her şeyin önceden belirlendiğine inanan görüş.
kitap hazır. biz sadece yaşıyoruz.
kadercilik
admin Sun, 02/10/2008 - 20:27»
| |
||
kafamız dolu |
||
|
|
kadercilikadmin Sun, 02/10/2008 - 20:27her ÅŸeyin önceden belirlendiÄŸine inanan görüş. » görüntülenen son 5 baÅŸlık |
tam şu anda 0 yazar ve 0 ziyaretçi online
|
| Copyright © kafamız dolu Powered by korsan sozluk Designed by Admin |
# bu sözlük bir "korsan kemalizm™" kuruluşudur. 18 yaş altındakilerin sitede dolaşması entry okuması ve başlık eklemesi sağlık açısından sakıncalıdır. yok ben 17 yaş üstüyüm diye bizi kandırırsanız bu sizin bileceğiniz iş. annenize babanıza ve de velilerinize durumu izah ederiz. yazarlara telif hakkı verilmemektedir. yazarların entry hakkı atılana kadardır. atıldıkları andan itibaren yazdıkları kamu malı sayılıp tmsf'ye devredilecektir. sitede verilen bilgiler gerçek değil matrixtir bu yüzden "abi ben ödevde kullandım hoca sıfır verdi" "verdiğiniz ilaç bilgisi yanlıştı, kör oldum." "dini site linki diye tıkladığım web sitesi erotik hikaye sitesi çıktı" gibi sorunlarda hiçbir sorumluluk almıyoruz. yok "ben sıfırı göze aldım", "boşver abi, kör olayım.", "yahu ne olacak siz link verdiniz, biz de kapatma tuşunu biliyoruz evelallah" derseniz lütfen kaynak belirtiniz. ayrıca TCK'ya aykırı maddelerden tırstığımızdan hemen yayından kaldırıp "görmedim, biri bişi mi yazdı." deyip yalan da söyleyebiliriz. * ayrıca bu sitede alıntı çalıntı bilgiler de çoktur. genellikle telifsiz yerlerden alıntılar ve çalıntılara müsade edilmektedir. rahatsız olduğunuz entry ve başlıklar için lütfen korsansozlukcu@gmail.com mailini kullanarak yönetimle temasa geçiniz. herkese iyi uçuşlar ... # |
|---|
1-eşşeğini önce sağlam
eşşeğini önce sağlam kazığa bağla sonra Allah'a emanet et!!
2-(bkz. predestined) (bkz.
(bkz. predestined)
(bkz. predestination)
3-(bkz. kadere boyun eÄŸmek)
(bkz. kadere boyun eÄŸmek)
4-(bkz. pre-determinist)(bkz.
(bkz. pre-determinist)(bkz. predetermination)
ömer hayyam'ın kaderci olduğunu söyleyebiliriz. pre-determinist ya da. özellikle rubailerinde madem cennete, cehenneme gidecekleri daha başta belirledin, o zaman bırak da eğleneyim, şu şarabı ağız tadıyla içelim, cehenneme gidiyorum madem gibi söyleyişleri var.
kader ve kaza kavramları ise kelam alimleri arasında en çok tartışılan ve ortak bir konsensusa varılamayan konulardır. çeşitli itikat okullarına bağlı alimler tarafından yazılan akaid kitaplarında kaza ve kaderin farklı tanımlamalarına ulaşıyoruz.
bazı hadisler var ki kader konusu hakkında beni şüpheye ya da ikileme düşürüp bocalatıyor.
mesela, "sadakayı çokça veriniz, sadaka verenden allah kaza ve belaları uzaklaştırır." hadisi. yani başına büyük ya da küçük bir musibet, kaza gelecek ama sen bol bol sadaka veriyorsun ve allah seni esirgeyip, bağışlıyor. kazayı kaderden ayırırsak şayet, ki kaza dilemek manasına da geliyor, allah'ın takdiri değişmiş oluyor ama kader sabit olarak duruyor diyebiliriz.
ama bazı kelamcılar kaza ve kaderin eşdeğer olduğunu, aynı şey olduğunu söylüyor.
mülteka ve mülteka'nın şerhi damat'ta (islam hukuku kitapları) namaz bahsinde geçen sahih bir hadis var, "allah, düzenli olarak aksatmadan beş vakit namaz kılan müminleri büyük günah işlemekten alı koyar." buyuruyor allah resulü.
yani mesela pre-determinist olarak olaya yaklaşan birisi başıma gelmesi gereken herşey zincirleme bir ağla örülmüştür ve değişmez diyecektir. oysa büyük günah işlemeye müsait olan -ki inançlı inançsız herkes hata yapmaya ve günah işlemeye müsaittir insan ve cin olarak- birisi düzenli olarak namaz kıldığında büyük günahlara meyli ve isteği olsada muhafaza edileceği, yani bir şekilde peygamberler gibi "mahfuz" edileceği müjdeleniyor.
ben şahsen bu hadisin anlamını idrak ettim pratik hayatta. doğru düzgün namaz kıldığım zamanlarda mesela istesemde pislik yapmıyorum, ya da pisliğin içinden tertemiz çıkıyorum.
ama aksatarak ya da periyodik aralıklarla bıraktığım zaman namazı, mutlaka kötü bir şeyler oluyor. dünyevi olarak güzel şeyler ama uhrevi olarak azap gerektirici şeyler bunlar.
başka bir hadiste resulullah, "bol bol akraba ziyareti, sıla-i rahim yapınız, allah sıla-i rahim yapanın ömrünü uzatır" buyuruyor.
bu en çok kafamı kurcalayan ve beni düşündüren bir hadis kader konusunda. kader ve kaza tüm yekun olarak levhi mahfuz'da kayıtlanmış ve biz buna iman ediyoruz.
amentü'de, "ve bil kaderi, hayrihi ve şerrihi minallahi taela" kaderin, hayrın ve şerrin alllahtan olduğuna iman ettim" diyoruz.
ve biz inanmış müslümanlar olarak gelmiş ve gelecek herşeyin, kaderin levhi mahfuz'da tutulduğunu biliyoruz, bilmiyoruz, bilemeyiz ama iman ettik buna.
ama hadiste, akraba ziyaretini çokça yapanın ömrü uzatılır, buyruluyor. yani benim 29 yaşında ölmem gerekiyor belki bir araba kazasında, ama bol bol akraba ziyareti yaptığım için ömrüm uzatılıyor ve 45 yaşında ölüyorum, kazalardan da sadaka vererek kurtuluyorum ama 45 yaşında 29 yaşında ölmek gereken yerde ve kazada ölüyorum. ama henüz ölmedim. ama herkes gibi öleceğim.
bir de en önemlisi son nefes. "itibar son nefestedir" diyoruz. belam ibni bağura var mesela, musa aleyhisselamla çağdaş yaşamış yahudi alimi. ismi azam-ı biliyor. yahudiler gidip musa peyganbere beddua etmesini istiyorlar, ismi azamı okuyarak. ilk başta, allahın peyganberi o, hak peyganber, nasıl beddua edebilirim diyor. ama sonunda karısı vasıtasıyla belam'ı ikna edip kandırabiliyorlar. o da ismi azamı ağzına alıp beddua ederken, diliyle boğuluyor. bu habere tefsirlerden ulaşıyoruz. yani son nefeste yaptığı iş şer ve küfür bir iş. ve azgınlardan, kafirlerden olduğu zikrediliyor belam'ın. o kadar uzun yaşa, hikmetli, bereketli, hayırlı işler yap ve son nefesinde küfür, şer içinde geber. allah'ın takdiri yani.
firavun ya da, yüze yüze sonuna geliyor, ve kızıldeniz üzerine kapanınca secde ederek, "tamam musa'nın iman ettiği allaha iman ettim" diyor. ama son nefesi bıçak kıçına dayanınca oluyor bir şekilde. ama sonuçta insanların cenneti cehennemi yok. taktir allah'ın.
ben kaderi son nefes olayından irdeliyorum sadece. son nefes yani çok önemli ve ne zaman olduğunu bilmiyoruz. mühim bir olay.
kader için mesela basit bir örnek verilir.
çiftçisin, tarlayı ekiyor, sürüyorsun bir sene. sonra allah'a tevekkül edip beklersin. mevsiminde bereketli yağmurlar yağar ve bereket olursa bol ürün alıyorsun. ya da kıtlık olur, yağmur yağmaz, aşırı güneş çıkar tüm ürünlerin yanar. bu da allah'tan.
ama ben müslümanım, hristiyanım, yahudiyim, allah herkesin rızkını veriyor, açlıktan ölmeyiz kaderimizde yoksa, çalışmama gerek yok, tarlayı allah ve melekleri sürsün diyorsa bir zenci, uçmuş gitmiştir zaten. kader çarpmıştır onu.
nasıl vaaz ediyorum :) (bkz. i am a preacher)
5-Fatalizm, yani herÅŸeyin bir
Fatalizm, yani herşeyin bir nedeni vardır Ahmet Abi. Tesadüfü geçtik tevekkülde biraz duralım. Sen geç sağa sinyalini vermeyi de unutma.