babamın kütüphanesinden bir ian fleming kitabında tanıştım zat-ı dullarıyla. korkusuz james bond fısır fısır yedi, hiç kıpraşmadan bi saat ecel terleri dökmüştü dul örümceğin yüzünden. örümcek bond'un bir ucundan öbür ucuna uygun adım yürüyerek çıktı.tabii sonunda dul'un ölümü bond'un elinden oldu. uçanla kaçan abi,kurtulmaz anglo saksonyalı'nın elinden..
babamın kütüphanesinden bir ian fleming kitabında tanıştım zat-ı dullarıyla. korkusuz james bond fısır fısır yedi, hiç kıpraşmadan bi saat ecel terleri dökmüştü dul örümceğin yüzünden. örümcek bond'un bir ucundan öbür ucuna uygun adım yürüyerek çıktı.tabii sonunda dul'un ölümü bond'un elinden oldu. uçanla kaçan abi,kurtulmaz anglo saksonyalı'nın elinden..
Amazonlar da bunlara özeniyor zahir, tarz aynı zira.
bindiği dalı keser,yer bide...
(bkz. nankör)
tam o uçuş anında ye beni yawrum diyon ya.işte bu yiyiyo seni.
erkeklerinin ocağına incir ağacı diken dul örümceklere denir...