emeklilik planım.insanın yaşı 55'i geçtikten sonra yapmak istedikleri ile elinde kalan zaman arasında ters orantı oluşur. gün geçtikçe de bu fark artar. benim içinse durum farklı, ben yaşarken yapmak istediklerimi gerçekleştirmek isterim. eğer 55 yaşına gelirsem yapmak istediğim tek şey, sabahları geç uyanmak, akşamları da gün batımına yakın, emeklilik ikramiyemle açacağım 3 masa bir tezgahtan ibaret olan meyhanemi açıp bir yandan demlenmek bir yandan da müşterilerimi beklemektir. hoş, pek de müşterisi olmayacak bu meyhanenin... 3 masanın ikisi bana ve dostlarıma, geri kalan bir masa da tanrı misafirlerine. kim bilir, belki hayatımda tanıyacağım en ilginç insanlar, tanrı misafirlerine ayırdığım o masada, ikramım olan bir kadeh rakının yüzü suyu hürmetine karşıma çıkacaklar. kimisi müzik yapabilen kimisi hoş sohbet kimisi de güler yüzlü ama hepsi bir hatır sahibi olacaklar. masamdaki mezeler, hem renkli hem lezzetli olacak,insanın iştahını açacak... rakılarım soğuk, şaraplarım kuvvetli olacak, lal dilleri açacak, gönülleri serecek gözümüzün önüne... girerken gülmek zorunlu olacak, çıkarken de üç beş kuruş atarsanız kafi... bir de gıybet giremeyecek o kapıdan. o kadar...
eskiden meyhanenin yerini han tutarmış sanırım.hancı bana bi şarap diyen tarkan ve köpeği kurt geliyor insanın aklına.bide dans etmesini bilmeyen hancının kızı...
bir de (bkz. meyhane pilavı )vardır. annem güzel yapar.
emeklilik planım.insanın yaşı 55'i geçtikten sonra yapmak istedikleri ile elinde kalan zaman arasında ters orantı oluşur. gün geçtikçe de bu fark artar. benim içinse durum farklı, ben yaşarken yapmak istediklerimi gerçekleştirmek isterim. eğer 55 yaşına gelirsem yapmak istediğim tek şey, sabahları geç uyanmak, akşamları da gün batımına yakın, emeklilik ikramiyemle açacağım 3 masa bir tezgahtan ibaret olan meyhanemi açıp bir yandan demlenmek bir yandan da müşterilerimi beklemektir. hoş, pek de müşterisi olmayacak bu meyhanenin... 3 masanın ikisi bana ve dostlarıma, geri kalan bir masa da tanrı misafirlerine. kim bilir, belki hayatımda tanıyacağım en ilginç insanlar, tanrı misafirlerine ayırdığım o masada, ikramım olan bir kadeh rakının yüzü suyu hürmetine karşıma çıkacaklar. kimisi müzik yapabilen kimisi hoş sohbet kimisi de güler yüzlü ama hepsi bir hatır sahibi olacaklar. masamdaki mezeler, hem renkli hem lezzetli olacak,insanın iştahını açacak... rakılarım soğuk, şaraplarım kuvvetli olacak, lal dilleri açacak, gönülleri serecek gözümüzün önüne... girerken gülmek zorunlu olacak, çıkarken de üç beş kuruş atarsanız kafi... bir de gıybet giremeyecek o kapıdan. o kadar...
eskiden meyhanenin yerini han tutarmış sanırım.hancı bana bi şarap diyen tarkan ve köpeği kurt geliyor insanın aklına.bide dans etmesini bilmeyen hancının kızı...
meyan kökünden üretilmiş diyorlar
meyhaneci diye güzel bir şarkı var. bu meyhaneden türemiş..
ben sarhoş,
sokaklar sarhoş,
yol sarhoş.
hep önünden geçtim agorada
o meyhanede sevgili
sarhoş bir akşam
bildim.