımda ,yorumlarına kulak verdiğimde çapsızlıklarını açıkça görüyorum. nüfusu gittikçe artan büyük bir ülkenin sorunlarını çözebilecek kadro ve yetenekten yoksun insanlar hangi cesaretle bu işe soyunurlar anlamış değilim. bir kere konuşurken hala savaştaymışız, başbakan bu ülkenin evladı değil de düşmanımızmış gibi konuşuyorlardı. kanaltürk bıkmadan usanmadan son birkaç yıldır bu tip adamları yayına çıkarıyordu.yine batıyı örnekleyeceğiz ama gerçekten sorunları batıdaki gibi siyasi kamplaşma dışına taşısak doğu perinçek gibi tiplerin ne olup ne olmadığını daha iyi anlarız.
hakkında milliyet gazetesinde çıkan haber aşağıdadır.
Ergenekon soruşturması kapsamında, Ümraniye’de bir gecekonduda ele geçirilen el bombalarının sahibi olduğu iddiasıyla tutuklanan emekli Binbaşı Mehmet Zekeriya Öztürk’ün, Danıştay saldırısı sonrasındaki ifadesinde, önceki gün gözaltına alınan İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek hakkında çarpıcı iddialarda bulunduğu ortaya çıktı. Kendisinin bir dönem Perinçek’in danışmanlığını yaptığını anlatan Öztürk, “İşçi Partisi (İP) ve Perinçek, mevcut illegal örgüt orijinli altyapı kadrolarıyla bir eylem yaptırabilir, planlayabilir veya plan ve eyleme destek verebilir” dedi.
Danıştay saldırısının ardından İstanbul’da yakalanarak Ankara’ya getirilen ve 25 Mayıs 2006’da resmi ifade tutanağına imza atan Öztürk, Ulusal Kanal, Aydınlık Dergisi, İP çevresi ve Doğu Perinçek’le ilgili bildiklerinin sorulması üzerine şu iddialarda bulundu:
- Perinçek, son dönemlerde Atatürkçü Düşünce Derneklerinden beslenmiştir. Kamuoyu, Perinçek’in iyi bir istihbarat ve hatta askeri kanaldan beslendiğini düşünür. Oysa Perinçek daha çok Rusya ve Çin istihbaratıyla yakın bilgi alışverişi içerisinde olan gruplarca yönlendirilmektedir. Ayrıca, Alman ve İngiliz istihbaratlarıyla diyalogları vardır.
- Hiçbir zaman özeleştirisi doğrultusunda davranmayan Perinçek ve partisi, giderek artan bir ivme ile eski yapısına dönmeye başladı. En büyük koz olarak elinde tuttuğu ve savunduğu “Avrasyacılık” ise içini netleştiremediği risk dolu bir açılım olarak kaldı, başarısızlığa uğradı. Daha çok askeri kanada yakın görünmek için son dönemde TSK’nın stratejilerine benzer politikalar üretti ve söylemde bulundu.
- Perinçek ve grubunun özellikle 2003’ten itibaren TSK yanında yer almasının gerçek sebebi TSK’nın varlığını ve stratejilerini benimsemekten kaynaklanmıyordu. Perinçek ve grubu kendisi için TBMM’de birkaç sandalye arıyor, bu nedenle mevcut siyasi yapının dağılmasını, kurulacak yeni siyasi yapı içinde de kendilerine yer edinmek istiyorlardı.
- Parti içi yönetim aslında TSK’nın benimsemeyeceği bir yönde değişirken, bunu maskelemeyi iyi bilen parti yönetimi hâlâ askeri bir müdahaleyi beklemektedir. İP ve Perinçek, mevcut illegal örgüt orijinli altyapı kadrolarıyla bir eylem yaptırabilir, planlayabilir veya plan ve eyleme destek verebilir.
- Alparslan Arslan’ın (Danıştay saldırısı faili) siyasi görüşü, Perinçek’in son dönem politik açılımlarına ters düşmemektedir. Arslan ve benzeri şahısların profilleri ve eylemsel yapıları Perinçek için tercih sebebidir. Çünkü Perinçek, sıraladığımız istek ve amaçlarına ulaşmak için her yolu deneyebilecek bir yapıdadır.
Babası Sadık Perinçek Süleyman Demirel'in sağ koluydu.
Yani, Perinçek 'dün dündür bugün ise bugün' çizgisine sahip politik bir gelenekten gelmektedir.
Aydınlık'ın PKK ile ilişkisine de bu oportünizm hakim olmuştur.
1) Aydınlık hareketi, 1970'li yıllarda PKK ile mücadele etti. Bu uğurda Aydınlıkçılar canlarını verdiler.
2) 12 Eylül 1980'den sonra Aydınlık hareketi özeleştiri yaptı. PKK'ya yakınlaştı.
Bu yakınlık öylesine sıcak dialoglara döküldü ki, Aydınlıkçılar yayın organları 2000'e Doğru'da, 'gerillalar komutan kaçırdı' gibi propağanda kokan yalan haberler bile yaptılar.
Ödüllerini de aldılar: Öcalan başta Doğu Perinçek olmak üzere üç Aydınlıkcı'nın SHP listesinden TBMM'ye girmesini teklif etti.
Ancak Perinçek daha çok milletvekili istedi. Anlaşamadılar.
3) 1990 yılların ikinci yarısından sonra Aydınlık ile PKK arasında soğuk rüzgarlar esmeye başladı.
4) Son yıllarda Aydınlık, PKK'ya tıpkı 1970'li yıllarda olduğu gibi savaş açtı.
Şimdi gelelim meselenin Uğur Mumcu'yla ilişkisine: Uğur Mumcu öldürülmeden önce 'Öcalan-MİT' ilişkisini araştırıyordu. O dönemde Perinçek, Öcalan'a Bekaa'da kırmızı karanfil veriyordu.
Mumcu, Öcalan MİT ilişkisi konusunda Cumhuriyet'te bazı makaleler yazdı.
Mumcu'nun, Öcalan'la ilgili yazdıklarına en büyük tepki kimden geldi dersiniz; Doğu Perinçek'ten!
Yayın organı 2000'e Doğru dergisinde Mumcu'yu, CIA-MOSSAD ajanlığı ile itham etti. Perinçek'i bu kadar öfkelendiren neydi biliyor musunuz?
Mumcu'ya göre Öcalan Aydınlık'ın (o dönemdeki adı şafak'tı) bildirilerini dağıtırken, yakalanmış ve bu dönemde MİT tarafından 'devşirilmişti'.
Uzatmayalım, gelelim bugüne:
Doğu Perinçek ve Aydınlıkcılar, Mumcu'nun doğru yazdığını söylüyorlar. Aydınlık'ın son sayısında Uğur Mumcu'ya övgüler düzüyorlar!
Rahmetli Mumcu, Perinçek ile aynı çizgide buluşmaktan memnun mudur bilenmez.
Bilinen; Mumcu'nın yaşadığında, 'Öcalan'ın MİT ile ilişkisi neden Aydınlıkcıları rahatsız ediyor� sorusuna yanıt bulamadığıdır.
Sahi 1990'lı yılların başında Öcalan'ın istihbarat ilişkilerinden rahatsız olan Aydınlık bugün neden 'PKK'yı MİT kurdu' diye haber yapmaktadır.
Siz siz olun Perinçek'in ne dediğine değil, ne demediğine bakın!
PERİNÇEK'İN 2000'E DOĞRU DERGİSİNDEN BİRKAÇ BAŞLIK
2000'e Doğru Dergisi PKK'nın yayın organı mıydı?
Öyle olmadığını söyleyeceksiniz.
Peki neden PKK'nın 'psikolojik harp merkezi' gibi çalıştınız?
Sadece soruyoruz: 2000'e Doğru Dergisi'nde bu haberleri neden yaptınız?
-Türk askerleri Cudi de kimyasal silah kullanıyor (23.Temmuz 1989)
-PKK ordulaşıyor: Doktor Baran, komando taburuna meydan okuyor: �Gelin buradayız� diyor. Karakol komutanı erzaklarını PKK ile paylaşıyor.(6 Ağustos 1989)
-Dağlarda Gerilla barınmayasın diye Ordu, orman yakıyor (3 Eylül 1989)
-Öldürülen PKK gerillaları efsaneleşiyor, kimse öldüklerine inanmıyor. ( 24 Eylül 1989)
-PKK kamp komutanları anlatıyor: Hedefimiz çocuklar değil (3 Aralık 1989)
-Nusaybin'de Kürt intifadası ( 18 Mart 1990)
-Gerillalar Onbaşı'yı dağa kaldırdı (1 Nisan 1990)
-Hakkari'nin küçük generalleri ( 21 Mayıs 1990)
Bu haberlerin yanı sıra 2000'e Doğru'da, Abdullah Öcalan tıpkı Atatürk'ün Kocatepe'deki fotoğrafına benzetilerek dağda çekilmiş fotoğrafına yer verildi.(22 Ekim 1989)
Ayrıca bugün medyanın gündeminde olan PKK'lı Yücel Halis cezaevinde olduğu 1991 yılında, 2000'e Doğru aracılığıyla dağdaki teröristlere mesajlar gönderdi. ( 1 Eylül 1991)
Uzatmayalım bu durum 20 Ekim 1991 seçimleri öncesine kadar devam etti.
Dergi o dönem Kürtlerin partisi HEP ile ittifak yapabilmek için kolları sıvadı ve haber yapmaya başladı:
uyarlanma piri
her devrin adamı
hafızasız insan cinsinden
bir rivayete göre 80'de cezaevinde milleti cesaretlendirmiş, arkideşler böyle hiçbir tepki koymuyarak olmaz bu cezaevi şartlarını protesto etmek gerek bedel ödemek gerek açlık grevi yapalım, demiş. grev başlamış 3-5 -10 gün geçmiş herkeste bir dışkılamadan kusmalar bir baş dönmeler falan perinçekte bişey yok. millet şaşırmış, ne güçlü irade bedenine söz geçiriyor adam, demişler düşünmüşler.
günler sonra birisi bir gece bir kart kurt sesi farketmiş. sese yürümüş battaniyenin altından bir kısık zırıltı, meraketmiş ve açmış, ne görsün
perinçek duruma uyanıp gelen arkideşlerine titreyen bir ses tonuyla şöyle ünlemiş;
arkideşler, lütfen, türkiye devriminin bana ihtiyacı var. nokta.
işte böyle bir ruh hali. adam hakkaten inanıyor.varlığının hakikat için gerek ve yeter şart olduğuna, cennete uyanmamız için kendisinin elzem olduğuna, ben olmasam siz bir bok değilsiniz fikrine hakkaten inanıyor. e, şimdi bisküvileri gece gizlice farelenip yemesinde ne yapsın.
bu hali bir de yalçın küçükve abdullah öcalan'da görebiliriz. ne diyelim abi adamlar haklı. çünkü hakikat onlara muhtaç onların varlıklarına
bulaşmadığı bir ben kaldım galiba. biri haber verse " ya abi korsan sözlükte seni afiş etmişler asıp asıp duruyorlar" dese vay halimize direk bürükselde sempozyum düzenler bizim için. sonra tsk görev başına der.
ya ko götüne rahvan gitsin.
abdullah öcalan'ın gül uzattığı adam:

eski'den apo ile kolkola idi.
ulusal kanal'da arada bir 'doğu nerede?' diye bir şiir dönüyor. iyi de azizler (sözümü geri alıyorum ne azizi yahu) bunu şimdi sormak oluyor mu yani? zamanında sorsaydınız ya 'doğu nereye koşuyor?' diye.. iyi koşucuydu.
hapisten şartlı salıverilsin, ekonomiden sorunlu bakanlığa getirilsin. başarısız olunduğunda yüce divanaaaa:))
(bkz. ayinesi istir kisinin lafa bakilmaz)
Derin devletin sığ komünisti.Ne ayak olduğu belli değil.
bildiğin kaypak!bazen arınıyormuş bundan,öyle diyor yandaşları.yalnız hiç sağlam basmıyor yere.gerçi adam napsın,bulunduğu zemin kaypak!kısaca kendisi kaypak zeminin kaypak çiçeğidir.sistemin otudur,çöpüdür ve de bokudur.
nasyonal soslalist yakıştırmasını en hak eden kişidir kendisi. hitler gelsin su döksün eline, koçumun.
perinçek hakkında çok atılıp tutuluyor ama ne yalan söyleyelim gerçek bir kemalist,bunun aksini iddia eden varsa gitsin kendine kumdan kale yapsın.adam bütün örgütlerin üst düzey yetkilileri ile görüşüp en derin bilgileri getirip değerlendirme ve detaylandırma yetkisine sahip tek adam ve devlet politikalarına çok ciddi katkısı bulunan bir zat?rüzgarın esişine göre çok ustaca dümen tutan bir kaptan.adamda yok yok tarihin 68 kuşağı ile başlayan politik fosilleşmiş dinazoru.
Hazmedilememiş incir çekirdeği fosseptikte hayat bulur,ağaç olur.Köklerinden gelen güçle gün gelir meyvaya durur.Binaaleyh dünki dünde siyasi piknik kurulur.
İhmal etmez gezer sağ kol tüm muhterem konukları.Evlat,yeğen,kardeş,bacanak akmalıdır olukları.Hem beleş hem meyva doludur,bakar incirin dorukları.Döker önceki mekandan topladığı korukları.
Toplar ve de ikram eder,baldır bunun diğer adı.Kökün uzandığı çukurda gizlidir belli ki tadı.
Bir kaç tanede kendi yer,niyetindedir şifanın.Şifresi olur çocuğuna vereceği DNA'nın.
Berinçektir sadık kalır,bugün ki günde bile özüne.Vitamini olan incirin beslendiği köküne.Koku salması ondandır döktüğü zaman içini.Derinlerde bulur ancak bunca hiçlikte,hiçini.
cumhuriyetin kuruluşunda kalmış, dondurmuş zamanı. tahminen statükocu zihniyet gericiliğe daha yatkın olabiliyor. yakında intihar komandosu olabilir.
Perinçek cezaevinde hidayete ermiş...!
Ergenekon tutuklusu Perinçek, cezaevinde Ramazan boyunca 'Peygamberimizin Hayatı'nı seyretmiş. Diziden etkilenen Perinçek bir de yazı kaleme almış. İşte o yazı...
işte burada
ideolojik tutumu sürekli ve problemli bir değişim icerisinde.
nerden nereye
ben yönetenlerin yerinde olsam bunlara iş veririm. ver bu adamlara bir proje, termin planını da yap. bakalım hakkından gelebiliyorlar mı:)
benim anlayamadığım, türkiye büyük ülke hakikaten. bu insanlara baktığımda ,yorumlarına kulak verdiğimde çapsızlıklarını açıkça görüyorum. nüfusu gittikçe artan büyük bir ülkenin sorunlarını çözebilecek kadro ve yetenekten yoksun insanlar hangi cesaretle bu işe soyunurlar anlamış değilim. bir kere konuşurken hala savaştaymışız, başbakan bu ülkenin evladı değil de düşmanımızmış gibi konuşuyorlardı. kanaltürk bıkmadan usanmadan son birkaç yıldır bu tip adamları yayına çıkarıyordu.yine batıyı örnekleyeceğiz ama gerçekten sorunları batıdaki gibi siyasi kamplaşma dışına taşısak doğu perinçek gibi tiplerin ne olup ne olmadığını daha iyi anlarız.
hakkında milliyet gazetesinde çıkan haber aşağıdadır.
Ergenekon soruşturması kapsamında, Ümraniye’de bir gecekonduda ele geçirilen el bombalarının sahibi olduğu iddiasıyla tutuklanan emekli Binbaşı Mehmet Zekeriya Öztürk’ün, Danıştay saldırısı sonrasındaki ifadesinde, önceki gün gözaltına alınan İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek hakkında çarpıcı iddialarda bulunduğu ortaya çıktı. Kendisinin bir dönem Perinçek’in danışmanlığını yaptığını anlatan Öztürk, “İşçi Partisi (İP) ve Perinçek, mevcut illegal örgüt orijinli altyapı kadrolarıyla bir eylem yaptırabilir, planlayabilir veya plan ve eyleme destek verebilir” dedi.
Danıştay saldırısının ardından İstanbul’da yakalanarak Ankara’ya getirilen ve 25 Mayıs 2006’da resmi ifade tutanağına imza atan Öztürk, Ulusal Kanal, Aydınlık Dergisi, İP çevresi ve Doğu Perinçek’le ilgili bildiklerinin sorulması üzerine şu iddialarda bulundu:
- Perinçek, son dönemlerde Atatürkçü Düşünce Derneklerinden beslenmiştir. Kamuoyu, Perinçek’in iyi bir istihbarat ve hatta askeri kanaldan beslendiğini düşünür. Oysa Perinçek daha çok Rusya ve Çin istihbaratıyla yakın bilgi alışverişi içerisinde olan gruplarca yönlendirilmektedir. Ayrıca, Alman ve İngiliz istihbaratlarıyla diyalogları vardır.
- Hiçbir zaman özeleştirisi doğrultusunda davranmayan Perinçek ve partisi, giderek artan bir ivme ile eski yapısına dönmeye başladı. En büyük koz olarak elinde tuttuğu ve savunduğu “Avrasyacılık” ise içini netleştiremediği risk dolu bir açılım olarak kaldı, başarısızlığa uğradı. Daha çok askeri kanada yakın görünmek için son dönemde TSK’nın stratejilerine benzer politikalar üretti ve söylemde bulundu.
- Perinçek ve grubunun özellikle 2003’ten itibaren TSK yanında yer almasının gerçek sebebi TSK’nın varlığını ve stratejilerini benimsemekten kaynaklanmıyordu. Perinçek ve grubu kendisi için TBMM’de birkaç sandalye arıyor, bu nedenle mevcut siyasi yapının dağılmasını, kurulacak yeni siyasi yapı içinde de kendilerine yer edinmek istiyorlardı.
- Parti içi yönetim aslında TSK’nın benimsemeyeceği bir yönde değişirken, bunu maskelemeyi iyi bilen parti yönetimi hâlâ askeri bir müdahaleyi beklemektedir. İP ve Perinçek, mevcut illegal örgüt orijinli altyapı kadrolarıyla bir eylem yaptırabilir, planlayabilir veya plan ve eyleme destek verebilir.
- Alparslan Arslan’ın (Danıştay saldırısı faili) siyasi görüşü, Perinçek’in son dönem politik açılımlarına ters düşmemektedir. Arslan ve benzeri şahısların profilleri ve eylemsel yapıları Perinçek için tercih sebebidir. Çünkü Perinçek, sıraladığımız istek ve amaçlarına ulaşmak için her yolu deneyebilecek bir yapıdadır.
DOĞU PERİNÇEK ASLINDA KİMDİR?
Doğu Perinçek gençliğinde sağcıydı.
Babası Sadık Perinçek Süleyman Demirel'in sağ koluydu.
Yani, Perinçek 'dün dündür bugün ise bugün' çizgisine sahip politik bir gelenekten gelmektedir.
Aydınlık'ın PKK ile ilişkisine de bu oportünizm hakim olmuştur.
1) Aydınlık hareketi, 1970'li yıllarda PKK ile mücadele etti. Bu uğurda Aydınlıkçılar canlarını verdiler.
2) 12 Eylül 1980'den sonra Aydınlık hareketi özeleştiri yaptı. PKK'ya yakınlaştı.
Bu yakınlık öylesine sıcak dialoglara döküldü ki, Aydınlıkçılar yayın organları 2000'e Doğru'da, 'gerillalar komutan kaçırdı' gibi propağanda kokan yalan haberler bile yaptılar.
Ödüllerini de aldılar: Öcalan başta Doğu Perinçek olmak üzere üç Aydınlıkcı'nın SHP listesinden TBMM'ye girmesini teklif etti.
Ancak Perinçek daha çok milletvekili istedi. Anlaşamadılar.
3) 1990 yılların ikinci yarısından sonra Aydınlık ile PKK arasında soğuk rüzgarlar esmeye başladı.
4) Son yıllarda Aydınlık, PKK'ya tıpkı 1970'li yıllarda olduğu gibi savaş açtı.
Şimdi gelelim meselenin Uğur Mumcu'yla ilişkisine: Uğur Mumcu öldürülmeden önce 'Öcalan-MİT' ilişkisini araştırıyordu. O dönemde Perinçek, Öcalan'a Bekaa'da kırmızı karanfil veriyordu.
Mumcu, Öcalan MİT ilişkisi konusunda Cumhuriyet'te bazı makaleler yazdı.
Mumcu'nun, Öcalan'la ilgili yazdıklarına en büyük tepki kimden geldi dersiniz; Doğu Perinçek'ten!
Yayın organı 2000'e Doğru dergisinde Mumcu'yu, CIA-MOSSAD ajanlığı ile itham etti. Perinçek'i bu kadar öfkelendiren neydi biliyor musunuz?
Mumcu'ya göre Öcalan Aydınlık'ın (o dönemdeki adı şafak'tı) bildirilerini dağıtırken, yakalanmış ve bu dönemde MİT tarafından 'devşirilmişti'.
Uzatmayalım, gelelim bugüne:
Doğu Perinçek ve Aydınlıkcılar, Mumcu'nun doğru yazdığını söylüyorlar. Aydınlık'ın son sayısında Uğur Mumcu'ya övgüler düzüyorlar!
Rahmetli Mumcu, Perinçek ile aynı çizgide buluşmaktan memnun mudur bilenmez.
Bilinen; Mumcu'nın yaşadığında, 'Öcalan'ın MİT ile ilişkisi neden Aydınlıkcıları rahatsız ediyor� sorusuna yanıt bulamadığıdır.
Sahi 1990'lı yılların başında Öcalan'ın istihbarat ilişkilerinden rahatsız olan Aydınlık bugün neden 'PKK'yı MİT kurdu' diye haber yapmaktadır.
Siz siz olun Perinçek'in ne dediğine değil, ne demediğine bakın!
PERİNÇEK'İN 2000'E DOĞRU DERGİSİNDEN BİRKAÇ BAŞLIK
2000'e Doğru Dergisi PKK'nın yayın organı mıydı?
Öyle olmadığını söyleyeceksiniz.
Peki neden PKK'nın 'psikolojik harp merkezi' gibi çalıştınız?
Sadece soruyoruz: 2000'e Doğru Dergisi'nde bu haberleri neden yaptınız?
-Türk askerleri Cudi de kimyasal silah kullanıyor (23.Temmuz 1989)
-PKK ordulaşıyor: Doktor Baran, komando taburuna meydan okuyor: �Gelin buradayız� diyor. Karakol komutanı erzaklarını PKK ile paylaşıyor.(6 Ağustos 1989)
-Dağlarda Gerilla barınmayasın diye Ordu, orman yakıyor (3 Eylül 1989)
-Öldürülen PKK gerillaları efsaneleşiyor, kimse öldüklerine inanmıyor. ( 24 Eylül 1989)
-PKK kamp komutanları anlatıyor: Hedefimiz çocuklar değil (3 Aralık 1989)
-Nusaybin'de Kürt intifadası ( 18 Mart 1990)
-Gerillalar Onbaşı'yı dağa kaldırdı (1 Nisan 1990)
-Hakkari'nin küçük generalleri ( 21 Mayıs 1990)
Bu haberlerin yanı sıra 2000'e Doğru'da, Abdullah Öcalan tıpkı Atatürk'ün Kocatepe'deki fotoğrafına benzetilerek dağda çekilmiş fotoğrafına yer verildi.(22 Ekim 1989)
Ayrıca bugün medyanın gündeminde olan PKK'lı Yücel Halis cezaevinde olduğu 1991 yılında, 2000'e Doğru aracılığıyla dağdaki teröristlere mesajlar gönderdi. ( 1 Eylül 1991)
Uzatmayalım bu durum 20 Ekim 1991 seçimleri öncesine kadar devam etti.
Dergi o dönem Kürtlerin partisi HEP ile ittifak yapabilmek için kolları sıvadı ve haber yapmaya başladı:
-Taban birlik istiyor (25 Ağustos 1991) vs.
Soner Yalçın
http://www.cafesiyaset.com/haber/20080322/Dogu-Perincek-aslinda-kimdir.php
hala çözemedim bu adamı.
milleti yargıya şikayet ediyordu, şimdi yargıya düştü. işi iş vallah. muradına erdin perinçek. ip'le olmazsa bu işler, yargıyla halledin artık. tavşan tazıyı yakaladı:)
traş adam. adam mı acaba?
"cehennem insan haklarına aykırı" sözünün sahibi.
hafzalası çürümüş bir geyik.
uyarlanma piri
her devrin adamı
hafızasız insan cinsinden
bir rivayete göre 80'de cezaevinde milleti cesaretlendirmiş, arkideşler böyle hiçbir tepki koymuyarak olmaz bu cezaevi şartlarını protesto etmek gerek bedel ödemek gerek açlık grevi yapalım, demiş. grev başlamış 3-5 -10 gün geçmiş herkeste bir dışkılamadan kusmalar bir baş dönmeler falan perinçekte bişey yok. millet şaşırmış, ne güçlü irade bedenine söz geçiriyor adam, demişler düşünmüşler.
günler sonra birisi bir gece bir kart kurt sesi farketmiş. sese yürümüş battaniyenin altından bir kısık zırıltı, meraketmiş ve açmış, ne görsün
perinçek duruma uyanıp gelen arkideşlerine titreyen bir ses tonuyla şöyle ünlemiş;
arkideşler, lütfen, türkiye devriminin bana ihtiyacı var. nokta.
işte böyle bir ruh hali. adam hakkaten inanıyor.varlığının hakikat için gerek ve yeter şart olduğuna, cennete uyanmamız için kendisinin elzem olduğuna, ben olmasam siz bir bok değilsiniz fikrine hakkaten inanıyor. e, şimdi bisküvileri gece gizlice farelenip yemesinde ne yapsın.
bu hali bir de yalçın küçükve abdullah öcalan'da görebiliriz. ne diyelim abi adamlar haklı. çünkü hakikat onlara muhtaç onların varlıklarına
ne gereği vardı evrim geçirmenin.
tereci oğlan.
ayağının birini sürüye sürüye gezen mehmet ve bora adında iyi gün görmüş 2 oğlu olan ulusal kanalın hamişi.
anlayamadım, anlayamıyorum, anlayamayacağım dediklerimden...
bulaşmadığı bir ben kaldım galiba. biri haber verse " ya abi korsan sözlükte seni afiş etmişler asıp asıp duruyorlar" dese vay halimize direk bürükselde sempozyum düzenler bizim için. sonra tsk görev başına der.
007 ulusal kanal
ajan. neo-matrixçi şiirin düşmanı. gizli görevde.