Burada bahsedilen şey kızıl saçlı olmak değil tabi... :)
Şii mezhebinin bir koluna mensub olan bu topluluğa «mum söndürenler»(ben inanmıyorum böyle bişeye) «tavşan yemezler» «Ali Allahiler» adı da verilir.
Kızılbaş adı Şiiliğin bu koluna mensup olanların ilk zamanlarda kızıl taç ve hırka giymelerinden dolayı veriliyor. Aslında bu kıyafetin aslı Zerdüşt dinine bağlı Mazdek'ler, İslâmiyetten sonra Bâtıniler tarafından kabul ediliyor bundan dolayı bunlara kırmızı elbise giyenler deniyor.
alevilere giydirilen başlıktan mı kaynaklanıyor diye merak ediyorum. oysa ki osmanlı yahudi'ye de kırmızı başlık giydirmiş, belli olsun diye. bu tip yakıştırmaları insani bulmuyorum. güruh değerlendirmeleri.
ekşiden aydınlatma amaçlı alıntı;
hazret-i ali'yi halife tanıyanlar genellikle "alevi" diye anılmışlardır. aleviler, şiiler ve bektaşiler diye üçe ayrılmaktadırlar. şiiler iran alevileridir. kızılbaşlar, bir kısım türkmenlerden meydana gelmektedir. bektaşiler ise şehir alevilerine verilen addır.
anadolu'da yörük olarak yaşayan türkmen oymaklarından bir kısmı "alevi"dir. sünnilerce bunlar halk arasında "kızılbaş" demek alışkanlık haline gelmiştir.
anadolu alevileri, kızılbaşlardan başka şu kollara ayrılmaktadırlar:
- akbaşlar: abbasi devrinin alevileri
- açıkbaşlar: özbek türk alevileri
- yeşilbaşlar: şiiler yani acem alevileri
- karabaşlar: sıffin savaşında ayrılan şamlı aleviler
kızılbaş'ın kelime olarak hakaretamiz kullanılması da, bu sözden alınnmak da anlamsızdır. anadolu'da kızılbaş, bektaşi, tahtacı (bkz: tahtacılar) ve hurufî (bkz: hurufilik) adıyla yaşayan alevilerin sayısı 10-12 milyonu bulmaktadır. bunlar yarı gruplar halinde yaşamakta, birbirlerine töre ile bağlı bulunmaktadırlar.
kızılbaşlığın anadolu'da yayılışı kırşehir, ankara, sivas, diyarbakır, tunceli, erzurum ve kars'a kadar dayanmıştır. ayrıca güneyde toroslar'dan antalya'ya buradan da çanakkale'ye kadar uzanan bölgede yaşayan ve adlarına "tahtacı" denen göçebeler de kızılbaştır. ege'de izmir, manisa, kütahya, balıkesir çevresinde de kızılbaş köyleri bulunmaktadır.
orta anadolu kızılbaşları hacı bektaş-ı veli'nin çelebi ocağına, tahtacılar ise izmir'in narlıdere köyündeki "yanın yatır ocağı"na, aydın reşadiye'sindeki "hacı emir" ocağına bağlıdırlar.
kızılbaş diyormuş bize imansız
kızılbaş ne demek bilirmisin sen
Ali'den geliyor soyumuz bizim
kızılbaş ne demek bilirmisin sen
kızılbaşım aleviyim
hem aliyim hem deliyim
horasandan bir veliyim
varsın desinler kızılbaş
kızılbaşa boş ifita edenler
helal degil haram lokma yiyenler
ömür boyu çirkeflere girenler
12 imamdan gelir soyumuz bizim
alevilik hak yemez gercektir yolu
hünkar hacı bektas-ı veli pirimiz ulu
seni gidi yezid mervanın soyu
kızılbaş ne demek bilirmisin sen
alinin askeri kızıl giyerdi
hiç korkmadan düşman üzerine giderdi
yezidler bunlara kızılbaş derdi
kızılbaştan geliri adımız bizim
kerbela da şehit düşen veliler
bunu bilmez cahil ile deliler
horasandan müslimler yeseviler
ehlibeytten gelir soyumuz bizim
yaratmıştı insan ile hayvanı
kafir kaldır şu gönlünden gümanı
kimden ezber ettin sen bu yalanı
kızılbaş ne demek bilirmisin sen
bir adım kızılbaş bir adım ali
bütün kularına bizleriz veli
yetiş imdadıma hünkarı veli
hacılarla gecer ömrmüz bizim
ızdırapla gecer günümüz bizim
muhammed mustafa kıblegahımız
mazlumlarız yerde kalmaz ahımız
dogruluktan gecer dergahımız
harama uzanmaz dilimiz bizim
harama çözülmez belimiz bizim
GÜLABİ yem ne diyem cahile
sohbet etme sakın münkir kör ile
alevi sahiptir ELE DİLE BELE
kızılbaş ne demek bilirmisin sen
Aşık Gülabi
Burada bahsedilen şey kızıl saçlı olmak değil tabi... :)
Şii mezhebinin bir koluna mensub olan bu topluluğa «mum söndürenler»(ben inanmıyorum böyle bişeye) «tavşan yemezler» «Ali Allahiler» adı da verilir.
Kızılbaş adı Şiiliğin bu koluna mensup olanların ilk zamanlarda kızıl taç ve hırka giymelerinden dolayı veriliyor. Aslında bu kıyafetin aslı Zerdüşt dinine bağlı Mazdek'ler, İslâmiyetten sonra Bâtıniler tarafından kabul ediliyor bundan dolayı bunlara kırmızı elbise giyenler deniyor.
alevilere giydirilen başlıktan mı kaynaklanıyor diye merak ediyorum. oysa ki osmanlı yahudi'ye de kırmızı başlık giydirmiş, belli olsun diye. bu tip yakıştırmaları insani bulmuyorum. güruh değerlendirmeleri.
ekşiden aydınlatma amaçlı alıntı;
hazret-i ali'yi halife tanıyanlar genellikle "alevi" diye anılmışlardır. aleviler, şiiler ve bektaşiler diye üçe ayrılmaktadırlar. şiiler iran alevileridir. kızılbaşlar, bir kısım türkmenlerden meydana gelmektedir. bektaşiler ise şehir alevilerine verilen addır.
anadolu'da yörük olarak yaşayan türkmen oymaklarından bir kısmı "alevi"dir. sünnilerce bunlar halk arasında "kızılbaş" demek alışkanlık haline gelmiştir.
anadolu alevileri, kızılbaşlardan başka şu kollara ayrılmaktadırlar:
- akbaşlar: abbasi devrinin alevileri
- açıkbaşlar: özbek türk alevileri
- yeşilbaşlar: şiiler yani acem alevileri
- karabaşlar: sıffin savaşında ayrılan şamlı aleviler
kızılbaş'ın kelime olarak hakaretamiz kullanılması da, bu sözden alınnmak da anlamsızdır. anadolu'da kızılbaş, bektaşi, tahtacı (bkz: tahtacılar) ve hurufî (bkz: hurufilik) adıyla yaşayan alevilerin sayısı 10-12 milyonu bulmaktadır. bunlar yarı gruplar halinde yaşamakta, birbirlerine töre ile bağlı bulunmaktadırlar.
kızılbaşlığın anadolu'da yayılışı kırşehir, ankara, sivas, diyarbakır, tunceli, erzurum ve kars'a kadar dayanmıştır. ayrıca güneyde toroslar'dan antalya'ya buradan da çanakkale'ye kadar uzanan bölgede yaşayan ve adlarına "tahtacı" denen göçebeler de kızılbaştır. ege'de izmir, manisa, kütahya, balıkesir çevresinde de kızılbaş köyleri bulunmaktadır.
orta anadolu kızılbaşları hacı bektaş-ı veli'nin çelebi ocağına, tahtacılar ise izmir'in narlıdere köyündeki "yanın yatır ocağı"na, aydın reşadiye'sindeki "hacı emir" ocağına bağlıdırlar.
(matarama su ko, 24.07.2004 09:44)
adamın biri bir yarışma programı sunucusu -ismi lazım değil- programında bu sözü kullandığı için yıllarca program yapamamıştı
Aleviler tarafından hakaret olarak algılanmıştı
Ölme Pir Sultan'ım yaşa
Yandı Sivas baştan başa
Eli kanlı Hınzır Paşa
Kızılbaş mı karabaş mı?
Vala kızılbaş ya da alevi. Pek bi sevdiğim insanlardır. Herkesin dini kendisine.