vallah ben halka yada devlete bakmam. gülmem gereken bir gülüneceklik varsa babam kabrinden ban atebessüm etse dahi ben gülerim. ama ardından gelecek ağlamaya da katlanacağımı bilerek.
madem fukarayız ey kırmızı kızım! sana manavdan bir adat mandaln ve bir tutam gülmek aldım. şimdi gülmek zamanı.....
-genelkurmay'ın kum havuzunda oynayan rektörlere mesela. gülelim.
-demokrasi'yi sadece mokrasi olarak algılayan bünyelere gülelim, hatta parmakla gösterek ve zengaaaa (bir oyun, parmakla göstermek aşağılamaktır bu oyunda, reklamlarda öle en azından)diyerek.
- akım derken pokum diyen siyasi monolog erbablarına mesela. gülelim.
biz aslında şanslıyız, gülecek çok şey, şaka gibi hissedilecek çok olay var! yaa , iste böyle guzelim.
geçen otobüste bir kız bir erkek iki sevgilimsi vatandaş tam karşımda oturdular. kız gerçekten oldukça güzeldi içimden çocuk için şanslı p.ç diye geçirdim (burada garip bir övgü ifadesi oluyor) bunlar kendi aralarında muhabbet etmeye başladılar sonra neden bilmem çocuk güldürükçülük yaptı sanırım kız gülmeye başladı ve ne olduysa oldu bana oldukça güzel gelen bu kız inanılmaz çirkin bi hale dönüştü gözlerimde ve çocuk için sarfettiğim şanslı p.ç lafını geri aldım birdaha vermemek üzere...
aklima umberto eco'nun gülün adi isimili eserini getiriyor. orda cok önemli anahtar sahnesi var. ...
hani kör rahip william von baskerville ye soruyor: "ne istiyorsunuz?"
v. baskerville: "yunan kitabini istiyorumm hani hic yazilmayan kitabi! sadece komedi iceren, gülmek kadar nefret ettiginiz komedi. aristoteles'den elimizde kalan tek örnek....komedi icerikli bircok kitap var, neden bu kitap bu kadar tehlikelli?"
kör rahip:" aristoteles'den oldugu icin"
v. baskerville: "insanlarin gülmesi neden kötü olabilirki?"
kör rahip:"gülmek korkuyu yok eder, korkusuz insanin imani olamaz. seytandan bile korkmayan insanin, tanriya da ihtiyaci yoktur."
vallah ben halka yada devlete bakmam. gülmem gereken bir gülüneceklik varsa babam kabrinden ban atebessüm etse dahi ben gülerim. ama ardından gelecek ağlamaya da katlanacağımı bilerek.
madem fukarayız ey kırmızı kızım! sana manavdan bir adat mandaln ve bir tutam gülmek aldım. şimdi gülmek zamanı.....
(bkz. gülmek bir devrimci tutumudur)
(bkz. gülmek bir halk gülüyorsa gülmektir)
hatta bir kaç yeşilimtrak kurbağaya kıçımızla bile gülelim.
-genelkurmay'ın kum havuzunda oynayan rektörlere mesela. gülelim.
-demokrasi'yi sadece mokrasi olarak algılayan bünyelere gülelim, hatta parmakla gösterek ve zengaaaa (bir oyun, parmakla göstermek aşağılamaktır bu oyunda, reklamlarda öle en azından)diyerek.
- akım derken pokum diyen siyasi monolog erbablarına mesela. gülelim.
biz aslında şanslıyız, gülecek çok şey, şaka gibi hissedilecek çok olay var! yaa , iste böyle guzelim.
geçen otobüste bir kız bir erkek iki sevgilimsi vatandaş tam karşımda oturdular. kız gerçekten oldukça güzeldi içimden çocuk için şanslı p.ç diye geçirdim (burada garip bir övgü ifadesi oluyor) bunlar kendi aralarında muhabbet etmeye başladılar sonra neden bilmem çocuk güldürükçülük yaptı sanırım kız gülmeye başladı ve ne olduysa oldu bana oldukça güzel gelen bu kız inanılmaz çirkin bi hale dönüştü gözlerimde ve çocuk için sarfettiğim şanslı p.ç lafını geri aldım birdaha vermemek üzere...
sözün özü "gülmek herkese yakışmaz"...
gülmek yetenek işşidir herkes gülemez bazı arkadaslarım var onlar gulunce ben gulmekten soğuyorum ..
"o gülüş sana mı ait. eğer sana aitse yüzün güzeldir.
hem o gülüşe sahip bir yüz nasıl güzel olmaz..."
güneş topluyor gibi.
yokuştan aşağı akıyor gibi.
ama en çok günaydın gibi.
aklima umberto eco'nun gülün adi isimili eserini getiriyor. orda cok önemli anahtar sahnesi var. ...
hani kör rahip william von baskerville ye soruyor: "ne istiyorsunuz?"
v. baskerville: "yunan kitabini istiyorumm hani hic yazilmayan kitabi! sadece komedi iceren, gülmek kadar nefret ettiginiz komedi. aristoteles'den elimizde kalan tek örnek....komedi icerikli bircok kitap var, neden bu kitap bu kadar tehlikelli?"
kör rahip:" aristoteles'den oldugu icin"
v. baskerville: "insanlarin gülmesi neden kötü olabilirki?"
kör rahip:"gülmek korkuyu yok eder, korkusuz insanin imani olamaz. seytandan bile korkmayan insanin, tanriya da ihtiyaci yoktur."
'gülmeyi o kadar çok seviyorum ki bir oğlum olursa ismini hatçe koyacağım.'
mümkünse entry'de işaret halinde geçmese sevilecek kelimedir.
dışarı atmak sevinci.
:)) ile sembolize edilen ruhsal eylemin yüze yansıması.
sahtesi cok iticidir..
insanin içinde olacak kardeşim!
çok gülen insan haindir demişti bir Taylandlı kız arkadaşım.
ağız dolusu olanı güzeldir.
Faust :'Ey üzüntü..Seni benimsemeyeceğim'deyip gülmüştür kendine...(muhtemelen gülmüştür)
ağlamanın bastırılmış hali de denebilir.
maskelerin ardında solmaya yüz tutan,insana en çok yakışan haldir.