Gerçek ağaçları kesip yerine ışıklandırılmış yapay ağaçları koyan Eskişehir Belediyesi çalışıyorcuları bir kez daha huzurlarınızda tebrik eder başarılarının devamını dilerim. Devam arkadaşlar bir parça bile yeşillik kalmasın, çimenleri de yiyin mümkünse.
gökyüzünde kargaların ve f16'ların gezdiği, japon bahçesine, hallere, iyona, kanlı kavağa, gara daha bi sürü yere gidilen, çiğ börek, köfte, arnavut ciğeri, az kuru-pilav vs vs yenilen, boza, bol alkol, üstüne işkembe içilen, kızları şık ve güzel, gri öğrenci kenti, ah ah nerede o ucuz, porsuğu donan eskişehir
benim mekanım odunpazarıdır kitaplarını alıp kuş olup uçarak kurşunlu külliyesine varmak namazı kılıp etrafı dolaşmak bi kuytu köşede o iki güzel vazgeçilmezimle gevezelik etmek, yalnızsam düşünmek...
onlarca mahallesi
üç dört caddesi için
çalışan garip ve mikro kozmopolit kent
Gerçek ağaçları kesip yerine ışıklandırılmış yapay ağaçları koyan Eskişehir Belediyesi çalışıyorcuları bir kez daha huzurlarınızda tebrik eder başarılarının devamını dilerim. Devam arkadaşlar bir parça bile yeşillik kalmasın, çimenleri de yiyin mümkünse.
kalabak suyunu tadanın bu şehire tekrar geleceği bir rivayetten öte hakikattir arkadaşlar.
annemin dogdugu sehir. o yil eskisehirde deprem olmus, yil 1956
gökyüzünde kargaların ve f16'ların gezdiği, japon bahçesine, hallere, iyona, kanlı kavağa, gara daha bi sürü yere gidilen, çiğ börek, köfte, arnavut ciğeri, az kuru-pilav vs vs yenilen, boza, bol alkol, üstüne işkembe içilen, kızları şık ve güzel, gri öğrenci kenti, ah ah nerede o ucuz, porsuğu donan eskişehir
Eskişehir
Telaş içinde
binilen
ağır ağır inilen
karantina sarısı bir
gar
Tozlu bir
hemzemin geçit
Cer atölyesi
raylardan bir
rüzgârgülü
Böyle yaşadın bu kenti
yıllar yılı
İçinde ilk kaldığın gece
ve günleri
ağır bir ameliyatın
izleri gibi taşıdın
Bir sabah
çok erken bir saatte
bir nisan sabahı
Kampüs’ün Japon Bahçesi’nde
başını göğe kaldırdın
bir kartalın döne döne yükseldiğini
gördün
pençeleri arasına almış güneşi
Affettin.
(Görülen Kentler’den)
Güven TURAN
Eskişehir'den kız alma; anam der ağlar, hamam der ağlar.
Şifalı sularıyla hamamlarımızın değerini bilmek gerekiyor.
odunpazarı çocukluğumun geçtiği yer
her daim andığım memleketim
karakedi bozacısından kışın boza yazın limonata içtiğim şehrim
Gerçek özgürlüğü ilk tattığım, ilk görüşte nefret edip sonradan yuvam olan şehir.
benim mekanım odunpazarıdır kitaplarını alıp kuş olup uçarak kurşunlu külliyesine varmak namazı kılıp etrafı dolaşmak bi kuytu köşede o iki güzel vazgeçilmezimle gevezelik etmek, yalnızsam düşünmek...
yediler kitabevi
porsuk çayı ve tatar böreğinin mekanı.
bir de lüle taşının.