.
| |
||
kafamız dolu |
||
|
|
|
tam şu anda 1 user ve 19 ziyaretçi online
|
| Copyright © kafamız dolu Powered by korsan sozluk Designed by Admin |
# bu sözlük bir "korsan kemalizm™" kuruluşudur. 18 yaş altındakilerin sitede dolaşması entry okuması ve başlık eklemesi sağlık açısından sakıncalıdır. yok ben 17 yaş üstüyüm diye bizi kandırırsanız bu sizin bileceğiniz iş. annenize babanıza ve de velilerinize durumu izah ederiz. yazarlara telif hakkı verilmemektedir. yazarların entry hakkı atılana kadardır. atıldıkları andan itibaren yazdıkları kamu malı sayılıp tmsf'ye devredilecektir. sitede verilen bilgiler gerçek değil matrixtir bu yüzden "abi ben ödevde kullandım hoca sıfır verdi" "verdiğiniz ilaç bilgisi yanlıştı, kör oldum." "dini site linki diye tıkladığım web sitesi erotik hikaye sitesi çıktı" gibi sorunlarda hiçbir sorumluluk almıyoruz. yok "ben sıfırı göze aldım", "boşver abi, kör olayım.", "yahu ne olacak siz link verdiniz, biz de kapatma tuşunu biliyoruz evelallah" derseniz lütfen kaynak belirtiniz. ayrıca TCK'ya aykırı maddelerden tırstığımızdan hemen yayından kaldırıp "görmedim, biri bişi mi yazdı." deyip yalan da söyleyebiliriz. * ayrıca bu sitede alıntı çalıntı bilgiler de çoktur. genellikle telifsiz yerlerden alıntılar ve çalıntılara müsade edilmektedir. rahatsız olduğunuz entry ve başlıklar için lütfen korsansozlukcu@gmail.com mailini kullanarak yönetimle temasa geçiniz. herkese iyi uçuşlar ... # |
|---|
1-bir oyun bir torba komure
bir oyun bir torba komure satılması ortadan kalkmadıkca, cehalete dur denilmedikçe, biz ne desek boş..
2-üniversitede sosyolojiyi
üniversitede sosyolojiyi dönmezer'den ders olarak okudum. vardığım sonuçlara göre, toplumların kısa süreli dönüşümleri insanlarda travma yaratıyor. düşünün şimdi bizi patt diye ab'ne alsalar, ab'nin hali nice olur? bizim halimiz de iç açıcı olmaz hani:) önce bünyeye uygun yasalar(müzakereler bunun için, yoksa al bunu uygula şeklinde değil)sonra uygulamalar, uygulamalardaki aksaklıkların tespiti.. turşucu küpü değil ki bu iş! demek ki dönüşümler, kırılma şeklinde değil bükülme şeklinde yaşanmalı. atatürk'ün parti kapatma olayından sonra yanındakilere dönüp: 'ben hata yaptım' dediğini hatırlatırım.
3-din siyasete mesafeli
din siyasete mesafeli olmalı. din sosyal hayatımızın olmazsa olmazlarından. camide başka paylaşımlar olmalı. daha sıcak, daha yakınlaştırıcı ilişkiler olmalı. anadolu'nun bozulmamış kasabalarında bu ilişkileri gözlersiniz. ekonomi ve siyaset içiçe olduğundan ister istemez bu konular da her an tartışılıyor her ortamda. dogmatik, kırılmaz kurallar halkın tepesinde demoklesin kılıcı gibi sallanmamalı. bizde galiba sosyoloji gözardı ediliyor, insanlar aynı şekilde düşünmeye ve yaşamaya zorlanıyor.
4-birbirinden güzide
birbirinden güzide tartışmalarla içinin boşaltılmaya çalışıldığı, herkesin buna bir nebze de olsa katkıda bulunduğu ve laiklik elden gidince "ay cahil başım" diye insanların dovunecegi, bizim gibi geri kalmıs, gudumlu ulkelere demokrasi gibi bir numara buyuk gelen, ulu onder ataturk'un turk gencliginden cumhuriyetimiz ile birlikte ilelebet korumasını istedigi ilke.
5-camilerin sosyalleşmesi
camilerin sosyalleşmesi ilazım. kadınlı, erkekli, çol. çocuklu. hatta camilerin içinde bir yerlerde çocuklara oyun salonları, kütüphaneler, sosyal yardım kurumlarının büroları ilazım:) dinden korkmayalım, korkular bağnazlığı körükler, meydan onlara kalır. hayattaki mücadele insanları yeterince hırpalıyor. ruhun teskin edilmesi ilazım. nasıl isteniyorsa öyle rahatlamalı insanlar. çünkü geçmişten gelen alışkanlıklar, kültürel değerler bir çırpıda değiştirilemezler. sonrası mı? bilmem valla, herhalde iş yerinde kuran da okunmaz...
6-çok basit birşeydir
çok basit birşeydir aslında.
önce nasıl eleştirildiğine-çürütülmeye çalışıldığına bir bakalım.
bir din değildir.(haha nasılda koruyorum sivil ve askeri bürokratik eliti)insanların sıkı sıkıya bağlı oldukları bir fikir olduğu ve bazı insanların bunu eğenmemesinden dolayı 'aslında karşıtıdır' diyerek eleştirilir.
bir din düşmanlığı da değildir.islamla arasındaki mesele arapların islamı ihraç ederken kendi yaşamlarınıda din kuralları arasına serpiştirmeleri,bu sayede islamı yaydıkları yere arap modeli yaşam tarzı ihraç etmelerinden dolayı Türkiye de arası dinle açıkmış gibi durur.
Laiklik üzerinden siyaset yapılmasını elitçi bir tavır ya da baka türlü bir din isyaseti anlayışı gibi görenler gerçek bir dinin üzerinden yapılan siyaseti garip bir biçimde olumlarlar.
şehitlik kavramı üzerine kurulan cumhuriyet laik olamaz savunması da Türk kültüründe ilk din olarak bilinen şamanlık adetlerinde yatakta ölmenin bahtsızlık sayıldığı,avaşta ölmenin daha yeğ olduğu,uzun saçlarında savaşta öldükten sonra Gök-Tanrı tarafından Uçmağa alınma sırasında Gök Tanrı nın tutması için uzatılığını,bundan dolayıdır ki iç hafızamıza kazınmış bu geleneğin bir nevi devamı sayılan şehitlik kavramına bu kadar sarıldığımızı bilmemekten kaynaklanır.
asıl işlevi ise basit.
siyasetten dini uzak tutar.bu sayede din gibi hasas bir konunun üzerinden kimse insanları yönetmeye kalkmaz.
diğer işlevi ise günlük hayatta hangi dine mensub olduğumuzu bağırmamızı engeller.bu da toplumdaki olası önyargıya maruz kalmaları önler.insanları daha eşit yapar.
ha ben dinimi yaşayamıyorum kahrolsun laiklik diyenlere musevi bir vatandaşın geleneksel takkesi ile avukatlık yapamayacağını,devlet memuru bir şamanın inancı gereği görünen herhangi bir yerine yaptırması gereken dövmeyi yaptıramayacağını,hristiyan bir yargıcın boynunda görünen bir haçla davalara bakamayacağını hatırlatırım.
onlar beni ilgilendirmez zaten yüzde birler,kaynasınlar diyenlere önce inanca saygı düsturunuzu hatırlatırım(evet sizindir bu,kendinizi savunurken kullanırsınız.)sonra da insanların nüfus kağıtlarında din hanesinde islam yazmasının sebebinin bürokrasiden çekmemek olduğunu hatırlatırım.işime gelmez diyenler aynen unutabilir ya da gidip nüfus kağıdının din hanesine zerdüştlük yazdırabilir.sanırım bu korkunun sebebinin yeterşnce laik bir toplum olmamamız olduğunu söylememe gerek yok.
(tamam zahmet etmeyin ben hallederim.bunu yazan islam düşmanı laikçi(hah...pardon pardon...pp..puhahah..ben hayatımda böyle uydurma kelime görmedim arkadaş...islamcıya karşı laikçi...deha olmalı bunu bula...pp..hahah...pardon...evet ne diyorduk?hah elitçi ulusalcı kemalci(islamcı arkadaşlar burayı beton kemale tapan putperest olarak okuyabilir) falan filandır...)
7-He ya laik bir ülke
He ya laik bir ülke Türkiye. Anlaşılmaz bir şey var ama neden camilerde ayyıldız tabloları var? O zaman okullarda da minare resimleri asılsın. Bu laiklik değilse o da değildir ya da laiklikse o da laikliktir ya da laiklikle alakalı bir durum değilse o da değildir.
8-laikliğe ilişkin farklı
laikliğe ilişkin farklı tanımlardan dolayı türk siyasal yaşamında bazı çevreler (chp ve ordu gibi) bu uygulamayı muğlak algılayışları üzreinden halk üzerinde bir vesayet olarak kullanmaktadırlar.
chp laiklikten paçanı çek.....
9-ben tanrı olsaydım çoktan
ben tanrı olsaydım çoktan kıyameti koparmıştım. kulları çoktan beridir tanrı rolünde.
her şeyi kıçımızdan anlıyoruz bu topraklarda. (bakınız türkiye demedim)
10-Bokunu çıkarmakta
Bokunu çıkarmakta olduğumuz kavramlardan biri...
11-farkli turleri vardir.
farkli turleri vardir. ulkemizdeki fransa tipi laiklikten mülhemdir.
12-din ve devlet işlerinin bir
din ve devlet işlerinin bir birinden ayrı olduğu yönetim şekli...
13-(Konusuz)
14-epikür bir gün
epikür bir gün pedikürdeyken, galileo galileo yanına yaklaşan bir vatansevere hadi len dönek demiş!
(bkz. felsefe yoktur)
15-ve bana göre hala platon ve
ve bana göre hala platon ve aristo
birbirlerini iterek çatı görevi yapmaya devam ediyorlar.
16-enine, dikine, nalına,
enine, dikine, nalına, mıhına...
bu dört akım layıkıyla haşrolunur bu torpakların güzide canlılarının beyninde.
(bkz. deniz sen kal, bayıyon)
(bkz. devlet, fiyonk yap beynini )
laik bir cumhuriyette şehitlik mertebesi olamaz kardeşim. gazanız mubarek ossun.
17-mesele resmin tamamını
mesele resmin tamamını okuyabilmek galiba.
bugüne değin olanlara, yazılan ve çizilenlere bakıldığında,
gündemdeki konular çok sığ geliyor.
çünkü dünya bambaşka bir yere doğru gidiyor.
18-aquinolu thomas: ortaçağ
aquinolu thomas: ortaçağ filozoflarının en önemlisi.
ona göre inanç ve akıl doğruları iki ayrı bilginin doğrularıdır.
anlamak için inanmak yerine inanmak için bilmeyi koyar.
inanç tapınağına girişin yolu bilgidir. felsefe bu yolu aydınlatır.
thomas için tanrı'yı bilmek bilginin en yüksek idealidir.
islam'da ise iman ve akıl bütündür. iki ayrı bilgi değildir.
temel farklılık sanırım burada.
19-yeni bir din. kendini ikame
yeni bir din. kendini ikame ve kabul ettirmek için mevcut dinleri aforoz ve ekarte edip kendini tahta oturtma hırsında olan bir budalanın uydurduğu pseudo bir sıkmasyon.
türkiye'de laiklik yoktur, hiç bir zaman da olmamıştır. cuntacı, baskıcı otokratik bir neo-dincilik yapılanması vardır laiklik adı altında. bunun gizli tarikatları vardır ve belli yüksek mevkiler bu tarikatın üyeleri tarafından ele geçirilerek bu makamlar krallık gibi babadan oğla ya da kıza doğru geçer. lozan anlaşmalarında gayrı resmi olarak bu tarikatın ve iki yüz yıllık planlarının projesi masaya yatırılmıştır. bu tarikatın şeyhleri çoktur ve şıhlar çoğaldıkça tarikat dallanıp budaklanmıştır.
laiklik (secularism) batı terminolojisinin bir ürünüdür, ve biz kendimizi batı ıstılahıyla, terimleriyle tanımlamaya her kalkışımızda faka ya da boka basıyoruz, sıçıyoruz yani. bizim 3000 yıllık terminolojimiz var ve bunları kütüphanelere yığarak yüzde seksenini dünya savaşlarında avrupa'ya kaçırtarak, çaldırarak, bu bilgilerden mahrum kaldık ve bu kayıtları ya da mikrofilmleri okuyup çevirebilecek, anlayabilecek, şerh edebilecek üç kişiden fazla kimse yok. üç kişiden gerisi angut, mal, boş teneke oluyor yani afedersiniz. i mean all of us. gençlik öküzvari boş bir sıçan yarışının içinde sürekli "atam izindeyiz" diyerek debelenerek yaşıyor, yarışıyor ve hiç bir zaman tatilden dönmüyor. ölene kadar izin.
devletin güdümünde, devletin kanalize edip yönettiği bir diyanet işleri başkanlığı olan ülkede, laiklik diye avrupai ya da frenk terimiyle ithal edilen bir kelimeyle kendinizi ifade edip, tanımlayamazınız. böyle bir şey bilimsel olarak mümkün değil zaten. kişilik kompleksi, kimlik sorunu yaşarsınız muhtamelen. kendinizi sittin sene bulamazsınız vesair. laiklik tam anlamıyla hiç bir yerde olmamıştır. demokrasinin olmadığı gibi. fransa'da doğmuş ve orada ölmüştür. demokrasinin grek ve sparta'da doğup ölmesi gibi.
türkiye'deki lozan gizli anlaşmalarında, kapalı kapılar ardında doğan tarikatın ve bunun nesilden nesile geçilen bu yeni sapık dinin üyelerinin kendini gizlediği maskesidir. batıya verilen iki yüz yıllık vaadlerin yerine getirilmesi için bu tarikata ve bu sisteme ihtiyaç vardır.
mesela gayler kendi aralarına yabancı madde girdiği zaman, kendi türlerinden "sektör" diye bahsederler. laiklik de bunun gibi bir şey. yabancı maddeler girince kendi türevleri arasında bu kökten-pseudo-dinci-tarikatçılar "türkiye laiktir, laik kalacak" diyorlar.
o yes!
20-...Ne ilginçtir ki
...Ne ilginçtir ki “Modern Türkiye”de gazilik ve şehitlik üstüne kuruldu! İddia edildiği gibi laiklik üstüne kurulmadı. Laiklik bu binanın temeli değil, planda olmayan, sonradan binaya eklenmiş balkondur. (Bizim mimarimizde balkon yoktur, avlu vardır.) laiklerin veya laikçilerin, ki aralarında sadece nicelik farkı var, Müslümanlığa ve müslümanlara yukarıdan bakmalarının, küçük görmelerinin nedeni de budur. Balkondan avluya inip de küçümsedikleri şeylere bir de yakından bakabilecekler mi? Hakikatlerin balkondan hamaset gibi göründüğünü, söylediklerimizin tehdit değil tesbit olduğunu görebilecekler mi?...
İbrahim Pasalı, İstanbul Kriterleri
21-bizde; en iyi
bizde; en iyi kutuplaştırma modelidir...
genellikle şeriat karşıtlığı olarak algılanır. Ama aslında devletin resmi dinini korumaya yönelik bir tür zırhdır.
22-bkz:sekülarizm
bkz:sekülarizm
23-inanıp inanmamayla ilgili
inanıp inanmamayla ilgili bir şey eksik kalmış. adam hıristiyan değil, zaten sen de müslüman değilsin. ama o hala sen müslüman o da hıristiyanmış gibi davranıyor, yani seni ezdikçe eziyor, kıllarını bile traş etmeye zorluyor seni. sen de haykırıyorsun ya tamam ne istersen vericem yeter ki beni de kendinden say. saymıyor olm işte, adamın niyeti bozuk bir kere.
24-bir çeşit çağımızın
bir çeşit çağımızın yalanı. dinin kültürleştirilmesi, inanıp inanmama gereğinin ortadan kaldırılması. hıristiyanlığın paganlıkla evliliği. şöyle ki, karılarını en çok öldüren kocalar fransız, ama fransada fransız erkeklerin işlediği namus cinayeti sayısı sıfır. kimi kandırdıklarını sanıyorlar bilmiyorum. soru şu olmalı: bizim acente solcularımızın ilahlarından louis althusser karısını boğdu niye boğdu.
25-avrupadaki uygulamasını
avrupadaki uygulamasını seviyorum; siyasetin dinden arındırılmasıdır. böylelikle katı ve göreceli anlayışları en aza indirgemiş olursunuz. türkiyedeki uygulaması "kutsallar" ve "dogmalar"ı olduğu için kendisi de bir din kategorisine yükselmektedir.