betül yazıcı'nın ilk şiir kitabı
| |
||
kafamız dolu |
||
|
|
|
tam şu anda 9 yazar ve 49 ziyaretçi online
|
| Copyright © kafamız dolu Powered by korsan sozluk Designed by Admin |
# bu sözlük bir "korsan kemalizm™" kuruluşudur. 18 yaş altındakilerin sitede dolaşması entry okuması ve başlık eklemesi sağlık açısından sakıncalıdır. yok ben 17 yaş üstüyüm diye bizi kandırırsanız bu sizin bileceğiniz iş. annenize babanıza ve de velilerinize durumu izah ederiz. yazarlara telif hakkı verilmemektedir. yazarların entry hakkı atılana kadardır. atıldıkları andan itibaren yazdıkları kamu malı sayılıp tmsf'ye devredilecektir. sitede verilen bilgiler gerçek değil matrixtir bu yüzden "abi ben ödevde kullandım hoca sıfır verdi" "verdiğiniz ilaç bilgisi yanlıştı, kör oldum." "dini site linki diye tıkladığım web sitesi erotik hikaye sitesi çıktı" gibi sorunlarda hiçbir sorumluluk almıyoruz. yok "ben sıfırı göze aldım", "boşver abi, kör olayım.", "yahu ne olacak siz link verdiniz, biz de kapatma tuşunu biliyoruz evelallah" derseniz lütfen kaynak belirtiniz. ayrıca TCK'ya aykırı maddelerden tırstığımızdan hemen yayından kaldırıp "görmedim, biri bişi mi yazdı." deyip yalan da söyleyebiliriz. * ayrıca bu sitede alıntı çalıntı bilgiler de çoktur. genellikle telifsiz yerlerden alıntılar ve çalıntılara müsade edilmektedir. rahatsız olduğunuz entry ve başlıklar için lütfen korsansozlukcu@gmail.com mailini kullanarak yönetimle temasa geçiniz. herkese iyi uçuşlar ... # |
|---|
1-kitapların hepsi güzeldir
kitapların hepsi güzeldir ama fiyatları önemli tabi...
2-kendime yolculuk gidiÅŸ
kendime yolculuk
gidiÅŸ
bir önceki değil gittiğim aynı yol
her gelen şeffaf bir ağaç dikmiş
göğüsleri görünüyor genç kızların
nesneler giz tutmuyor, bozkır aynı
bu iklimde yumuşak çamaşır bulunmaz
ayağıma takılıyor kararan hareli gözlerine ulaşacakken yol
ufak tepelerde gölgelerini yitirmiş pembe bulutlar
ÅŸiÅŸÅŸÅŸttt!
'hüzünlü orospuları' uyanacak öbür dünyanın
yakınlaşsak kilometre taşları gibi azalır mı yaş farkımız
gri ÅŸehrin bu mu
nasıl izbe otelleri
nasıl boş
ana yoldan geçenler beni göremezler
şu ara yolun sonundayım
herkes birbirine benziyor
ve perspektif denen bir ÅŸey var
varış
bakamıyorum kimse var mı pencerende
sırtımı dönüp giriyorum istasyonların en minyatürüne
tartıcı çocuklar
sırt çantası alacaklarmış terliklerimin bir gramıyla
trenler sevmeyi bilmez beklemeyi de
gişeler kapalı
ben de seni almadan gidecek deÄŸilim zaten
duvara yaslanıyorum, taş fısıldayacak
kara dut çayına erecek nasılsa yolum
gordion düğümü çözülüyor
sol elimde tuttuğum eğreti masumiyeti avucuna bırakıyorum
çekirdek yolunda çitlenmeden kalabilen kızlar var
marketlerin kasalarında neskafe kokuyor turuncu saçları
tüm şehrin günahını sırtlanmış yedi deli
ve
papyonlarını evde unutmuş damatlar
saymalı kaç çiçekle çıkarır bu yazı ıhlamurlar
dinlenme
bir sıçrayışta pencerenden giriyorum
bilmediğimiz ağaçların isimleri takılıyor dirseklerimize
sözümü sıkıştırıyorum avucuna
cin çarpacak beni
herkes bir ÅŸeyleri
yakınlarda bir yerlerde yayınlarını büyütüyor nehirler
dilimle çiziyorum sırtına kader çizgini
hırsız kargalar üşüşüyor
falcı kadın diyor ki, doğum kaydı olmayan bir çocukmuşsun
maymuncuk lazımmış avucunu açmaya
gidiş, varış, dınlenme
tıslayarak duruyor tren
el sallayanımız olmayacak
anaç tavuklarla birlikteyiz
kırıp yiyoruz yumurtalarını
sabahın sisi bulaşıyor üstümüze
ıslanıyor her yan
müzik mi şehir mi anlayamadığımız derin bir mavi
yılan saçlarıyla kadınlar geçiyor dört bir yana
dönüş yolu
benim yolum, seninki, karışıyor birbirine
senden önce gelip ilk karşılaştığımız yerde bulsaydım seni
bilezik gibi geçebilirdim dünyanın koluna
köz olacaksın
öpüşlerinden artan sandalyem boş
öldüren bill gözükmüyor ortalarda
dönüş
ilk kurtarılacak dolaplardan birinde
yeni doğmuş bir kaplumbağa olsaydı
yavaşlatabilirdik zamanı
ara sıra su serperdi yatışmayan saçlarımıza
dönünce sor tartıcı çocuklara
kaç kiloymuş terliklerim
sende bıraktığım masumiyetime sarıl
ben tanıdık bir ağaç bulup
gölgesini yokluğunla sulayacağım
bu şiiri de çok güzel. o kitaba ramak kala yazılmış hemde.
3-tebrikler. giriÅŸ
tebrikler. giriş harikulade, okumalı sessizlik bulur isek..
4-nihayet başladım kitaba.
nihayet başladım kitaba. şöyle başlıyor
yıldızlardan hemen önce, duvardan, kavuniçi alışkanlıkların
yumuşak karınlarında, bahçeler ve sardunyalar parça parça
dökülürken üstüme;
girintiler, çıkıntılar, nemli bir kertenke, koyu mavidir her şey,
adamlar, çocuklar, ağaçlar; yerin ve göğün as-la kadar uzak
yüzleri, imkansız bir yaşamı kalabalık yalnızlıklara tercih eden
suskun balıklar, uykusuzluğumu paylaşan gecenin üçüncü hali,
üstümü örten rüzgâr, ıssız ladin gövdeleri, konuksuz dutlar,
hüzün kokan ıslak beton, annem, ay'ın güneş alan ince kenarı,
tura dağı ve dünyadaki diğer bütün avutulmaz yalnızlıklar
için.
fena bir alışkanlık gibi kalıyor sözlerim yanlarında biliyorum...
ama, yine de bir özür olabilir diye, belki..
güzel bir başlangıç bir şiir kitabı için yukarıdaki sayıklama, tuhaf bir zamanın - ki tanımsız bir zaman derim ona ben bende bıraktığı tadı bıraktı işte. herşeyi unutmak. yeniden başlamamak. keskin ve loş bir akşam üstü, sayıklanan her anın geri dönüşsüz acısı. acı da değil belki. bir filmin replikleri. dıştan içe doğru düşe meyilli. düş değil. travma. sözün sükuta, sükutun devinime yol aldığı. evet güzel bir başlangıç. gerisine gerek var mı bilmiyorum.
5-etki-dize yayınlarından
etki-dize yayınlarından veysel çolak editörlüğünde kitap çıktı. kaç gündür masamda.