kahtali mici

mıçı mustafa nın sevimli halidir. ya ne gülüyonuz!...

sakat şemsi's picture
1-cumhuriyetin dipkültürel

cumhuriyetin dipkültürel çıkışı ve sürekliliği nedeniyle hoşgörmediği kamusal estetiği yaralayan habitusundan dolayı kenarladığı hatta darbe döneminde uzun vakit geçerli yasaklarla susturduğu ancak küresel-neoliberal çağcıllığımzda yerelliklerin yükselişi gereğinden yanaklarının okşanmasına tahammül etmek mecburiyetinde kalınan aslında sanatın ülkemizde kitsch temsilcisi şahsıhususi düşman çatlatan derya soluyan katışıksız taşra hüviyeti nedeniyle metropollerde açıkça sahiplenilemeyen karaşıngillerdenkişi

admin's picture
2-bir forumda şöyle

bir forumda şöyle yazmışlar hakkında

Kahtalı Mıçı

Yaklaşık 35 yıldır sanat camiasının içinde yeralan ve adeta sahnelerin tozunu yutan Mustafa Arslan, nam-ı diğer Kahtalı Miçe, bugün 52 yaşında olmasına rağmen Adıyaman yöresinin sesi olmaya devam ediyor. Bazı isimler var kentleriyle özdeşleşen... Diyarbakır’lı Celal Güzelses, Urfalı Kazancı Bedih....Ve Kahtalı Mıçe gibi... Belki kasetleri satış patlaması yapmıyor ama gönüllerde, hele hele yöre insanlarının gönüllerinde patlama yaptıkları inkar edilemez...

Çocuk yaşta farkedilmiş yanık sesi... Dost meclislerinin vazgeçilmez ismi olmuş. Büyükleri daha o zaman “Mustafa türkücü olacak”demişler. O da mahcup etmemiş büyüklerini, o gün bugündür sesi hep gür çıkıyor. 30’a yakın kasedi var, onlarca şiiri, bir o kadar da bestesi.

Kahtalı Miçe, memleketinin sokaklarına çıktığında ise olaganüstü ilgi görüyor. Bazen, yürümekte güçlük çekiyor. “Siyasiler bile bu kadar ilgi görmüyor. Biz Miçeye gönülden bağlıyız” diyor hemşehrileri. Kahtalı ve arkadaşlarının sanat yolculuğu bundan 35 yıl önce başlamış. Aziz Çelik, Ozan Hasan Durmaz ve Kahtalı Miçe, ilk kasetlerini bir toprak evde doldurmuşlar. Hasan Durmaz, o günleri şöyle anlatıyor: “O zamanlar Adıyaman’da stüdyo yok. Bizde kaset doldurmak istiyoruz. Tüm hazırlıklarımızı yaptık. Ne yapalım, ne edelim diye düşünürken, birden aklıma baba yadigarı evimiz geldi. Toprak olduğu için ses yankısı yapmıyordu. Hemen hazırlıkları tamamlayıp ilk kasetimizi orada doldurduk.”

“Gurbet kuşu”, “Karagözlüm” ve “Sakine” sivrilen parçaları olmuş Kahtalı Miçe’nin... Kasabada başlayan sürgünlerle, cezaeviyle ve sahne ışıkları altında devam eden uzun bir yol öyküsü Kahtalı’nın ki..

O hayallerinde de olsa doğduğu yerlere hep geri dönüyor. Ve belki bir gün kendi gibi, başka hemşehrilerinin de bu bayrağı devralmasını sabırla bekliyor.

Bir şarkılık sahte ünlüleri değil, uzun soluklu bir nefesin yine bölgesinden yükseleceğinin umudunu hep içinde taşıyor

akl-ı evvel's picture
3-ibrahim tatlıses halt

ibrahim tatlıses halt etmiş.siz bunu kahtalı mıçı'dan dinleyin.

bkz. tik dedi

sivilhayvan's picture
5-türkülerinden örnek

türkülerinden örnek vermeyeceğim sanıyorsanız yanıldınız. o nun başı kel mi. cevabı evet ama ben örnek verecem.