kaan ince

2 Şubat 1970 tarihinde Ankara'da doğdu, 11 Ağustos 1992 yılında İstanbul'da kendi isteğiyle yaşamdan ayrıldı. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Sosyoloji Bölümü'nde okudu.

Şiirleri Çağdaş Türk Dili, İzlek, Promete, Yazılı Günler gibi dergilerde yayımlandı. Ölümünden sonra İzlek dergisinin girişimiyle Kaan İnce Vakfı kuruldu. 1992 yılında Yaşar Nabi Nayır Gençlik Ödüllerinde "Dikkate Değer Şairler" arasında yer aldı.
Kaan İnce
1970-1992

Kaan İnce, çok genç yaşta uçup gidenlerden, aramızdan biri, sıkı bi şair, 2 Şubat 1970'de Ankara'da doğar. İlk, orta ve liseyi Ankara'da bitirir. 1986'da şiirle ilgilenmeye başlar. 1990'da Ankara Üniversitesi Sosyoloji bölümüne girer. Ocak 1991'de Milliyet Sanat Genç Şairler köşesinde ilk şiiri yayımlanır. 1992'de "Gizdüşüm" adı altında yazdıklarını bir yayınevine verir. 11 Ağustos 1992'de, İstanbul Kadıköy'de, Ümit Oteli'nde 05.00'de atlayarak canına kıyar. 20 Ocak 1993'de "Kaan İnce Kültür ve Sanat Vakfı" kurulur. Ekim 1993'de de "İzlek" dergisi çıkar.

Afşar Timuçin, kitabın önsözünde "Kaan'ın Bıraktığı" başlığı altında şöyle der: "Zamansız ölüm yoktur, erken ölüm vardır. Ölüm ölümdür. Şu ya da bu şekilde oluşu birşeyi değiştirmez. Yaşamı savunmak gerekir, ancak ölmeyi bilmek de birşeydir. Bazen ölüm bizi yakalar, bazen biz yakalarız ölümü elimizle."

sivilhayvan's picture
1-(bkz. sürgünün
sitare's picture
2-"-benim için de bir

"-benim için de bir özkıyım mektubu yazar mısın?"

kendi kalemini kıranlar'da;
hayatına oyun oynar gibi son verdi, denilmiştir.

sonerce's picture
3-KA N yüzün yakamozlanır

KA N

yüzün yakamozlanır akşam saatlerinde
kime çıkmaz piyangosu hüznün
belki de sombalığa en son
ve demir kırı bir taya
ertesi yasaktı, es vardı
bir tek uzun gecelerde

çıkrığında intihar edeceğim kuyu
zaman kuyusu, soluksuz ve ıssız
inip çıkar ölüm, durana dek yüzümdeki
sevişen kederlerle gülün gümü
adımdan çıkardım bir a
gözlerimde gezer geriye kalan

mustafa rahatsız's picture
4-ölmeseydi diye başlayan

ölmeseydi diye başlayan sözler vardır ya cevabı yıldızda *

okyanusarisa's picture
5-ses oldu "kımıltısız

ses oldu

"kımıltısız bomboş bir dünya zehirlendi demek,
ses oldu ölüm, cesaret" (kaan ince)

İhanete inanamadım!.
kararttı hep, bir yanını..
yüreğimi Kirletti…
Ben yapmışcasına,
utandım insanlardan…
sorgulanması..
mümkün olmamalıydı'ki..
hep kaçtım,
katran karası gecelere..
boş sokaklara…

onurumu çiğnedim
tüketircesine..

Aynalarda tükürdüm yüzüme..
nefreti içtim kadehlerde,
dibinde huzur arayarak.

Sorguladım…
yeşil zehir boşaltıp damarlarıma.
Yanıtlar bulmak diledim,
yaradan'a yalvar yakar
dualar okudum…

Usta onur…
Onur kalmadımı yüreklerde
hassas ölçümle…

Vıcık vıcık riya kokladım..
yanıtsız insanlardan.

Hasretle vuruÅŸturdum..
kan oldu, sevdanın adı..
ölüm oldu...Yenildim!.
Dostlara yüz karası…
düşmanlara maskara oldum.

''Set'' insanların kurdukları derler.

Kaderde varmış..!
yokmuş masallarda…

Kan, intikam,Varmış mitolojide.
Kalmaz kahramanlar
yeni zamanlarda…
Hep yenileri beklenir;
ne aşk,ne sevda,nede ihanettir önemli olan..
Ateş düşmez artık içimize.
Kör cehalet'in cesareti..
bir adım ileriye geçer..!
Kaybeden odur,zafer yanılgısıyla..

Benimse…
Sabrım mükafat olur,
Gülerim sadece…!

Küçük bir haberdir vuslat…
Bir hasrettir..sona varış,
Özlemektir…
zamansız kavuşulmaz…

Ölüm kokar sevdalar,
sen kokar.
biter...
Sol memenin altı kararır,
kör bakışlar..
savrulup dolanır,
Ne ölmektir özlenen..
nede "sen"dir
Sen'se ihanetle iç içe.
Ben'siz kal…

Ölümdür,
zamanlı zamansız özlenen…
Sensiz,Gel demez sevda..
Gitmekse…zulüm'dür
köz gecelerde
yanmaktır...

(Yaz)ma'malı biliyorum;
ses oldu sevda..korkak yürekte
ölüm,
cesaret...

sonerce's picture
6-Harita Haritası

Harita

Haritası parçalandı ellerimde gecenin, bir yitiriş değil
bu, sınırları tutamadım yerinde, gözlerime doldu sular,
şimdi zaman oynak bir gölge. Nasıl başlasak geri dönmemek
için? Hüzünkıran ardında saklanan kalbimle, artık, okyanuslara
açılmak geçmeli içimden. Biliyorum. Ama kavuşmalar ayrılıktır
bazen.

Ayrılığı kaçış olarak ele almak gerek. Hamlık yada pişmiş olmak bazen çok anlam taşımaz. Anlattığını okuyabilmek gerek şairin.

Yani o kaçmadı "kavuştu"

admin's picture
7-şunu söylemekte yarar var.

şunu söylemekte yarar var. kaan'ın şiiri çok iyi bir şiir değildir. hamdır. henüz tam manasıyla biçimlenmemiştir. zaten erken ölmese kendisi de bu şiiri değiştirecek yetkinlikte biridir. ama erken ölüm şiirini ham bırakmıştır.
anılasıdır yine de. çünkü bir şair - bir insan - bir çözümleyemeyici "intihar" etmişse bu bizim yani yaşamın yani yaşamda olanların suçu. insan - şair dayanak noktalarından yoksunlaştığında kendini "neresinden dönülürse kârdır" bir hayatla ilişkilendirir. o da kendine son vermekten geçer.

sonerce's picture
8-sonerce üzerine şiir

sonerce
üzerine şiir yazdığım, üretebileceklerinden bizi yoksun bırakan şair. hoşcakal satıraralarında okunabilen bir mesaj. Tıpkı nilgün marmara gibi.

admin's picture
9-kan ince'dir.

kan ince'dir.

Seyyah's picture
10-(Mektup) yarım kalmış

(Mektup)

yarım kalmış acılar denizi
pencereme konardı geceyle,
savrulurdum.
göz yaşı kokusuyla dolu bir kuğu
zamanın sonuna kalkan,
sürgünümdü;
göz mavisi duman,sessizliğim
aktım ölü deniz kızıyla
gökkuşağı saklı mektubun içine
pulumuz rüzgar oldu,
postacımız güvercin
civa gibi eridik kabımızda
kırmızıya gittik
hemen yokladım yüzümü
yağmurun yuva yağtığı ellerimle
iyice şaşırmıştı alıcısı vapur ıslığımın.
saplandı gözlerim ışığı yeni güne

mermer bir kayıkla geri döndük
diğer yarısına acının
usulca cekildi deniz
son bulduk yenildik

artık yataksız bir liman yüreğim
soğuk ve loş,kırık düşlerim
sercelerde gözlerimin bugusu,buruk içim

böylesine bir yenilgiyi beklemediğim için
sabahın en serin ucunda bağıran ben
intahar edecekmiş gibi sıkılıyorum
düşük boynuma asılı son baharı.

cekildi yaşanan hıçkırıklara
yaşanmayan düş kırıntılarımızla
boÄŸuldugumuz odaya...
düştü saat duvardan,
telefon diye cevirdim yelkovanı;
imdat akrep soktu kendini
çan sesleri
ezan sesleri
mart sesi
çatılarda kaldı gecenin gizi
unuttum mektubun içinde boğulduğumu.

Elvada

(Kaan İNCE)

"...usulca giderim güneş gibi batı kapısından bu kentin,zaman kıskacı altı köşeli "

okyanusarisa's picture
11-"bir gizli yarayı

"bir gizli yarayı taşıyordu içinde/içimizde. her şey KA N. çocukların oyuncaklarından çalılıklara acının renginden sesin özlemlerine, gecenin birikintilerinden güneşli kentlere, martısız denizlerden mermi yaralarına, jilet kesiği dudaklardan güllere...
bir kamburla dolaşıyor, bir kambur gibi taşıyoruz kendimizi sırtımızda. yaşam denilen, anlamını aradığımız bu çoğul kavramlar ve tarifsizlikler toplamında.."

yaşamı yutkunmaya çalıştıkça kamburu ka n'ayandı. ölümüyle yaşamı yüceltendir.
adının karşılığı "intihar" değildir. kalemidir, insan olmasıdır, şairliğidir .
kaan ince'yi "kaan ince" yapan intiharı değil "kendidir". tüm anlamı, değeri kendisindedir.
ideolijk bir kaçış yada ölüm değildi..sadece intiharıyla anıldığını bilse ölümünün alnından birkez daha öperdi!
(hakkında yazmaya bile çekindiğim sanki incitecekmişim gibi hissettiğimdir bu şair. saklı yanım, suskun yanım, ne kadar yazarsam o kadar gereksiz aslında her sözüm...herneyse)

(bkz. başat ölüm çekinik hayat)
(bkz. bu baÅŸka birÅŸey)

okyanusarisa's picture
12-Devrik yürek savunması

Devrik yürek savunması ömrü tamamlayıp gidendir O!
ölümü acizliğinden, korkusundan, kaçısından değildir!

haketmediğine tutulanın, susmak bilmeyen çığlıydı. hayat O'na layık olamadı!

sonerce's picture
13-KAAN'IN BIRAKTIÄžI(*) "Kuzu

KAAN'IN BIRAKTIÄžI(*)
"Kuzu da koyun kadar çabuk gider"

der Cervantes. Zamansız ölüm yoktur, erken ölüm vardır. Ölüm ölümdür, şu ya da bu biçimde oluşu pek bir şey değiştirmez. Yaşamı savunmak gerekir, ancak ölmeyi bilmek de bir şeydir. Bazen ölüm bizi yakalar, bazen biz ölümü yakalarız elimizle.
Yaşamın varoluşsal değeri, yani yaşamaya değer olup olmaması bir yana, onda her şeyin bazen insanın üstüne üstüne gelip her şeyi anlamsız kılarcasına bulandırdığı kesindir. İnsan ölmek hakkını kullanabilir. Kaan da öyle yaptı, ölmek hakkını kullandı. Her şey insana ölümü düşündürebilir, olumsuz şeyler kadar olumlu şeyler de.

Henüz çocuksu arayışlarla belirgin ama güzel sezgilerle dolu genç şiirinde yoğun bir ölüm duygusu dışlaşıyor. "Asit döktüler içimize" diyebilen genç bir şair hemen sonra "ses oldu ölüm, cesaret" diyebiliyorsa, yaşamakla ölmek arasında gidip gelen bir sarkacın tık tıklarını bütün varlığında duyuyor demektir. Onun genç şiirine pek gitmeyen 'susmak kutsalmış, ölüm de" sözleri yaşamı tartışan bir ruhun seslerini taşıyor.

Kaan İnce'nin ince duyarlılıklarla dolu genç şiiri tepe noktasına ulaşamadan düşmüş her şey gibi uzun uzun gönlümüzü burkacak, bize her zaman şu ya da bu nedenle eksik bıraktığımız, eksik yaşadığımız, göze alamadığımız, göze alsak da bulamadığımız şeyleri düşündürecek. Bunca uyarsızlığın, bunca tutarsızlığın, vurdumduymazlığın, kabasabalığın arasında bir çocuğun ölümü, onurlu bir gidişten başka bir şey değildir.

Bu gidişte bizi uzun uzun düşündürmesi gereken gizler vardır. Bu gizleri sökebilecek miyiz? Kaan bu dünyaya iki satırla da olsa kendini bırakıp gitti. Bizi bize duyurabilmek, bizi kendi üstümüze düşündürebilmek için dizeler bıraktı bize. Taptaze şiiri hiç eskimeden kalsın belleğimizde. Onu bize anımsatırken bizi bize duyurabilmek için, bizim kendimize bazı sorular sorabilmemiz için.

AFŞAR TİMUÇİN

(*) Papirüs Yayınlarında çıkan birinci baskıdan

okyanusarisa's picture
14-yutkun yaşamı dünya

yutkun yaşamı dünya boğazında kalmasın

yutkundum. ama g(s)özlerinin ardındakileri gördüğümde, yeniden başladım çığlık çığlığa ağlamaya.
yürek sökenim...

Mrs. Anne Smith's picture
15-yaşamı savunmak ölmeyi

yaşamı savunmak ölmeyi seçerek yapılan birşey değildir..yaşam, her koşulda yaşamayı bilmeyi gerektirir, savaşarak ve mücadele ederek önümüze gelene..kendi canını alan acizdir, ölmeyi herkes bilir, çıkışın en kolay yoludur.

sonerce's picture
16-yaÅŸayan ÅŸiir, yaÅŸayan

yaÅŸayan ÅŸiir, yaÅŸayan ÅŸair.
sonerce

zincirlikuyumezarligindakizincirinensonundakizincirkulpu's picture
17-kadıköy'de, sabah ezanına

kadıköy'de, sabah ezanına çeyrek kala intihar etmiştir kendisinden geri kalan herkesi.

sivilhayvan's picture
18-ben çok severim bu şairi.

ben çok severim bu şairi. yazmaya kıyamadığım bir şey var onda. o yüzden kalsın gerisi.

admin's picture
19-isminin ortasından bir harf

isminin ortasından bir harf düşüren şair

Antiope's picture
20-GECE ŞİİRLERİ 1. D E V R

GECE ŞİİRLERİ

1. D E V R İ K Y Ü R E K S A V U N M A S I

Çiy doladım kasnağına gecenin. Işıksızlığın hep
yoksul yalnızlıklara çıkması doğurur o rüzgârı.
Giz dizilmiş çardaklar incir kokulu, çiçek hattı
gözlerine doğru. Kokunda korku. Kafka; mürekkebini
içtiğim mevsimsiz aşk. Ölümün önünde yayılan;
çıbanı yüzümün. Devrik yürek savunması ömrüm.
Yaşlı bir adam vurgun yemiş. Kuşlar. Düşler.
Kapılma saatleri, basamaklarında ateş yatan zaman
merdiveninin dik soluğuna. Ve çekip giden bir ben,
aynı denize, irkilen iskeleden.

2. I S S I Z L I K S Ü R Ü S Ü

Sıcak bir buğu düşürdüler ceplerinden, kışın gelişini
gözlerime yıkan gölgeler, ölüme giderken. Sonuna vardım
ufuk renginin, gündüz rüyalarımda gördüğüm. Gün sayıyor
kör eşgalim. Sönüyor gülüşüm, gülün bağrında ikindi vakti.
Zaman çağlıyor, ömrümü biçmeden. Çölde ıssızlık sürüsü
gecelerim. Pencerelerden akan yollarda usulca büyüyor
hüzün. İsyan dumanları. Bir kıyı, boğulduğum. Suçluyum.
Talan edilmiş sokaklara yeleler taktım, yenilgilerimi
asmak için. Korku salmış düş dudaklarına. Üzgünüm.

3. B U Y R U K

Gecenin deniz kanatlarında, bir kuşun sesine dalmış
düş topluyorum, gözlerime öpücük. Kendine açan bir ışığı
emiyor kalbim. Kara tren, sisler durağında akıntısı
kavuşmanın. Ten, sahili gurbetin. Dalga dalga köpürüyorum
aÅŸka. Buyruk: Tez boynu vurula!

4. H A R İ T A

Haritası parçalandı ellerimde gecenin, bir yitiriş değil
bu, sınırları tutamadım yerinde, gözlerime doldu sular,
şimdi zaman oynak bir gölge. Nasıl başlasak geri dönmemek
için? Hüzünkıran ardında saklanan kalbimle, artık, okyanuslara
açılmak geçmeli içimden. Biliyorum. Ama kavuşmalar ayrılıktır
bazen.

Kaan İNCE