- dunya fenerbahceliler gunu
- mirzelal
- mehmet sah erincik
- darbecilerin el kitabi
- ergenekon operasyonu
- ben dogarken sen olmustun
- tarantino
- siyirci
- furkan caliskan
- asli serin
- ibrahim tenekeci
- merve burma
- hakan arslanbenzer
- heves
- varlik
- pedro almodovar
- murathan mungan
- her universitenin bir generali var
- benimle oynar misin
- herkes gibisin
- hakan sarkdemir
- efe murad
- eren safi
- suleyman cobanoglu
- ahmet guntan
- hicbir seyim yok akip giden sokaktan baska
- slogan zamani
- kendını ove ove olen insan modelı
- ben erkegım benı mutlu et
- kadinlari mutlu etmek
- devrim, daha varolmayan insanı sevmek demektir
- gozlerim bitti
- reddedilme korkusu
- halden hale gecmek
- omer hayyam
- dogan durgun
- rical-i gayb
- o
- ömer lütfi mete
- metrobüs

cefayı, emek veren
cefayı, emek veren çeker!
sefayı, emeğin kaymağını kendine katık edenler çeker!
(bkz. finduklukta findugu
(bkz. finduklukta findugu toplarken finduk kiranlar)
fındık kabuklarının
fındık kabuklarının ingiltere'deki tiyatroların yer döşemeleri için kullanıldığını duyunca, 'uy karadeniz uşağu, sen nelere kadirsin!' dedum, içimden tabi:)
findigin toplanmasi da
findigin toplanmasi da kirmasi da yorucudur.
findik toplanmadan evvel findikliga girilip (bir kac amele tutmadan olmaz) findik agazclarin alti (daha rahat finduk toplanabilsin diye) temizlenir (kesilir). findik zamani augustosdur. günesli havalar icin dua edilir. ameleler gelir bütün gün findik toplarlar. yüksek dallar sopalarla asaga cekilir. iki yemek molasi vardir. biri saat 10 da kahvalti, biri de ögleden sonra saat 3 de. yemekleri ev sabahibi üstlenir, hazirlatir. bizim findikliklarda findik zamani 30 amele gelip calisirdi. eh findik cok olunca biran evvel toplanmasi gerek. toplanan findik, kabugu (yesil kabugu) ile harmana serilir ve günes altinda kurumasi beklenir. ki yagmurlu havalarda cok zor olur, cünkü findik islanmamasi gerekir (cürür). yagmur yagarken üstleri örtülür. bu islemi tek bir kisi yapmasi cok zordur (3 kisi ideal). neyse, findiklar kurutulduktan sonra, patos gelir. patos büyük ve cok ses yapan bir makina. findiklar patosa vurulur ve yesil kabugundan ayrilir. bu islemden sonra yeniden bir gün boyunca günese serilir ve en son büyük cuvallara konup harmandan kaldirirlir. satisa hazirdir. senelik ortalama 4 ton findik cikar. iyi de para eder.
arada ganziliz yapilir. ganziliz findik toplandiktan sonra findiklikta tek tük kalan (unutulmus) findiklardirdir. civar komsu kizlari ellerine bi torba alip herkesin findikligindan kalan findiklari toplarlar. buna kimse karisamaz. ve topladigi findiklar ile istedigini yaparlar, (ister yerler ister satarlar).
findik toplama, harmana serme, kurutma, patosa vurma ve paketleme islemi en az 3 hafta sürer. ve yorucudur. kendim cok bulundugumdan iyi bilirim. ama zevklidir. findik satisa sunulduktan sonra tüm aile yemege cikar (kutlama gibi)))
fındıklar kırıldıktan
fındıklar kırıldıktan sonra gece çimenlere uzanıp gökyüzünü seyretmek...
(bkz. yildizli semalardaki hasmet)
yılanı deliğinden
yılanı deliğinden çıkaaaaraan.
yakalarsam...!
olmadık yerde
olmadık yerde fındıkkıran melahat sözü.
ben yazarım ahkamı sana
ben yazarım ahkamı sana düşer! gülüyorum öyleyse...
cefasını ben çektim
cefasını ben çektim sefasını sen sür!
yemesinden ben sorumluyum bu
yemesinden ben sorumluyum bu durumda.
madem toplayıp kırıyorsunuz
der diÄŸer adem oÄŸlu
(bkz. findikli kek)
(bkz. findikli kek)