Kürt Şiiri Antolojisi, binlerce yıllık bir şiir serüveninin en büyük fotoğrafıdır. Yalnızca yok sayılanı değil, yok sanılanı da ortaya çıkaran, geniş bir coğrafyaya yayılmış Kürtçe’nin edebî servetine odaklanan bir çalışma. 293 şairin, 520 şiirini Türkçe çevirisiyle birlikte sunan bu antoloji, yalnızca güncele değil, tarihsele de ışık tutacak bilgi ve belgeler içeriyor.
Kürt Şiiri Antolojisi, hem Kürtçe ve Kürt edebiyatıyla, hem de genel olarak klasik Doğu edebiyatıyla ilgili genelgeçer belirlemeleri tartışmaya açan ve tartışılır kılan bir kitap. Kürt şiirinin tarih içinde geçirdiği aşamalar ile Kürt şairlerinin değişen sosyolojik-sınıfsal profillerini ortaya seren bu kitap, büyük mesnevilerden en eski cem şiirlerine, mevlitlerden öncü şiirlere, tekke ve saray edebiyatının önemli şiirlerinden Batınî mezheplerin kodlanmış şiirlerine ve kozmogoniye ilişkin şiirlerden çağdaş şiire açılan geniş bir edebî pencere.
Kürt Şiiri Antolojisi, yalnızca bir dili ve şiirini tanımak için değil, değişik nedenlerle gün yüzüne henüz kavuşmakta olan bir şiirin, tarihin insafıyla bugüne kalan olağanüstü zenginliğinin vesikası.
alıntıdır.

1-Koca bir tarih serilir
Koca bir tarih serilir yüreğinize...Ederi düşünülmemeli ve antoloji edinilmeli.
2-kürdün kurtla imtihanı
kürdün kurtla imtihanı bir yerde. töbe or not töbe!....
3-Köpek, diliyle içer
Köpek, diliyle içer suyu
Kurt, soluğuyla
Yüreğinin kokusunu taşır
Boynundaki kutup çiçeği
Öfkeli değil lacivert
Yırtıcı değil sıcak.
Kurt: büyük karbonun sesi
Karanlıktan çağlayarak
Atardamarıyla koşar,
Ulur gözlerinin arasıyla.
Kıt karınlı, iki mevsimli
Yazları kızıl kışları ak
Bir şimdiki zaman içinde
Belleğini örttükçe tipi
Unutuşun gri tipisi
Yorgun atların tarazlı tipisi
Ay tutulur gözlerinde
Kaçar ufuk
Bulanır gezegen.
Erzurum´da Horasan´da
Bütün kuzey yarıkürede
Çağlar boyunca kurt
Yekpare bir kemik halinde
Tek bir kurtta yaşadı
Sonra papağanlar geldi
Gözlüklü yılan Hint´ten geldi
Maymunlar Madagaskar´dan
Ornitorenk Avustralya´dan
Denizler büyüdü
Gece azaldı.
Kurt, soluğuyla içer suyu
Köpek, diliyle
Köpek: ılık profesyoneli
İpeğin, camın, korunun
Eti havayla dolu
Burnunda sinir, kıçında peri
Bakkal, tefeci, orospu
Hayvan hikayesi düzenlerin
Ve tanrının koyunlarını
Güden çobanın dostu
Ödleriyle öten kuşlar gibi
Havlaya havlaya kirlenir
Düşen kulaklarıyla birlikte
Buruşur sevinci
Ama diktiler mi kurdun karşısına
Ağzı cehennemleşir.
Kurt altı yavru doğurur
Köpek olur bunlardan biri
Cemal Süreya
4-abartılı fiyatı olan
abartılı fiyatı olan güzel bir eser...
korsana düşsede alsak başka türlü zor...
5-'Kürt şiiri sözcüğü
'Kürt şiiri sözcüğü keşfetti'
İKİ ciltlik "Kürt Şiiri Antolojisi"ni (Agora Kitaplığı) hazırlayan Selim Temo ile yapılan söyleşiye Birgün Gazetesi'nin attığı başlık: "Kürt şiiri sözcüğü keşfetti!" (14 Ekim 2007). Gökhan Gencay'ın yaptığı söyleşiyi çok dikkatli okudum. Bu cümleyi Selim Temo söylememiş, marifet gazetenin. Bir metin sözcüğü keşfetmeden zaten şiir olamaz. Gazeteciler şiir, edebiyat ve sanat işlerinde çok daha dikkatli olmalı.
SAKAL-BIYIK İŞLERİ
Selim Temo'nun antolojisi toplam 1526 sayfa. Ciddi bir çalışmanın ürünü olduğu her halinden belli. Bu yazıyı Selim Temo'yu ve Agora Kitaplığı Yayınevi'ni kutlamak için yazıyorum. Kürtçe bilenlerin ve özel ilgi duyanların dışında Türkiye edebiyat ortamı Kürt şiiriyle tanışacak. Bu çok önemli. Çünkü bir halkın zihinsel ve duygusal yapısının en gizli, en gizemli doku ve dokumaları şiirlerde bulunur.
Selim Temo, "Kürtçe yazmak kahramanca bir eylemdir. Ama bu edebiyatın okuru oluşmalı. Daha çok kitap çıkmalı, daha çok dergi olmalı, Kürt dili ve edebiyatı üstündeki baskılar tamamen kaldırılmalı. 'Daha çok' dediğim her konunun, güncel siyasal durumla ilgisi var elbette. Anadilde eğitim olmazsa, bir okur kuşağı nasıl oluşabilir?" diyor.
Selim Temo böyle bir soru sormakta haklı. Kürtler edebi Kürtçeyi bilmeden nasıl şiir yazıp, nasıl okuyacaklar? Bunun tek yolu anadilde eğitim mi, yani Kürtçe eğitim-öğretim mi? Bu sorunun yanıtı politikayı ilgilendirir: Anaokulundan doktora sonrasını da kapsayacak bir Kürtçe öğrenim sisteminin uygulanma olanağı ancak federal bir ortamda olabilir. Federal sistemin bir adım sonrası da bağımsızlık. Önümüzdeki günlerde çok tartışılacak konular?
Ama üniter sistemde de okullarda Kürtçe, Kürt edebiyatı öğretmek ve öğrenmek mümkün olabilir. Bu Kürtçe öğrenim anlamına gelmez. Sakal-bıyık işleri canımı sıkıyor!
Zaman Gazetesi'nin yayınladığı Kitap Zamanı'nın 22. sayısında "Kürt şiiri antolojisi" hakkında bir haber okudum: Selim Temo, kendisi de aralarında olmak üzere, Türkçe yazan Kürt şairleri antolojisine almamış. Antolojiyi inceledim. Haber doğru. Haberi yazan M. İlhan Atılgan şöyle bir yorumda bulunuyor: "Demek ki, şair, yazdığı dilin şairiydi. Demek ki, bir yazarın aidiyetini milliyeti değil yazdığı dil belirliyordu. Demek ki, yazarlar yazdıkları dilde kalıcı oluyor, o dilin edebiyatına ekleniyor, o dil sayesinde yüceliyorlardı. Frankfurt Edebiyat Evi'nde, Türk edebiyatını temsilen İngilizce yazdığı bir hikáyeyi İngilizce okuyan Elif Şafak'ı dinlerken bunları düşündüm."
AİDİYET DNA'SI
Türkiye'de Kürt milliyetçiliğinin yükselişe geçmesi, Türkçe yazan Kürt kökenli yazarları sıkıntıya soktu. Bunun üzerine, kendi varlıklarını meşrulaştırmak için Türk şiiri yerine Türkçe şiir formülünü icat ettiler. Hürriyet Gazetesi'nde ve edebiyat dergilerinde bu formüle şiddetle karşı çıktım, edebiyatta tek ölçünün "yazılan dil" olduğunu defalarca yazdım. Selim Temo, derlemesine sadece Kürtçe yazan şairleri alarak ve çalışmasına "Kürt Şiiri Antolojisi" adını vererek "Türkçe şiir" sapıncını ileri sürenlere doğru yolu göstermiş oluyor.
Yazarların, şairlerin anayurdu, aidiyet DNA'sı içinde yazdıkları dildir!
özdemir ince- 4 kasım 2007, hürriyet...
6-Gerek içerik gerekse
Gerek içerik gerekse ebatından dolayı kürtleri hiç hazmetyen insanların kafalarına yaklaşık iki metre yükseklikten atılınca sözkonusu kişiyi beyin kanamasından, kalp kirizinden (kalpleri varsa tabi) belkide gözbebeklerinin patlamsından öldürebilecek kapsamda olan selim temo'ya ömür boyu koltuğuna kurulup artık ben yapacağımıı yaptım diyebilme (tabiki duramayacak )lüksünü verebilecek çok değerli eser(kuro ammada abartım ama güzel oluyor)
not:nihat genç için yukardaki deneyi yapmanıza bile gerek yok çünkü bin kilomtreden kokusunu dahi alsa bu antolojinin nefes darlığından ölebilecek kadar iyi bir sosyalist ve kominst kardeşmizdir.
7-Kürt şiiri Türkçede
Kürt şiiri Türkçede
KEMAL VAROL
Kürtlerle ilgili dogma derecesine varmış yaygın bir inanışa göre, Kürt toplumunun sırtını zengin bir sözlü kültüre dayamakta olduğu, varlığını ve gücünü bu sözlü kültüre borçlu olduğu, yazıyla ilişki kurmadığı, kursa bile yazılı bir gelenek yaratamadığı vurgulanır.
Daha ilginci, Kürtlerde sözlü kültüre vurgu yapmak isteyen bir kısım Kürt yazar da benzer bir hataya düşer çoğu kez. Sebepsiz değildir bu yargı. Gerçekten de çok zengin bir sözlü geleneği vardır Kürtçenin. Özellikle müzik vasıtasıyla kurulan bir ilişkidir bu. Ama Kürtçede yazılı geleneğin olmadığı, bu dille çok eski tarihlerden beri edebî ürünler verilmediği anlamına da gelmemeli bu çıkarsama. Kürtlerin yaşadığı coğrafyanın çok geniş bir alanı kapsaması, Kürtler arasındaki kimi lehçe farklılıkları, bir türlü sağlanamayan dil birliği, Kürtlerin yaşadıkları ülkelerde maruz kaldıkları birtakım sıkıntılar, Kürt edebiyatının hem Kürtler arasında, hem de dünyada yaygınlaşması ve tanınmasına engel olmuştur denebilir.
Türkiye’deki durum da farklı değildir. Türk şiir ortamının Kürt şiirine yabancı olduğunu söylememiz gerekiyor. Selim Temo’nun, Kürt Şiir Antolojisi’nin girişinde söylediği gibi, Türk şiir ortamındaki bu yabancılık sadece Kürtlerle sınırlı değil, bir bütün olarak Doğu’da yazılan şiire kapalı olmakla da ilgilidir. Yahya Kemal’in o ünlü dizesini biraz değiştirerek söylersek, “ahengi ebediyen kesilmiş” bir yönelimin uzantısıdır bu durum. Sırtını büyük oranda Doğu edebiyatına dönmüş Türk edebiyat ortamında, Kürt edebiyatıyla ilgili ürünlere rastlamanın imkânsızlığına bu açıdan şaşmamak gerekiyor. Zaman zaman kimi edebiyat dergilerinin yer verdiği Kürt şiirinden örnekler ile Mehmed Uzun’un yazdığı hazırladığı ve gerek kapsamı, gerekse de çevirisi yönünden birçok sıkıntı barındıran Kürt Edebiyat Antolojisi’ni saymazsak, Türkiye’de Kürt edebiyatından bütünüyle habersiz bir edebî ortamın olduğunu rahatlıkla söylenebiliriz. Agora Kitaplığı tarafından yayımlanan iki ciltlik Kürt Şiiri Antolojisi, bu alanda sözü edilen boşluğu dolduracak nitelikte.
Şair Selim Temo tarafından hazırlanıp çevrilen eser, gerek uzunca tutulan önsözü, gerekse de kapsamı ve çevirilerdeki yetkinlikle çokça anılacak, çokça başvurulacak bir kaynak kitap niteliğinde. Tek bir alana odaklanmadan, çok geniş bir coğrafya dâhilinde, Kürt şairlerin yaşadığı hemen hemen her ülkeden örneklere yer veriyor kitap. Kürt Şiiri Antolojisi, Kürt şirinin sorunlarına değindiği kadar, hem klasik, hem de modern Kürt şiirinin iyi örneklerine sahip. Birinci cildi 8. yüzyıldan başlayıp 1900’lere kadar, ikinci cildi ise 1900’lü yıllardan günümüze kadar gelen dönemde yazılan şiiri kapsayan Kürt Şiiri Antolojisi 293 şairden yapılan 520 çeviriye yer veriyor. 487 şairin (şiirleri veya biyografilerine ulaşılamadığı için) dışarıda bırakıldığı antoloji bir ilk kitap olma niteliği taşıyor. “Büyük mesnevilerden en eski cem şiirlerine, mevlitlerden öncü şiirlere, tekke ve saray edebiyatının önemli şiirlerinden Batınî mezheplerin kodlanmış şiirlerine ve kozmogoniye ilişkin şiirlerden çağdaş şiire” varana değin Kürt şiirinin en büyük fotoğrafını çıkarıyor bu kitap.
Selim Temo’nun, beş yıl gibi uzun bir sürede hazırladığı Kürt Şiiri Antolojisi, kanımca sadece bir antoloji olarak değil, geniş tutulmuş önsöz ve kaynakça kısmıyla, Kürt şiiri hakkında epey katkı sunacak bilgiler içermesi, Kürt şiirinin geçirdiği aşamaları göstermesi ve bu şiiri dönemselleştirme ve sınıflama çabasına soyunmasıyla da büyük önem taşıyor. Bu kitabı önemli kılan unsur da burada yatıyor. Bugüne kadar gerek Kürtler, gerekse de yabancılar tarafından yapılan tüm şiir çevirileri daha çok Kürt şiirini üstünkörü tanıtma, ondan kimi örnekler vermekle sınırlı tutuldu denebilir. Kürt Şiiri Antolojisi ise, Kürt şiirinde öne çıkan kimi unsurlara, dönemsel ayrışmalara, Kürtler ile diğer toplumlar arasındaki etkileşim ve farklılıklara da ışık tutuyor. Antolojideki çeviriler gerçekten özenle yapılmış. Çevirilerde şiirlerin kafiye düzeni ve şiirin biçimsel özelliklerinin korunması ve düz bir çeviriden uzaklaşılmış olması bu antolojinin çeviri açısından önemli bir yanını teşkil ediyor. Kitabın sonunda yer alan kaynakça ve şiirleri çevrilen şairlere ait özgeçmişler büyük bir özenle hazırlanmış. Öyle ki, çevirmen, özgeçmişlerine ulaşamadığı ya da kimlikleri konusunda tereddüde düştüğü kimi şairleri bu antolojiye almayarak, kimi tartışmaların da önünü kesmiş bulunuyor.
Bir şiirin tarihini derleyip toplama denemesi
Kürt Şiiri Antolojisi’nin sağladığı önemli bir imkân üzerinde daha durmamız lazım: Kitabın iki dilli olarak yayımlanmasıdır bu. Kitabın iki dille yayımlanması, Kürtçe bilen ve bilmeyen okura, çevrilen şiiri karşılaştırma imkânı sağladığı gibi, Kürtçeye yabancı okur için, çevrilen şiirdeki ritmi yakalaması, ondaki kimi farklılıkları görme imkânı sağlamasıyla önemli bir işlev taşıyor. Ayrıca, bugüne kadar değişik lehçelerle bölünmüş olan ve farklı coğrafyalarda yaşamanın doğurduğu sorunlar nedeniyle, birbirinden çoğunlukla habersiz olan Kürt edebiyat ortamı için de önemli bir kitap bu antoloji. Dağınık, toparlanmayı bekleyen bir şiir tarihi, denilebilir ki bu antoloji sayesinde ilk kez bir araya gelme imkânı buldu. Temo’nun yaptığı sınıflama ve toparlama daha sonra Kürt şiiri üzerinde çalışacak olanlar için büyük kolaylıklar sağlıyor.
Kitabın sunuş yazısını yazan Prof. Talât Halman’ın da belirttiği gibi, Temo’nun seçtiği şiirlerin çoğunluğundaki estetik, Kürt halk geleneğiyle ve Divan değerleriyle sımsıkı ilişkili. Bin yıl önce yaşamış kadın şairlerden ölüm anını yazan şairlere, en eski cem şiirlerinden büyük mesnevilere kadar edebiyat tarihi açısından da son derece ilginç özellikler barındıran Kürt Şiiri Antolojisi’nin, yazının başında değinilen türden dogmaların yeniden düşünülmesini sağlayacağı, Kürt şiiri ve kültürüyle ilgili yeni bir tanımlamaya ihtiyaç doğuracağı muhakkak.
Türkçenin yetenekli şairlerinden Selim Temo tarafından hazırlanıp çevrilen Kürt Şiiri Antolojisi, Kürt edebiyatına olduğu kadar, Kürt toplumuna ve onun yarattığı kültüre yabancı okur için de geniş bir kaynak kitap niteliğinde.
alıntı
8-kitap yurdundan 60 YTL
kitap yurdundan 60 YTL karşılığında sipariş edilebiliyor. bence çok değil.
9-"Sair ve yazar Selim
"Sair ve yazar Selim Temo'nun hazirladigi 'Kurt Siiri Antolojisi', Agora Kitapligi tarafindan yayinlandi.
Turkiye'de bir ilk olma ozelligi tasiyan antoloji, iki ciltten olusuyor. 1200 yillik bir siir tarihinin gozler onune serildigi calisma, 293 sairin 520 siirini iceriyor. Selim Temo'nun Kurtcenin bes lehcesinden siirlerin orijinallerine de yer vererek hazirladigi antolojiye, ilk Kultur Bakani Prof. Talât Halman da bir onsoz yazdi. 'Kurt Siiri Antolojisi', "yalnizca yok sayilani degil, yok sayilani da gozler onune seren genis kapsamli bir calisma" ifadesiyle sunuluyor. Her sairin ozgecmisi ve yapitlariyla ilgili ayrintilara da yer verilen antoloji, alanindaki en genis kapsamli calisma olma ozelligini tasiyor. Selim Temo'nun bes yillik bir calisma sonucunda tamamladigi 1610 sayfalik antoloji, yazarin Kurt edebiyati, siiri ve yazili kulturu hakkinda carpici belirlemelere yer verdigi giris yazisiyla basliyor. Birinci cilt, 20. yuzyilin baslarina kadarki donemde dogmus ve yasamis sairleri, ikinci cilt ise, takip eden donemi kapsiyor. Bin yil once yasamis kadin sairlerden olum anini yazan sairlere, en eski cem siirlerinden buyuk mesnevilere kadar edebiyat tarihi acisindan son derece ilginc ozellikler barindiran bu calisma, bilinen ya da kabul edilen pek cok bilgiyi tartismaya acacak nitelikte. "Kurt Siiri Antolojisi", Kurt siirini tanimak ve tarihin insafiyla gunumuze ulasabilen olaganustu zenginligini gormek icin onemli bir kaynak."
not:çarpma yazı
10-80lira çok para. korsanı
80lira çok para.
korsanı ne zaman çıkar acep.
11-Selim Temo kardeşimizi
Selim Temo kardeşimizi tebrik ederiz, evvela. Bu çalışmanın Kürt Edebiyatına hiç kuşkusuz büyük bir katkısı olacaktır. Ancak buradan yayınevine de bir sitemim söz konusudur. Satın almaya gittiğimde bugün; 80 ytl ile karşılaştım, doğrusu şaşırdım. Kitap okunmak için ise, yayınevini düşünmeye davet ediyorum. Satılmak içinse yayınevinden fiyatları düşürmesini bekliyorum.
12-mil çekilmiş gözlerin ve
mil çekilmiş gözlerin ve acının ve umudun ve unutuşun ve hatırlamanın ve çocukların, o coğrafyadaki tüm aşkların ve sürgün edilmiş onca isyanın nasıl şiire katılarak size doğru geldiğini görmek isterseniz selim temo'nun hazırladığı antolojiye bakın derim.