trakya dolaylarında söylenenlerde balkan etkisi var iken ege türkülerinde yunan motifleri göze çarpar. ee tabi karadeniz müziği kafkaslarla işbirliği halindedir.
dolayısı ile şunu diyebiliriz, fark vardır, gerek tını farkı gerek içerik farkı... ama hepsinde temel bir şey var. düğün ve yas olgusu. ya ağıttır türkü ya sevinç...
öylesine söylenmiş türkü görmek hayli güç
değil mi suzan suzi
değil mi zeynebim
değil mi hey gidi karadeniz...
Doğu,Güneydoğu türkülerini dinlemek kesinlikle tercihimdir.
Karadeniz,Trakya,İç anadolu,Ege ,hangi bölgeye ait olduğu önemli değil türkülerin kaynağı halktır.Dolayısıyla 'kötü türkü'yoktur.Özellikle Ege yöresi Efe türkülerini de Doğu ve Güneydoğu türküleri kadar güzeldir.
Efe türküsü :İzmir'in kavakları-Eşkiya Dünyaya Hükümdar olmaz-Hey Gidinin Efesi... Efesi Efelerin Efesi..
Karadeniz yöresi : hey gidi karadeniz,doldu da taşamadı,etmeyelim sevdalık edenler yaşamadı/Kazım Koyuncu/
Rumeli türküsü :Ben bir göçmen kızı gördüm tuna boyunda,elinde Bir Besli Kuzu Hem Kucağında...
ne alaka denilecek başlıktır. elbette farklılardır ancak bu yalnız bir bölgeden olanlarının mı türkü sayılmasını gerektirir aptal sözlü birkaç türküyü öne sürerek. çok da hoş karadeniz türküleri vardır. özellikle de kazım koyuncu nun yorumladıkları. acı her yerde vardır her yerde dile getirilişi saygıyla karşılanmalıdır.
türkü kelimesinin kaynağı üzerine yapılan bir çok akademik araştırmada ibre türkü kelimesinin türk kelimesine arapça ilgi eki olan ve "y" harfi ile gösterilen i'nin eklenmesiyle oluştuğundan yanadır. Adana yöresine ait bir Türkü bugün bir başka yöreye ait olarak da okunabilmekte, o yöreye ait olduğu düşünülebilmektedir.bölgelere göre farklılık göstermekle birlikte her yöreye ait türküler mevcuttur ve birbirinden ayırılmaksızın söylenmektedir.türküler öylesine bu topluma mal olmuştur ki üzerinden ayrımcılık yapmanın en zor olduğu ve aslında manasız olduğu zenginliğimizdir.
Mr. Grey (yazar silindi) - Paz, 16/09/2007 - 15:46#
Şahsım olarak eğer devrimciler memleketi devirip iktidarıda bana teslim ederlerse anayasanın değişmez üç hükmü içerisine dördüncü hüküm olarak doğu ve güneydoğu anadolu bölgeleri haricinde hiçbir yöreden türkü alınmaması, çalınmaması ve söylenmemesini koyacağım.
tahmin ediyorum bu şekilde memlekete yapılabilecek en büyük hizmeti gerçekleştirmiş olacağım.
bkz:hizmet
coğrafi olarak farklı bölgeler olduğu için, diye ilkel bir cevap verilecek bir soru. bu bölgeler , aynı ülkenin sınırları içinde yer aldıkları ve bu ülke sınırlarında kendi rızasıyla yaşayan halka türk halkı, bu halkın hikayelerini anlatan şarkılarına da, yine dilin, yaşanan coğrafyaya göre şekillenmiş bir şey olmasından kaynaklı önce 'türki' ve zamanla değişerek 'türkü' dendiği için bu türkülerin farkı yalnızca, bu yörelerde yaşayan insanların gayet basitçe, başlarından farklı hikayeler geçmiş olmasıdır.
(bkz. ege türküleri)
(bkz. karadeniz türküleri)
(bkz. trakya türküleri)
(bkz. doğu türküleri)
(bkz. iç anadolu türküleri)
güneydoğu ile istanbul arasındaki fark kadardır.
karadeniz türküleri daha fazla insanin icine isler.
(belki de kan cekiyor)
trakya dolaylarında söylenenlerde balkan etkisi var iken ege türkülerinde yunan motifleri göze çarpar. ee tabi karadeniz müziği kafkaslarla işbirliği halindedir.
dolayısı ile şunu diyebiliriz, fark vardır, gerek tını farkı gerek içerik farkı... ama hepsinde temel bir şey var. düğün ve yas olgusu. ya ağıttır türkü ya sevinç...
öylesine söylenmiş türkü görmek hayli güç
değil mi suzan suzi
değil mi zeynebim
değil mi hey gidi karadeniz...
hepsi anadoludur filan.
birinde tuna dır acının adı, güler geçer , diğerinde karadeniz derinini gizler hep. ortak nokta ezgideki sudur... ege daha çok kendine efe.
bu türkülerdeki insani duyarlılık ne oldu allah aşkına. neden ismail türüt gibilere yerlerini bıraktı o içli insanlar. yoksa hiç olmadılar mı?
birleştikleri nokta denizdir.
onlara da garbi deriz olur biter.
şarki oluyor da di mi.
"çünkü farklı milletlerdir" diye cevaplandırılabilecek soru.
çünkü iç anadolu türkülerine benzemezler. bu kadar basit...
Doğu,Güneydoğu türkülerini dinlemek kesinlikle tercihimdir.
Karadeniz,Trakya,İç anadolu,Ege ,hangi bölgeye ait olduğu önemli değil türkülerin kaynağı halktır.Dolayısıyla 'kötü türkü'yoktur.Özellikle Ege yöresi Efe türkülerini de Doğu ve Güneydoğu türküleri kadar güzeldir.
Efe türküsü :İzmir'in kavakları-Eşkiya Dünyaya Hükümdar olmaz-Hey Gidinin Efesi... Efesi Efelerin Efesi..
Karadeniz yöresi : hey gidi karadeniz,doldu da taşamadı,etmeyelim sevdalık edenler yaşamadı/Kazım Koyuncu/
Rumeli türküsü :Ben bir göçmen kızı gördüm tuna boyunda,elinde Bir Besli Kuzu Hem Kucağında...
entarisi ala benziyor
seftalisi bala benziyor
benim yarim, sana benziyor
olamaz ne care, o nisanlidir
kaytan biyikli delikanlidir
seker gibisin vay vay, kaymakli misin vay (rembetikomsu istanbullu rumeli turkusu)
Çaktım çaktım yanmadı
Yosmanın kızı
Sözlerime kanmadı
Haydi yallah
Şu mehlede yangın var
Yosmanın kızı
İçimizde baygın var
ege yöresi
başı pare pare dumanlı dağlar
duman eğlenir mi kar olmayınca
ortaanadolu sivas olabilir
şu yalan dünyaya geldim giderim, gönül senden özge yar bulamadım -- SİVAS
gidiyom, gidemiyom, az doldur içemiyom -- ZONGULDAK
örnekleri çoğaltalım...
hadi karadenizin bir kısmını alalım. ki o türküler de zati kıyıdan değil de anadoluya yakın yerleden çıkmıştır.
ne alaka denilecek başlıktır. elbette farklılardır ancak bu yalnız bir bölgeden olanlarının mı türkü sayılmasını gerektirir aptal sözlü birkaç türküyü öne sürerek. çok da hoş karadeniz türküleri vardır. özellikle de kazım koyuncu nun yorumladıkları. acı her yerde vardır her yerde dile getirilişi saygıyla karşılanmalıdır.
türkü kelimesinin kaynağı üzerine yapılan bir çok akademik araştırmada ibre türkü kelimesinin türk kelimesine arapça ilgi eki olan ve "y" harfi ile gösterilen i'nin eklenmesiyle oluştuğundan yanadır. Adana yöresine ait bir Türkü bugün bir başka yöreye ait olarak da okunabilmekte, o yöreye ait olduğu düşünülebilmektedir.bölgelere göre farklılık göstermekle birlikte her yöreye ait türküler mevcuttur ve birbirinden ayırılmaksızın söylenmektedir.türküler öylesine bu topluma mal olmuştur ki üzerinden ayrımcılık yapmanın en zor olduğu ve aslında manasız olduğu zenginliğimizdir.
bir de orta anadolu ve iç akdeniz var tabii, doğu ve güney doğu dışında, iyi türküleri olan...
Şahsım olarak eğer devrimciler memleketi devirip iktidarıda bana teslim ederlerse anayasanın değişmez üç hükmü içerisine dördüncü hüküm olarak doğu ve güneydoğu anadolu bölgeleri haricinde hiçbir yöreden türkü alınmaması, çalınmaması ve söylenmemesini koyacağım.
tahmin ediyorum bu şekilde memlekete yapılabilecek en büyük hizmeti gerçekleştirmiş olacağım.
bkz:hizmet
bir yanda gaydiri guppak cemilem
bir yanda yine ben sarayım yarelerimi.
kanat'ın da dediği gibi karmaşa.
coğrafi olarak farklı bölgeler olduğu için, diye ilkel bir cevap verilecek bir soru. bu bölgeler , aynı ülkenin sınırları içinde yer aldıkları ve bu ülke sınırlarında kendi rızasıyla yaşayan halka türk halkı, bu halkın hikayelerini anlatan şarkılarına da, yine dilin, yaşanan coğrafyaya göre şekillenmiş bir şey olmasından kaynaklı önce 'türki' ve zamanla değişerek 'türkü' dendiği için bu türkülerin farkı yalnızca, bu yörelerde yaşayan insanların gayet basitçe, başlarından farklı hikayeler geçmiş olmasıdır.
türkü dediğin, sivas, malatya, maraş dolayından çıkar, şimdi bir, fatma rakıya su katma ile bir midir gurbet elde bir hal geldi başıma?