edebiyat ve felsefe şehri denince akla paris gelir. çünkü dar sokaklarında giyotinler işlemiştir halkın ihtilali zamanında danton bu bağlamda izlenebilir.
bir sürü kafası karışmış insan uzun bir direğin üstüne çıkmaya çalışır, bunları görenlerde merak etmeye başlar onlarda çıkar. sürü mantığıdır ama güzeldir:). eyfel kulesinin tepesine çıkan insanlara taacüple bakmadan duramıyor insan halbuki meraka vurulmuş bir darbedir bu. parisin dar sokaklarına dalıp gece yaşamını keşfetmek varken tepeden bakmak da neyin nesiymiş.- parisin sokakları belki de geniştir gitmeden hayal edemiyor insan:)
sarı salih (yazar silindi) - Pzt, 18/02/2008 - 23:22#
evvelde devrimini ve çocuklarını yemiş şehir
napolyona önce gaz vermiş sonra da anasını bellemiştir
vefasızdır mutluluğu orda bulacağını sanan aşığına çelme takmada pek mahirdir.
mükerreren yaşanmıştır ama yine de ahmağı çoktur ki yoluna düşülür
Ukala insanlar şehri. Ortasından çamurlu, boklu bir dere geçer (Seine Nehri diyorlar), bunun etrafında dolaşınca romantizm oluyormuş, Malatya kanalboyuna rakip. Ama tarihi mekanları, müzeleri gezilmeye değer. Dünya'nın en karışık metrolu şehri, en azından meşhur Londra ve Tokyo metrolarından daha kompleks bir metroya sahip, kaybolmak çok kolay. Bir de altına Süleymaniyeyi bütün bütün sığdırabileceğiniz büyüklükte devasa bir demir yığını var. Yukarı çıkmak için 11 avro istiyorlar... Temiz iş, masrafsız... Bir tane de İstanbul'a yapacağım şeklinde girişimci ruhunuzu kamçılar.
paris'in yüzü bir el bombası ile parçalanmıştı
(bkz. dünyayı güzel kurtaracak)
edebiyat ve felsefe şehri denince akla paris gelir. çünkü dar sokaklarında giyotinler işlemiştir halkın ihtilali zamanında
danton bu bağlamda izlenebilir.
sevemediğim şehir. nasıl desem.. sanki şovenizm iliklerine işlemiş bu şehrin. roma'nın ruhu var, tıpkı istanbul gibi. ne bileyim, böyle hissettim.
bir sürü kafası karışmış insan uzun bir direğin üstüne çıkmaya çalışır, bunları görenlerde merak etmeye başlar onlarda çıkar. sürü mantığıdır ama güzeldir:). eyfel kulesinin tepesine çıkan insanlara taacüple bakmadan duramıyor insan halbuki meraka vurulmuş bir darbedir bu. parisin dar sokaklarına dalıp gece yaşamını keşfetmek varken tepeden bakmak da neyin nesiymiş.- parisin sokakları belki de geniştir gitmeden hayal edemiyor insan:)
istanbul'la yarışabilme ihtimali bulunan nadir şehirlerden biri.epey farklı bir havası var,yani şehir olabilmiş,içine sinmiş o koku.
(bkz. helen of troy)
(bkz. troy)
hersene mart ayinda. gelenek.
Paris Hilton geliyor aklıma ya hay içine tükürdüğümün magazini yaa.
kazıklandığım şehir.
I love paris in the spring time
I love paris in the fall
I love paris in the summer when it sizzles
I love paris in the winter when it drizzles
gitmeden evvel heyecan basar. her seferinde
pariiis bendenizdeee napolyon'un ve de gaulle'nin şehrindeyim hissi kalben vuku'sunu uyandırdı.
sevişmenin başkenti.
çok okuyan bilir.
evvelde devrimini ve çocuklarını yemiş şehir
napolyona önce gaz vermiş sonra da anasını bellemiştir
vefasızdır mutluluğu orda bulacağını sanan aşığına çelme takmada pek mahirdir.
mükerreren yaşanmıştır ama yine de ahmağı çoktur ki yoluna düşülür
bir de güzelim paris 'i kirleten bir güzel sarışın var
(bkz. paris hilton)
gri puslu havasıyla iç karartan, anlatılanlar karşısında insanı sukut-u hayale uğratan, rüya şehir olmayan, 'allah'ım valla billa şikayet etmicem at beni istanbul'uma' dedirten kasvetli şehir.
(bkz. eyy sen ne güzelsin eyyyy kavgamızın şehri. istanbul.)
(bkz. bülbülü altın kafese koymuşlar ille de...)
güclü bir miknatis gibi ceker insani. aliskanlik yapar. büyüler.
sanki sürekli asktan söz eden dilleri hic susmasin parisiennlerin....
Ukala insanlar şehri. Ortasından çamurlu, boklu bir dere geçer (Seine Nehri diyorlar), bunun etrafında dolaşınca romantizm oluyormuş, Malatya kanalboyuna rakip. Ama tarihi mekanları, müzeleri gezilmeye değer. Dünya'nın en karışık metrolu şehri, en azından meşhur Londra ve Tokyo metrolarından daha kompleks bir metroya sahip, kaybolmak çok kolay. Bir de altına Süleymaniyeyi bütün bütün sığdırabileceğiniz büyüklükte devasa bir demir yığını var. Yukarı çıkmak için 11 avro istiyorlar... Temiz iş, masrafsız... Bir tane de İstanbul'a yapacağım şeklinde girişimci ruhunuzu kamçılar.
"iki kere paris'e gittim, paris evde yoktu" cemil meriç (bildiğiniz üzre kör olduktan sonra)
romantizmin başkenti olarak bilinir. eyfel demiyeceğim bile. tepedeki manzarasını resimlerden iyi takip ettim. bir de hayal ediyorum... bedava.
en son is geregi gittigim ve askimi buldugum sehir. parisin dar sokaklarinda karsima cikartti allahim. bu bir deja-vu degildir, :)