iste esrarkesler cagi

.

admin's picture
1-Birinci Zaman Rimbaud 00

Birinci Zaman Rimbaud

00 20

"işte esrarkeşler çağı!"

tin'e dönüşsün diye ellerimiz.

00 22

Kızoğlankız bir ürkeklikle dokunduğumuz kadife ses, şen yok oluş.

00 24

bazen buradan, bu yükseklikten atlayıp gelebilirim kalbinize

o halde ses verebilirsiniz göğe bakarken: tam da buradayım.

görmediğiniz yerde.

00 27

ne kadar da yanılıyorsunuz yüzüme bakarken,

bense hiç yanılmamış olmanın sancısını çekiyorum.

00 30

zamanın dile gelişi: ben bedbaht gözlerinize bakarken tenhayım

yokum ellerinizde, oysa beni görmediğiniz müddetçe ne kadar da çok seviyorsunuz

tanrı gibi.

00 36

yalan kurtarıyor bizi coşkusundan nehrin.

nehir ki kırılınca bir ud gibi naif, bir tambur gibi çığlık çığlığa

sessizlik.

d'nin önümüze gelip t'ye dönüşmesi

ah evet sertlik: tanrısal itki.

00 40

"ey kısa sarhoşluk nöbeti, kutsal! Tek o maske bile olsa bağışladığın

bize. ey yöntem! seni olumluyoruz. unutmadık, daha dün her bir çağımızı

yücelttiğini. ağuya inancımız var."

00 43

ve selam deyip geçerler,

aşağılardan kötü sesler geldiğinde.

00 50

şimdi kaydet selamlarını aşağılardan

ve "defol git"i sırtına alıp yerleştir ağzına gülümsemeni

bunu olumluyorum;

"işte esrarkeşler çağı"

tin'e dönüşsün diye ellerimiz.

ahmak-ı hayal's picture
2-"ey kendi iyi’m, kendi

"ey kendi iyi’m, kendi güzel’im! işitince sürçmediğim tüyler ürpertici borazan! perilik sehpa! yaşasın, görülmemiş yapıtla eşsiz beden için, ilk kez olarak. çocukların gülüşüyle başladı bu, gene onunla bitecek. bu ağu bütün damarlarımızda kalacak, borazan susup da yine eski uyumsuzluğa dönsek bile. ah, nasıl haketmişiz bu işkenceyi şimdi! hırsla toplayıp yığalım yaratılmış ruhumuzla bedenimize verilen o insanüstü sözü: o sözü, o deliliği! inceliği, bilgeliği, sertliği! söz verilmişti bize, bilgi ağacı gölge içinde gömülecek, zorbaca namusluluk buradan sürülecekti, arık sevgimizi yaşayalım diye hep. kimi tiksintilerle başladı bu; şimdiyse –o bengiliği hemen kavrayamadığımızdan- şimdiyse bir kokular bozgunuyla bitiyor. çocuk kahkahaları, kölelerin çekinişi, kızoğlankızların ağırbaşlılığı, çevremde ürkünçlüğü nesnelerin, biçimlerin, hepinizi kutsuyorum bu uyanıklığın anısıyla. hepten kabasabalıkla başlıyordu bu; alevden ve buzdan meleklerle bitiyor işte.
ey kısa sarhoşluk nöbeti, kutsal! tek o maske bile olsa bağışladığın bize. ey yöntem! seni olumluyoruz. unutmadık, daha dün herbir çağımızı yücelttiğini. ağuya inancımız var. yaşamımızı her an vermesini biliyoruz bütün bütüne.
işte esrarkeşler çağı!"

(bkz. Arthur Rimbaud)