zikram Sat, 04/12/2008 - 10:21
. ben bir orospu çocuğuyum diyene rastlanılmadığından, bu söz, aslında annesi orospu olmayan kişiler için kullanılır.
İstanbul'da, Orhan Pamuk hem 22 yaşına kadarki kendi hayat hikâyesini, hem de kendi bildiği İstanbul şehrinin ilginç hikâyesini bir roman tadıyla birleştirerek okura sunuyor. (Arka kapak)
1971, istanbul doğumlu şair. her kitabın el kitabı adlı, yitik ülke yayınlarından çıkmış bir kitabı bulunuyor. herkes gibi değiller, toplumsal ve ilahi lanetin boyunlarında kutsal bir taç gibi sallandığı, tanrıya sırlarıyla bakan ve gözleri annelerinin rahminde saklı duran kıyamatin gölgesi gibi k
1955 istanbul doğumlu, istanbul liseli, istanbul tıplı psikiyatrist..
76 istanbul doğumlu, marmara üniversitesi biyoloji öğretmenliği mezunu, şimdi öğretmenlik yapıyor mudur, bilinmez, ol kitabı 2005 te yasakmeyve den çıktı...
lirik...
İstanbul işte, üzerine ne çok şey söylenir, ne çok şiir, ne çok tevatür ve efsane... İstanbul işte..
parmakliklar ardinda ki aliye.
|
okuyorum ÅŸu aralar bu
okuyorum şu aralar bu kitabı. kadından şair de olur katil de.
(bkz. yine mi sen)
bana bir kere vermedi
bana bir kere vermedi gitti...lilyum:)
İlk söz:
İlk söz: Dokun
Dokun
Parmak uçlarımdan akan hasret hayatın kanıdır
Elâ gözlerimde çakan istek canımdır
Dokun tenimde yatan arzunun harcı aşkına
AÅŸk ile dokun
Yaradanın gönlünde yatana gönlünle
Dokunmak helâldir
bir yüreği isteyen bir yüreğe
Dokun
Al güneşler çoğalsın göğsümde
Aslımın gerçeği dokun
Ferhat’ın dağı utansın
Dokun
Tenimle tenine varayım
Dokun yaşayayım.
İnce korkuları parçalayan yiğit bakışınla
Bir ten yurdunun fatihi olayım
Dokun
Pembe dantelli geçmişine
parçalanmış İstanbul’un o aziz şarkılarına yedi tepeden.
Unutulmuş ninnilerine, masal kitaplarına
Büyükannenin
Sepya ağlayan bütün fotoğrafların kesik yaralarına
Dokun
Hisarlardan kalan o çarpıtılmış tarihi düzden okuyarak.
Aynı sokakta hıdrellezi yedi dilde karşılayan
çocuk şarkılarına
Dokun
Al ipek yeşil ipek halaylar ve tamburun hüzünlü
çağrısına tadı bal üzümlerle koşan İstanbul hayaletine
Dokun
Bin bir basamaklı mermer hanların içinde hâlâ kanayan yaralara
Ve bir günde baştanbaşa değişen Pera’nın şiir geçmişine
Dokun
Ağlasın kalbin sokağından sürülenlere
Ve Mayıslarda katledilenlere
Dokun
Alınlarında bir bayrak gibi hayatı taşıyanlara
Tersanelerin susturulmuş sesine bir sonbahar akşamı
Dokun
Tarih utanmaz
Utanmadan bakmak için İstanbul’un öksüz yüzüne
kalbimin ezanlara karışan sabahına
Dokun
Bir diyarın kanlı yarasına dokunur gibi
Altın yüzü unutulmuş Beyoğlu ustalarının
göz nuru mermer işlemelerine
AÅŸkla dokun
Yazılmış bütün Deniz öykülerine ve Melisa kokusuna
Gerçeğe dokunmanın erinciyle
Dokun
Yalan bedel istemez uyutur
Gönül bağı Boğaz Köprüsü’nün demir ayakları değil
Avrupa’dan Asya’ya uzanan
bu halkın gözü yaşlı serüvenidir
Nazım’ın vaporuna dokun!
Yurdumuz İstanbul’un kirletilmiş tenidir
Ki atlaslar içinde en kahraman dişidir
Yüksek kaldırımda yaralı kadın ruhu satılan
Kirli yüzü sahte altına boyalı
Masum çırakların aşkı parçaladıkları
O tenelev sokağına dokun
İstanbul bizimdir
Hatırlatmak için erdemini
Uzat elini . . .
Yelda KarataÅŸ
İstanbul Bir Dişi Orospu Beyoğlu Altın Dişi
Telos Yayınları
2007