| |
||
|
bu siteye erişim henüz engellenmemiştir |
||
Son Hareketli BaşlıklarRastgeleBugünki okunmaBaşlıklarımKullanıcı Menüsü |
antonio megri durum bilgisi girmemiÅŸ.
|
| Copyright © Powered by korsan sozluk Designed by Admin |
# bu sözlük bir "korsan kemalizm™" kuruluşudur. 18 yaş altındakilerin sitede dolaşması entry okuması ve başlık eklemesi sağlık açısından sakıncalıdır. yok ben 17 yaş üstüyüm diye bizi kandırırsanız bu sizin bileceğiniz iş. annenize babanıza ve de velilerinize durumu izah ederiz. yazarlara telif hakkı verilmemektedir. yazarların entry hakkı atılana kadardır. atıldıkları andan itibaren yazdıkları kamu malı sayılıp tmsf'ye devredilecektir. sitede verilen bilgiler gerçek değil matrixtir bu yüzden "abi ben ödevde kullandım hoca sıfır verdi" "verdiğiniz ilaç bilgisi yanlıştı, kör oldum." "dini site linki diye tıkladığım web sitesi erotik hikaye sitesi çıktı" gibi sorunlarda hiçbir sorumluluk almıyoruz. yok "ben sıfırı göze aldım", "boşver abi, kör olayım.", "yahu ne olacak siz link verdiniz, biz de kapatma tuşunu biliyoruz evelallah" derseniz lütfen kaynak belirtiniz. ayrıca TCK'ya aykırı maddelerden tırstığımızdan hemen yayından kaldırıp "görmedim, biri bişi mi yazdı." deyip yalan da söyleyebiliriz. * ayrıca bu sitede alıntı çalıntı bilgiler de çoktur. genellikle telifsiz yerlerden alıntılar ve çalıntılara müsade edilmektedir. rahatsız olduğunuz entry ve başlıklar için lütfen korsansozlukcu@gmail.com mailini kullanarak yönetimle temasa geçiniz. herkese iyi uçuşlar ... |
|---|
(bkz. anakronizm)
(bkz. anakronizm)
anakronik seyyah! erzurum'u
anakronik seyyah!
erzurum'u tarifidir:
"erzurum o kadar soğuktur ki, kediler çatıdan çatıya atlarken yarı yolda donar." yuh la !
(bkz. seyyah oldum su alemi gezerim)
enis batur der ki; Evliya
enis batur der ki;
Evliya Çelebi’yi, gariptir ya da değildir, önce akranlarıyla birlikte düşünürüm, öteden beri. Bilirim ki, François Villon’la serserilik yapmamış, Rabelais’yle yakası açılmadık şarkılar söylememiş, Ronsard’la aynı dilber için şiirler döktürmemiş, Shakespeare ile aynı yollardan geçmemiş, Gongora’yla bir kelime yüzünden kavga etmemiştir - olsun: Bir biçimde, Tarih’in bir noktasında, evrensel kültürün canalıcı önemdeki bir dönemecinde, onlar ve başkaları, elele tutuşarak dans etmişlerdir, bana kalırsa.
Bir de, tek başına, bir hanın ya da kervansarayın karanlık odalarından birinde, bütün yolcular uyurken, mum ışığında, sıcağı sıcağına gözlemlerini, izlenimlerini, mürekkep ve rıh, kağıda düşerken düşlerim onu. Bana, sonraları Rembrandt’ın tablolarında ortaya çıkacak olan, karanlığın ortasında aydınlık, ermiş figürünü çağrıştırır Evliya Çelebi. Bu düş sahnesi, onu bize kazandıran düş kesitine bağlanır sonuçta: Dünya kültüründe, bir dil sürçmesine varoluşunu borçlu olduğumuz biricik büyük klasik Seyahatname değil midir?
Ama Evliya Çelebi, hiç şüphesiz, ne sözümona akranlarıyla, ne tek başına kervansaray odasında, kurmaca bir figüre indirgenebilir: Bir düş kişisi değildir o, bizim kültürel coğrafyamızın en verimli beldelerinin arasında ön sırayı tutan yapıtından üzerimize ışığını düşürür. Seyahatname, bir tarih ya da coğrafya kitabı, bir siyasal belge, bir bilim araştırması, bir doğa kılavuzu, örf ve adetler üzerine bir inceleme olmadığı halde hem tümü, hem de fazlası olabildiyse, bunu Evliya Çelebi’nin yüzyılları aşmayı başaran bakış açısına borçluyuz.
Hümanist bilgelerde rastladığımız bir tür görünmez bütünlük kaygısıyla kalemini işe koşmuştur. Tarihçi, coğrafyacı, şehirci, doğa tarihçisi, dilci, insanbilimci ya da davranış bilimci, etnograf ya da arkeolog için paha biçilmez olma durumu bu temel özelliğinden gelir. Herkesin, hepimizin yolunun düşeceği vazgeçilmesi olanaksız adrestir Seyahatname; herkesin, hepimizin bir gün değilse bir başkası, kılavuzu olmuştur, olacaktır Çelebi.
Yeryüzü kültürünün tarihi, ünlü İskenderiye Kütüphanesi yangınından bu yana kayıtları tutulan kayıplarla kaplı. Bir köşede, unutuluşun bağrından çıkarılmayı bekleyen sayısız elyazması, kutlu bir el onları günışığına çıkarasıya, benzeri bir yazgıyı paylaşıyor.
Evliya Çelebi Seyahatnamesi, bu açıdan bakıldığında, iyi ki böyle bir talihsizliğin kurbanı olmamış diyebiliyorsak bugün, bir çoğu isimsiz, kahraman okuryazarlar serüvenine yön verdiği içindir. Onları selamlamak boynumuzun borcudur. Evliya Çelebi’nin yapıtının, Müteferrika devreye girene dek takipçisi olmuş, kalmış çoğaltıcıları, koruyucuları; bugüne yaklaşırken, en sağlam, yanlışsız basımını hedefleyen uzmanlarla, yaygın okur kitlesi için yalınlaştırılmış versiyonlarını hazırlamak için emek harcayanlar hiçbir zaman unutulmayacak.
Onları anımsamanın en kalıcı yolu, Bilkent Üniversitesi’nin nicedir öncülüğü üstlendiği gibi, Edebiyat ve Kültür alanında derinlemesine ve kuşatıcı etkinlikler düzenlemekten geçiyor - bir de, sonuçları yayımlamaktan. 4 Nisan’da Bilkent’te düzenlenen Evliya Çelebi Sempozyumu bize yeni sonuçlar getirdi. Bunları şimdi bir de Dünya ile paylaşmanın yollarını bulmak gerekiyor.
Seyâhatnâme’siyle