Kullanıcı girişi

alfabetik liste: # A B C D E F G H I J K L M N O P Q R S T U V W X Y Z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9

filbahar



o hala bir e-dergi

http://www.filbahar.net


12 entry --

dertolog kullanıcısının resmi
 #

Filbahar 1+1+1+1+1+1+1+1+1+1+1=11

bizi bir gece almıştılar
kovulduğumuz şehir bizim doğumlarımızın
ölümlerimizin aşklarımızın yaşadıklarımızın
tarihçesiydi.

en çok da kalbimizden vurdular bizi
kovulurken ‘’mostar’’ ‘ a bakan evlerimizden
hayallerimizi attığımız Neretva’da büyükçe
sallandık tahta sehpalar üstünde

üzerime mermiler yağdı
üzerimize yıldızlar
üzerimize sağanak sağanak
bombalar yağdı.

Bu sayımızda dosya konusu olarak ‘’Bosna’’ dedik.
Gani Aksan bize Bosna’nın kısa bir tarihçesini çıkardı. Tozlu raflarda kalan bilgileri okuyarak zihnimizi yeniden canlandırdık
Gül Çiğdem bize ‘’Camilerine Kar Düşen Şehir: Srebrenista’ yı yazdı. Okuduk ağzımız yandı. Gözümü kanlandı.
Nebiye Arı bizim için bir film izledi. Dedik ki bu film de Bosna konulu olsun: Av Partisini bizim için izleyip kaleme aldı.
Bilal Can ise Bosna’nın dünya çapında en tanınmış birkaç isminden olan Dino Merlin’i kalem aldı. Dedi ki o ‘’ mostarın yankılanan sesidir’’

Dosya dışında olan yazılarımız ise
Mehmet Altun/aradığım gri renktir’i çaldı
Abdulkadir Akdemir/derin dondurur ölüm’ü söyledi
Serpil Tuncer/ kötü kız’ın sesini şiirle duyurdu
Hasip Çiftçi/ tarihsiz notlar’la hayatımızın kısa bir çetelesini gösterdi
Emine Yalçın/ sistikfibroz dedi bizim için bakın neymiş
İrfan Yılmaz/ uygunsuz adım’la uygulamaya dökmeye çalıştı adımlarımızı
Mustafa Onur/ tam bir ‘’Ezgi’’ ile çağırdı bizi
Bilal Can/ o yine kendince söyledi ‘’ellerim yasaktır kâğıt gemiye’’

Ayrıca bu sayımızda:

Ahmet can ile söyleştik. Dedik bize yazdığın kitap ve kendin hakkında bir şeyler söyle. O da Allah ‘’ zeval’’ vermesin güzelce anlattı bize. ‘’ Zeval’’ söyledi, ‘’zeval’’ den söyledi. Biz de dinledik sıkılmadan.

Kitap yazımıza da bu ay ‘’HayyAksi’’ ‘ yi aldık. Dinledik Esra Elönü’nün söylediği cümleleri ve Feride’nin maceralarını.

Güzel ve dolu bir sayı oldu.

Böyle oldu işte.

Onbirinci baharda filbahar
Onbirinci sayıda filbahar
Oldu…

|http://www.filbahar.net

 
dertolog kullanıcısının resmi
 #

filbahar/8

gözüme kum doldu söyleyemedim
gibi bir söz besleyebilirdim aslında
ama hıçkırmayı bir soğuklukta
eksiye düşen sesimin çarpıntısında
harflerimi yıktı yokluk.

Biz yokluğun kımıldayan halinde bir ‘’diriliş’’ ile açtık bağrımızı. Göğsümüzde mızrakla gezindik, en çok yaramızı sevdiğimizdi gülüşümüz, en çok ölmeyi beslediğimizdi yalnızlığımız.

‘’asi gülücüklerim’’(iz) vardı bizim en çok da sustuğumuz ve yenildiğimiz vakitlerde bile bile ağlamayı reddedip gözlediğimiz ve ağzımızın ortasında sert harfler çıkartarak bağırdığımız:

‘’ çünkü
kırılgan bir yanı elbet vardı kalbimin
ve hep orası kırılıyordu
herkesler gelip orayı buluyordu
yüzüm beni ne çok ele veriyordu.’’

‘’gelmeyle bitmiyor bu şehir’’ hep gidişleri söyleten şehirlerimiz vardı bizim bab-ı aliden anektodlar diye beslediğimiz ve uğruna şiirler yaktığımız bir bekleyişin hatrına duvarımıza astığımız büyük sözler kadardır büyük yalnızlıklarımız. Bizi en çok bilendi şehir, ve ‘’gitmenin hakkı anca beklemekle bilinebilir’’ idi.

‘’kalbim bir kült yangında sözlendi alev ve de zemheriydi’’ sözdü selamımız ve selamımız ‘’ Ebu Gureyb’ den Himalayalara kadar ordan And’a Çeçenlere ve bir Taklamakan çölünü aşan ayağa sonra Kafkaslardan içimize uçan kartala, Bosna ya, Mostar köprüsüne, medeniyetlerin ittifakında andığımız isimleriyle müphem bizi yüreklendirenlere selam ederiz’’ böyle yanıktı ve her ‘’ iyi’ye idi.

İyilikten geldik iyiyi temenni ettik. Bayramları yaşadık. Bir kurban arifesinde İbrahim olurken, ismail’i yad ettik. Bıçak bizdik, kurban biz. Ellerimizi açtık yeniden, aşk ile dualarımız oldu bir bir döküldü kalbimizden.

Sonra yine dedik ‘’dilruba, dilruba’’ :

‘’ Sanma ki,
Burda ben,
Güler, söyler, eğlenirim,
Yanaklarına yağdıkça gözsuyun,
Sancısı depreşir özsuyumun,
Bu ülke,
Yokluğunda sürgün yeridir,
Dildaden deli olur.’’

Dedik ve bilsin istedik bilmesi gereken. Duysun sesiminizin en tiz hali çığlıkla yayılır kalplere. Dinlemesi için yine de dillendik. Yeni bir bahar mıydı kış yoksa bahara haber veren bir durgu muydu kış. Sabitledik aklımızı. Gözlerimizinden aktı velfecri. Sustuk içimizden konuştuk:

‘’ Şimdi Eyy..
Sesimi soyunan kulaklarına bunları iyi’ce iliştir
Başka bir tahammül sınırlamaz bana
Sabır,tenha bir ayyuk’ta debelenirken
Çağıramam onu yalnızlığıma
Hıçkırıklar renkleniyor şimdi göz’yasımla
Ve ince belli bir zaman dilimi oluyorum gurbet mevzularında
Sana ısmarlanan ayrılıklar,beni gezip geçerken
Uğruna durulan ve durdurulan bir hayatın özeti oluyor sustuklarımız
Biz’e çok kalıyor ayrılma ihtimallerimiz.. ‘’

Sabır diledik sabır istedik, sabırla bekledik. ‘’ dip not’’ diye düştük aklımızın bir yerine.

‘’Bir bahar erkenden göçüp gitmiştik.
Bak şimdi nasıl fısıltılar sarıyor
Tevhidi kalbine koyan beynimi
Ne yana dönsem duvar sarıyor
Kâbuslardan arta kalan bu teni’’

Sözümüzün eserini iyi dinliyorduk. İyi gözlüyorduk. Kalbimize dikişler atarken yeni bir bahar, yeni bir soluk, yeni yağmurlar… dileniyorduk. Kalbimize söz geçiren konuşsun, susmayı en iyi bilen beklesin, aşkı taşıyacak olan yüklensin…

‘’ kaç masal aştım deniz aşırı
yine sana yaranamadım
kuleye hapsettirmem kendimi
bu masalın kalem tutucusu benim
deli saçmalarının telifi de bana ait.
ak sakallı prensini bekleyen
antika bir
masal bozmasıyım ben..’’

çok düşler armağan ettik bilinsin, uykumuza bulaşan masal’da filbahar’a yaslarken sırtımızı –ki adem’in var edildiği ağaç kadar’’ durduk ve dinledik. Bildirilenleri.’’ Haylandık’’…

biliyorduk aslında bir hiç’e doğduğunu adın. Bu yüzden hallerimizi beyan ettik üçüncü soltiste bir ekinoks tarihi arzularken : ‘’ Saç uçlarıma vuruyor kendini mevsimin rengi. Her renk bir matem simdi, iliklerime kadar isleyen.
Sancılarının son demindeyim /sendeyim / sondayım /’’ O’na ulaşmayı arzuladık ve O’na ulaşmayı bir son diye yazdık. Oysa ‘’nokta tüm cümlenin başıdır’’ da noktayı kalın uçlu kalemlerle işaretledik sayfalarımıza. Yeni bir başlangıç için.

Ardından bağlaçlara sığdırmaya çalışsak da ‘’ vesair’’ ile
‘’ Yalnızca beyaz dokunmaz yaramıza
Sargı kefen sus bir ara sessizlik bir ara’’

Ölmek kadar hünerlidir insan
Yaşamak kadar güçsüz. …

http://www.filbahar.net

 
dertolog kullanıcısının resmi
 #

6. sayısını çoktan verdi
birinci senesini doldurdu.

7. sayısı için hazırlanıyor

 
dertolog kullanıcısının resmi
 #

Filbahar dörtledi.

Mevsimler bir kuraklığın baharını sayıklarken
Gecikmeli de olsa vardiya nöbetimize devam ediyoruz.
Soluklarımızı apansız inen bir gecede geçirdikten sonra
Mevsime illaki bahar dedik.
Bahar oldu.
Suları toplayıp diktik.
Baharı getirmek için.
Filbahar -4- dört. Dörtlendik. Kırklara varmak için
29 harf tekmilledik heceleri.
Yazılar toplandı, bekletildi, mayalandı
Şimdi artık tohumları size sunmaya geldi.
Biraz zor oldu, geç oldu, güç oldu.
Aştık geldik yine ellerimizde avuçlarımızda
Topladıklarımızda.

-4-. Baharda filbahar
-4-. Solukta filbahar

Oldu.

Mehmet TÜRKMEN/Beklenti
Taner CİNDORUK/Dar Oda
Zeynep ZAYCI/Ey Sevgili
Mustafa ÇOLAK/Hayat Şah
Tuba YILMAZ/İsmim
M.Fatih KUTAN/Kangırgın
Mesira MERİÇ/ Karanfil Yanığı
Mesut UNUT/ Kendine Ben Bakanlar Ağlar
Ersin DURSUN/Körpem
M.Mustafa SEZER/Mucize
Can VAROL/Resmidir
Abdulkadir AKDEMİR/Sana Gidiyorum
Bilal CAN/ Sır Düğümü
Başak DOĞRU/Şimdi Aşk Bin Pişmanlık Adabında
İrfan YILMAZ/Yitik Bahar
Funda YILMAZ/Zubale Aleminde İsli Mektuplar
Utku KAYGUSUZ/Öpmeyin Omuzlarımı

 
parantez kullanıcısının resmi
 #

Filbahar Dergisi 3. sayısı...

Röportaj: Filbahar sordu Selçuk Küpçük yanıtladı.
Selman Ertaş / Kalbin Neredeyse İşte Oradasın (Şiir)
Eda Aktaş / Kar Açığı (Şiir)
Mustafa Onur / Düşüş (Şiir)
Can Varol / Nine Saat Gece Oldu mu? (Öykü)
Metin Meriç / Nuh'un Gemisine Bilet (Şiir)
Bilal Can / Vaveyla (Şiir)
Mesut Unut / Yağmur (Şiir)
Elif Ersöz / Yalan Yol (Şiir)
Funda Yılmaz / Zübale Alevinde Gizli Mektuplar (Şiir)
Yasin Çetin / Boğaziçi Aşk Bilmecesi (Öykü)
Ayşe Balat / Sarı (Öykü)
İrfan Yılmaz / Yazlık Sinema (Öykü)
Yahya Kurtkaya / Çok Işıklı Yaşamak Ya Da Karanlığın Elleri (Şiir)
Hasan Şen / Düşünce Suçlusu (Şiir)
Mesira Meriç / Suzidil (Deneme)
Mehmet Türkmen / Gökyüzü Yağmazsa/Zaman (Şiir)
Tuba Yılmaz / Bir Cuma Namazı (Deneme)
Said Ercan / Selçuk Küpçük İçin Objektif Şeyler Söylemek (Makale)
Nurdal Durmuş / Selçuk Küpçük Ve Özde Dönüş Soneleri (Makale)

 
parantez kullanıcısının resmi
 #

iyi işler yapmaya çalışan bir grup gençden oluşan bir e-dergi. duyumlarıma göre e-dergicilikten kurtulup matbu yayına gireceklermiş.

 
dertolog kullanıcısının resmi
 #

reklamı iyi yapıldı, kısa sürede bir sürü edebiyat sitelerinin tirajını aştı.

 
dertolog kullanıcısının resmi
 #

e-dergi olarak yoluna devam ediyor. İlerde Matbu olabilir belki.

 
dertolog kullanıcısının resmi
 #

2. sayılarını çıkartıp 3 e hazırlık yapan dergi.

 
admin kullanıcısının resmi
 #

genç arkadaşların çalışmaları söz konusu. şiir konusunda biraz ham denilebilir. bu da doğaldır. çünkü yeni başlayınca ister istemez ham olunabiliyor. ama girişim iyi. zamanla tabi ki şu kanıya varacaklar
(kbkz. biz niye yorduk kendimizi bunca zaman)

 
dertolog kullanıcısının resmi
 #

bir bahar hareketi

 
admin kullanıcısının resmi
 #

en koyu dergisi gibi flash nimetleri ile hazırlanmış dergi.
(bkz. bilal can)
(bkz. elif ersöz)

 

ayşe teyze oto ara