| |
||
kafamız dolu |
||
|
|
tam şu anda 1 user ve 3 ziyaretçi online
|
| Copyright © kafamız dolu Powered by korsan sozluk Designed by Admin |
# bu sözlük bir "korsan kemalizm™" kuruluşudur. 18 yaş altındakilerin sitede dolaşması entry okuması ve başlık eklemesi sağlık açısından sakıncalıdır. yok ben 17 yaş üstüyüm diye bizi kandırırsanız bu sizin bileceğiniz iş. annenize babanıza ve de velilerinize durumu izah ederiz. yazarlara telif hakkı verilmemektedir. yazarların entry hakkı atılana kadardır. atıldıkları andan itibaren yazdıkları kamu malı sayılıp tmsf'ye devredilecektir. sitede verilen bilgiler gerçek değil matrixtir bu yüzden "abi ben ödevde kullandım hoca sıfır verdi" "verdiğiniz ilaç bilgisi yanlıştı, kör oldum." "dini site linki diye tıkladığım web sitesi erotik hikaye sitesi çıktı" gibi sorunlarda hiçbir sorumluluk almıyoruz. yok "ben sıfırı göze aldım", "boşver abi, kör olayım.", "yahu ne olacak siz link verdiniz, biz de kapatma tuşunu biliyoruz evelallah" derseniz lütfen kaynak belirtiniz. ayrıca TCK'ya aykırı maddelerden tırstığımızdan hemen yayından kaldırıp "görmedim, biri bişi mi yazdı." deyip yalan da söyleyebiliriz. * ayrıca bu sitede alıntı çalıntı bilgiler de çoktur. genellikle telifsiz yerlerden alıntılar ve çalıntılara müsade edilmektedir. rahatsız olduğunuz entry ve başlıklar için lütfen korsansozlukcu@gmail.com mailini kullanarak yönetimle temasa geçiniz. herkese iyi uçuşlar ... # |
|---|
1-iyi şarkıcıydıallah
iyi şarkıcıydıallah rahmet eylesin. ancak öldükten sonra onda olmayan birçok özellik atfedildi. biraz abartıldı. toplum olarak sahip olduğumuz bir hasalıktır bu. "ölünün ardından iyi konuşmak" güzel bir gelenek, buna dediğim bir şey yok, yanlış anlaşılmasın, ancak abartıp şeyini çıkarmamak lazım...
2-salkım söğütten, Baba
salkım söğütten,
Baba ben yıkıcıyım ama
Kendini bilmez deÄŸilim
YaÅŸamak istiyorum sadece
Kendi savaşlarım uğrunda
Ben sadece ben olmak istiyorum
Işık hızıyla geçen zamanı
Yaşamak belki de çok zor
Korkuyorum ben geçmişten
Korkuyorum gelecekten
Ben sadece
Ben sadece ben olmak istiyorum
3-insan hayatinin hice
insan hayatinin hice sayildigi, kendinden baskasinin degersiz görüldügü, barisin ve kardesligin önemsiz sözcükler, insanin en degersiz sey oldugu ülkede yok olan sen, yok olan ben, yok olan sevgi, yok olan zaman, yok olan insan, yok olan.....yasam!
4-bugün ölüm
bugün ölüm yıldönümü
iÅŸte gidiyorum dedi ve ...
5-Gitmeseydin Söyleyecek
Gitmeseydin
Söyleyecek sözün, çalacak türkün vardı daha.
Karadeniz dalga dalga yüreğim kızılırmak.
Gitmeseydin
Açıp yüreğini hopanın uçsuz ovalarına şiir yeşil yeşil.
Derdimizi rehin bırakıp bi emanetçiye güneşin alasını çalacaktık tümörlü ciğerlerine.
Çay yerine keredi demleyip damıtacaktık amuslu hayatına.
Gitmeseydin
Buğdayın sarısında bulup çilemizi geçecektik ayının çağla gözlerinden.
Birlikte çekecektik sulardan ağı.Üstünde bizim denizin kokusu.Yüzün gözün balık pulu.
Karadenizin hırçın oğlu gitmeseydin
kendimizden verecektik ülkemize,gönlümüzden verecektik,ömrümüzden verecektik.
Bir davulun sesinde el verip halaylara kemençenle halaya duracaktık.
Ha uşak ha olmadı baştan tek pas tek.
Kimin için, bizim için ses verecekti anadolu.
Şimdi biz böyle eksik,biz böyle yarım ve yaralı.
Tabutunda Trabzonspor bayrağı söz verdi Atay Başkan bu yıl sizinkiler şampiyon.
Tabutunda resmin gözlerim uzaklara bakıyor.
Bizden olan ve bize dair olan ne varsa gözlerinde.
Gözlerine kurban olduğum bırakıp bizi engin kederlere nereye böyle
Gitmeseydin sevincine katılcak sevincimiz,ak ellere yakılacak kınamız, sevdiğine giydireceğimiz gelinliğimiz vardı.
Ey mavinin karaya donduÄŸu deli deniz.
Oğlumuzu verdik sularına.
Sularındaki kara matemimiz.
Şimdi bir ustura sessizliğindeyse eğer acımız ve böyle mahşer yeriyse yüreklerimiz bilki ölüm küçük KAZIM büyük diyedir..
gitmeseydin, keske gitmeseydin. (((
6-hissederek söyleyen adam.
hissederek söyleyen adam. laz uşağu. işçi. popüler kültür işi yapmadı. öldükten sonra grubu bir daha toplanamadı.
7-Haydar Ergülen 06/07/2005
Haydar Ergülen
06/07/2005
Bir ceket yaptırmak istemiş, şair ceketi. Benim de yok, olsaydı çıkarıp ona verirdim. Ben de bir ceket istemiştim, doçent ceketi, hani şu fitilli kadifeden olan. Geçen yıl oldu, geçen kışı fitilli kadifeden, yeşil doçent ceketimle geçirdim. Şair ceketi nasıldır bilmem, siyah mıdır, eski midir, modası geçmiş midir, görenler "bak şair geçiyor" mu derler, bilemem. Yine de bir şair ceketim olsun isterdim, çıkarıp o çocuğa vermek için.
İnsan, kardeşlerinin bazılarıyla hemen tanışamıyor, bazı kardeşlikler öyledir, birbirinizi nasipse yıllar sonra bulursunuz. Ömer adlı bir kardeşimin olacağı dünyada aklıma gelmezdi! Geldi, üstelik Ömer adlı bir değil, tam üç kardeşim oldu; biri 30 yıl önce Ömer Ateş Kızıltuğ, benimle 'yol kardeşi' olarak Cem'e gelecekti, biri Ömer Arakon, 20 yıl önceden, 'Gizli Kardeşler Kulübü'nden, biri de 5 yıl önce tanıştığım Ömer Elver, en küçük kardeşim. Âşık Mahzuni Şerif "Çok Aliler gördüm Osman çıktılar" dedi, ben de Ömer kardeşlerime "Sizi Ali gibi seviyorum" dedim, hem içimden geldi, hem de söyledim. Ömer Elver ve abisi Ali Elver'in yakın kardeşiydi o şair ceketli çocuk. Babylon'da konseri vardı, Ömer "beraber gidelim abi" dedi, dünya hali dünya belasıdır ya çoğu zaman, ne işim varsa o akşam gidemedim. Sonra da o çocuğun yakalandığı belayı Ömer kanalıyla gün gün izledim. İlk başta sevindim, vaktinde teşhis edilmişti, kurtulma şansı çok fazlaydı, kısa sürede geçecekti... Sonra her şey...
O çocuğun da kardeşim olduğunu o günlerde hissettim. O yaşlarda çocuklar vardır, devrimcilikleri abilerinden dolayıdır. Abiler 'hayat'la tanışır, devrimciliği uzaklarda küllenmeye yüz tutan bir ateşe bırakır, adları Devrim, Deniz, İnan, Mahir, Ulaş olan çocuklarıyla oyalanır, uzak-yakın kardeşleri ise bu ağır ve onurlu mirası bir 'şair ceketi'yle üstlerine alır, taşımaya koyulur. Şair ceketli o çocukla hiç karşılaşmadım, sesini duydum, gözleriyle tanıştım, sözleriyle ısındım, sesiyle kardeşlik içinde olduğumuzu anladım ve devrimin de hayat gibi ateşli bir hastalık olduğuna bir kez daha inandım.
Onu yitirdiğimiz günün ertesinde TRT 2'de bir konseri yayımlandı, yarı suçlu, yarı uykulu ve büsbütün koyu gözlerle ona baktım, şair ceketli çocuk o çocuktu: Süssüz, sokaktan yeni gelmiş, terli terli su içmiş gibi, içli, kederli, mahcup, muzip, bazen içine bazen dışına açık, tıpkı bir şairde bulmayı umduğumuz ne varsa, o haller içinde bir çocuk.
Sanki şair ceketini içine giymiş gibiydi.
O ceketi gönlüne giyeceğini öğrenmişti sanki ve bundan da yalnızca 'akraba'ların anlayacağı gizli bir sevinç duyuyordu.
Şimdi devrimcilerin 'sınıf'larının olmadığı, belki de 'sınıf'ın onları terk ettiği bir 'ilginç' çağda yaşıyoruz. Artık çeşitli 'akraba'ları var devrimcilerin, onlar için çalıp söylüyorlar, onlar için yazıp çiziyorlar.
Devrimci akrabalık tuhaf bir kabile: Eskiler, yeniler, köylüler, kentliler, "sayılırız parmak ile/tükeniriz kırmak ile" diyecek kadar az olduklarını bilenler. Akrabadan Cemal Süreya'nın şiirini hatırladım birden: "Biz kırıldık daha da kırılırız/Ama katil de bilmiyor öldürdüğünü/Hırsız da bilmiyor çaldığını/Biz yeni bir hayatın acemileriyiz". Dahası da var şiirin ama, yeter.
Şair ceketli çocuk, Kazım Koyuncu, benim hem devrimden, hem şiirden akrabam: Umay Umay'la Birgün'ün Pazar ekinde yaptığı söyleşide, "solcu bir babanın solcu oğlu" olarak; "Biliyor musun, o çocuk doğru bir çocuktu. Hep o çocuk oldum. Hiçbir şeyi terk etmedim. Şiir yazamadım evet... Vaktim yoktu." Diyordu. O çocuk doğru bir çocuktur, benim hiç görmediğim kardeşimdir. Enis Batur'un "Beşir Fuad: Yanlış kardeşim benim" dizesinden mülhem, şair ceketli o şair çocuk, Kazım Koyuncu, 'Doğru kardeşimdir benim'.
8-Çocukken şiirle güzel
Çocukken şiirle güzel oynuyordum.
Şairlerle çok uğraşıyordum.
Bir ceket yaptırmak istedim o zamanlar İstanbul a gelirken..,şair ceketi=)
geldiğimde şairlerin köprü altına gittiğini biliyordum.
Kocaman bir yalana hazırdım, muhtemelen ne ceketler diktiridim kendime..
köyümden çıkıp gelmiştim, orda başka şeyler okuyordum, burada başka başka şeyler okumaya başladım, açtırma ağzımı şimdi=)))).
Bak solcu bir babanın solcu oğluydum.
Solcular saçlarını uzatmıyordu o zaman. Dik yakalı devrimci kazağım….
Biliyor musun, o çocuk doğru bir çocuktu.Hep o çocuk oldum. Hiçbir şeyi terk etmedim. Şiir yazamadım evet..,vaktim yoktu. K.Koyuncu
9-ben senu sevdugumi
ben senu sevdugumi
10-Allah rahmet eylesin.
Allah rahmet eylesin. Bıkmadan dinleyeceğiz.
11-baba ben yıkıcıyım ama
baba ben yıkıcıyım ama ama kendini bilmez değilim yaşamak istiyorum sadece kendi savaşları uğrunda ben sadece ben sadece ben olmak istiyorum dediğinde sesini ilk defa sonrasında hep yaşacak güzelleme, gerçek bir efsane
12-gerçekten iyi olursanız,
gerçekten iyi olursanız, kendinizi ve kökünüzü iyi tanır onu sever ve orayla beraberce yaşarsanız hem başarılı olur hem de herkes tarafından sevilirsiniz.
bunu bize öğretti.
ruhu ÅŸad olsun
13-Son ana dek ölüme
Son ana dek ölüme inanmayan şarkıcı. Yurt dışındaki tedavi önerilerine şiddetle karşı çıkmış, ayağa kalkıp yeni albüm yapacağını söylemişti.
14-denizlerin çocuklarından
denizlerin çocuklarından dağların çocuklarına selam dediği için kendi halkı tarafından sevilmeyen laz şarkıcı...
15-hopanın asi kralı. çok
hopanın asi kralı. çok erken terketti bizi. harika şarkılara imza attı ve gitti.
16-kendisine ait bir
kendisine ait bir alıntı...
Bu arada; hiç başımızdan eksik olmayan gökyüzüne, günün karanlık saatlerine, ara sıra kopsa da fırtınalara, bir gün boğulacağımız denizlere, eski günlere, neler olacağını bilmesek de geleceğe, kötülüklerle dolu olsa bile tarihe, tarihin akışını düze çıkarmaya çalışan tüm güzel yüzlü çocuklara, Donkişotlar 'a, ateş hırsızlarına, Ernesto "Çe" Guevara'ya, yollara-yolculuklara, sevgililere, sevişmelere, sadece düşleyebildiğimiz olamamazlıklara, üşürken ısınmalara, her şeyden sıcak annelere, babalara ve tadını bütün bunlardan alan şarkılara kendi sıcaklığımızı gönderiyoruz. Kötü şeyler gördük. Savaşlar, katliamlar, ölen-öldürülen çocuklar gördük. Kendi dilini, kendi kültürünü, kendisini kaybeden insanlar, topluluklar gördük. Yanan köyler, kentler, ormanlar, hayvanlar gördük. Yoksul insanlar, ağlayan anneler, babalar, her gün bile bile sokaklarda ölüme koşan tinerci çocuklar gördük. Biz de öldük. Ama her şeye rağmen bu yeryüzünde şarkılar söyledik.Teşekkürler dünya."
17-ben seni sevdugumi oy
ben seni sevdugumi oy dünyalara bildirdum
endurdun kaslaruni babani mi eldurdum?
en dereye dereye al dereden taslari
gecti bizden sevdaluk al cebumden
al cebumden saclari....