| |
||
|
bu siteye erişim henüz engellenmemiştir |
||
Son Hareketli BaşlıklarRastgeleBugünki okunmaBaşlıklarımKullanıcı Menüsü |
admin ana sayfadan ya da hesabım sekmesinden durum bilgisi girebilirsiniz. 4 gün ago
|
| Copyright © Powered by korsan sozluk Designed by Admin |
# bu sözlük bir "korsan kemalizm™" kuruluşudur. 18 yaş altındakilerin sitede dolaşması entry okuması ve başlık eklemesi sağlık açısından sakıncalıdır. yok ben 17 yaş üstüyüm diye bizi kandırırsanız bu sizin bileceğiniz iş. annenize babanıza ve de velilerinize durumu izah ederiz. yazarlara telif hakkı verilmemektedir. yazarların entry hakkı atılana kadardır. atıldıkları andan itibaren yazdıkları kamu malı sayılıp tmsf'ye devredilecektir. sitede verilen bilgiler gerçek değil matrixtir bu yüzden "abi ben ödevde kullandım hoca sıfır verdi" "verdiğiniz ilaç bilgisi yanlıştı, kör oldum." "dini site linki diye tıkladığım web sitesi erotik hikaye sitesi çıktı" gibi sorunlarda hiçbir sorumluluk almıyoruz. yok "ben sıfırı göze aldım", "boşver abi, kör olayım.", "yahu ne olacak siz link verdiniz, biz de kapatma tuşunu biliyoruz evelallah" derseniz lütfen kaynak belirtiniz. ayrıca TCK'ya aykırı maddelerden tırstığımızdan hemen yayından kaldırıp "görmedim, biri bişi mi yazdı." deyip yalan da söyleyebiliriz. * ayrıca bu sitede alıntı çalıntı bilgiler de çoktur. genellikle telifsiz yerlerden alıntılar ve çalıntılara müsade edilmektedir. rahatsız olduğunuz entry ve başlıklar için lütfen korsansozlukcu@gmail.com mailini kullanarak yönetimle temasa geçiniz. herkese iyi uçuşlar ... |
|---|
takdir ettiğim kadın
takdir ettiğim kadın yazarlardan. radikal kitap için yazdıklarını kaçırmam...
Beliz Gucbilmez'in Ironi ve
Beliz Gucbilmez'in Ironi ve Dram Sanati üzerine şöyle bir eleştiri kaleme almıştır.
NECMİYE ALPAY
İroni kaynağı
İroni kavramıyla ilgili iyi bir sorgulama, iyi bir başvuru kaynağı: Beliz Güçbilmez, "İroni ve Dram Sanatı", Deniz Kitabevi. Dram sanatı kadar edebiyat için de önemli olan eğilim, kavram ve tekniklerle ilgilenenler için vazgeçilmez bir kitap. Bizi "ironi"nin ne olup ne olmadığı, tarihsel gelişimi, türleri gibi konularda bilgilendirmesinin yanında, ironinin farklı sanat dallarıyla kesiştiği noktaları da aydınlatıyor. Hani şu "çeşitli alanları enlemesine kesiyor" denilen türden bir çalışma.
Günümüz biliminin disiplinler arasında yatay geçişlere olanak tanıma anlayışından gereğince yararlanan örneklere her rastlayışımda seviniyorum. Eskiler de Tıbbiye ile Mülkiye'nin her yemeği olur derlerdi; "İroni ve Dram Sanatı"ndaki yaşamöyküsü notuna bakılırsa Beliz Güçbilmez A.Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesi'nin, nam-ı diğer Mülkiye'nin İktisat Bölümü'nden mezun; doktorasını ise tiyatro alanında yapmış.
Kitapta bize seslenen zihin, derdini rahat anlatıp rahat okutuyor. Ancak, ister çeviri olsunlar ister telif, "İroni ve Dram Sanatı" gibi düşünsel çalışmaların, Türkçesi henüz yerleşmemiş bazı kavramları içermesi neredeyse kaçınılmaz. Dolayısıyla, çevirmenin ya da yazarın belirli sözcükleri hangi kavramı karşılamak için kullandığı, belirli bir kavram için önerilmiş sözcüklerden hangisini benimsediği, hiçbirini benimsemiyorsa önerisinin ne olduğu, netleştirilmesi gereken noktalar.
Beliz Güçbilmez de daha başka yazarlar gibi, kavramların İngilizcesini ayraç içinde ya da dipnot yoluyla vermeyi seçiyor. Bu yöntem, metnin kısa olması ya da ilgili kavramın yalnızca bir iki yerde geçmesi durumunda geçerli olabilir ama, "İroni ve Dram Sanatı" uzunluğundaki ve bereketliliğindeki bir metin için aynı şeyi söylemek zor. Kitapta kavramın İngilizcesi bazen ilk geçtiği yerde değil, sonradan verilmiş durumda. Sözgelimi, s. 117'de "öz-farkındalık" kavramı var, ama İngilizcesi, "self-awareness", s. 119'da veriliyor; s. 118'de bir "öz-yansıtıcılık" kavramı geçiyor, bunun (hiç olmayacak bir biçimde) "self-reflexiveness" karşılığı olduğunu bir sonraki sayfada anlıyoruz: "öz-yansıtma/ düşünümsellik (self-reflexiveness)" diyor yazar, bu kez iki farklı (ve bence kötü) öneriyi bir arada sunarak.
Benzer bir biçimde, İngilizcesi "self-referential" olan kavram için "kendini referans gösterme / özgönderimsellik / kendine işaret etme" gibi farklı karşılıklar art arda yığıldıktan sonra (s. 118), bir sonraki sayfada bu kez "self-reference" karşılığı olarak "öz-imleme" dendiğini görüyoruz. Bu durumda "self-referential"a dördüncü bir karşılık eklenmiş oluyor: öz-imlemesel. Daha sonra (s. 120), doğal olarak bu kez İngilizcesi anılmadan, ama Türkçe karşılıklardan ikisi kullanılarak "kendine gönderme, kendisine işaret etme" deniliyor. Kitabın epey sonraki sayfalarında ise
"öz-gönderimsel" karşılığının art arda kullanılmasından anlıyoruz ki, benimsenen karşılık bu olmuştur.
Bana kalırsa Türkçede bugün yerleşik olmayan kavramlarla belirli bir süreç içinde başa çıkmanın en iyi yöntemlerinden biri, kitaba bir sözlükçe ya da terimce eklemektir. Bu yöntem hem çevirmen ya da yazarın, hem düzeltmenlerin, hem okurun, hem de sözlük yapımcılarının işini kolaylaştırabilir.
"İroni ve Dram Sanatı" ile ilgili olarak bir de, Fransızca adlara getirilen eklerin yazımında yerleşik olanın dışına çıkan "Rabelais'i", "Camus'nun", "Genette'nin" gibi imlalara dikkat çekmeliyim. Sırasıyla, "Camus'nün, Rabelais'yi, Genette'in" olacak. Bu adların okunuşu, "Kamü, Rable, Jönet" biçiminde çünkü.
Bu dediklerim "İroni ve Dram Sanatı"nın bir başvuru ve sorgulama kaynağı olarak taşıdığı önemi hiç azaltmıyor. Kitabın ikinci baskısı için sözlükçenin ve düzeltmelerin yanı sıra bir ad dizini ile bir kavram dizini de sipariş ediyorum. Bunlar artık her başvuru kaynağının vazgeçilmez donanımları; en az, kitabın sonuna eklenmiş olan ve okurun işine çok yarayan, Tom Stoppard'la ilgili Magritte ve Marcel Duchamp resimleri kadar.
Son bir not: "İroni ve Dram Sanatı" ile ilgili genişçe bir değerlendirme için Ahmet Önel'in 20.1.2006 tarihli Radikal Kitap'taki yazısına bakılmalı.
"Self-reflexiveness" ile ilgili olarak benim önerilerim için, bkz. 16.12.2005, 23.12.2005 ve 13.1.2006 Dil Meseleleri.
Bütün bunların dışında, noktalı virgül üstüne nefis bir yazı için, bkz. Nermin Ketenci, 18.3.2007 tarihli Radikal İki.
Radikal Kitap ekinin
Radikal Kitap ekinin düzenli yazarlarındandır. Türkçe Sorunları Kılavuzu bana kalırsa üretilmiş en pratiğe yönelik (yazan insana yönelik) kılavuzdur.
Bilgi birikimi, dünyaya
Bilgi birikimi, dünyaya bakışı saygı uyandıran bir aydındır. Türkçe Sorunları Kılavuzu (Metis Yayınları) ve Dilimiz Dillerimiz (Metis Yayınları,) yaşam karşısında sorumluluk duyan, dil bilinci kavramıyla günlük yaşamında uğraşan herkesin başucu kitaplarıdır. Okundukça, insanın bilgi ve dil konusundaki bakışı berraklaşır. Bilgiyi sunma biçimi zorlayıcı değildir; başka açılardan bakıldığında her durumun başka türlü görünebileceğini vurgular.
ataol behramoÄŸlu'nun ex
ataol behramoğlu'nun ex hanımı. tercümeleri fena sayılmaz, en azından "idea" yayınlarının sefil tercümelerinden daha iyidir. dil bahsinde de otorite motorite değildir. neyse... bu konuya girmeyim, seksen sonrası kuşak bu kıyaslamaları yapamaz deyip geçelim.
Aslında dilci olmamasına