kim söylemiş, neden söylemiş, niçin söylemiş!
aslı var mı? uygulanma olasılığı nedir?
halklar nasıl kardeş olur!
kardeş olmanın, birlikte yaşamanın kıstasları nedir?
kim söylemiş, neden söylemiş, niçin söylemiş!
aslı var mı? uygulanma olasılığı nedir?
halklar nasıl kardeş olur!
kardeş olmanın, birlikte yaşamanın kıstasları nedir?
yaşamak bir sanrı ise, mümkün; sanrı değil ise öc alınmak gerektir.
(bkz. evet isyan)
benim bir abim var başka kardeşe ihtiyacım yok,halklar kardeş olamaz,şahsen ben abimin geçtiği yollara mayın döşemedim hiç,yanından geçeceği çöp kutusuna bomba bırakmadım.sevmedi bazen beni,sevmedim bazen onu ama yıllarca aynı evde yaşadık tek sofrada yedik,birlikte maç izledik.
düzenleme:halklar kardeş olamaz sözü çok düşmanca görünmüş,demek istediğim halklar ayrı soylardan gelir ve kan bağı bulunmaz.hadii şimide ırkçılık gibi oldu yahu...ama o da değil..
yallllaaaaaaaannnnnnnnnnnnn
başkası yalan.
bu dünyada ölümden başkası yalan.
diyor kardeşim candan erçetin.
yüksek rakımlarda sıcaktan çatlamış dudaklarımızı bir izmirli güzele dayatmak varken hep kardeş olacak değiliz yaa. yaşasın hakların sevgililiği(yılmaz erdoğan)
sen beni öpersen belki de ben fransız olurum
şehre inerim bir sinema yağmura çalar
otomobil icad olunur, zarifoğlu ölür
dünyadaki tüm zenciler kırk yaşından büyüktür.
-senegalliler dahil değil
sen beni öpersen belki de bulvarlar iltihablanır
çağdaş coğrafyalarda üretir cesetlerini siyaset bilimi
o vakit bir sufiyi darplarla gebertebilirsin
hayat bir yanıyla güzeldir canım, sen de güzelsin
-yoksa seni rahatsız mı ettim?
sen beni öpersen belki de aşkımız pratik karşılık bulur
ne ikna edici bir intihar girişimidir şimdi göz göze gelmek
elbette ata binmek gibidir seni sevmek sevgilim
elbette gayet rasyoneldir attan atlamak
-freud diye bir şey yoktur.
sen beni öpersen belki de ben gangsterleşirim
belki de şair olurum seni de aldırırım yanıma
bilesin; göğsümde hangi yöne açmış tek gülsün
yani ya bu eller öpülür, ya sen öldürülürsün.
-haydi iç de çay koyayım.
ah muhsin ünlü
evet, yalan.
evet, yalan.
halkların kardeşliği kocaman bir gerçek. en iyi geçinen akrabalar (bkz. angelina jolie, brad pit)
kocaman bir yalan ifadesi(nin açılımını şu şekil yapsak)
Ne zaman ki birileri dokunur toprağa o zaman kim varsa Türk, Kürt, Çerkez hepsi tek el olur.
mümin kardeştir çünkü...
evet.
Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine...!!!
Anlamsız...Sadece birilerinin söylerken kendini tatmin ettiğini sandığı bir söz...tıpkı halkların düşmanlığı gibi...
ben düzceliyim..düzcede,türkiyedeki tüm unsurların ırkların mahallesi veya köyü vardır.burada ırkların lakabdan öte bir anlamı yoktur..tabi topluma kattıkları pozitif değerlerini de ifade eder düzceliler..ordulular çalışkandır boşnaklar bulgar muhacirleri sanatkardır kafkas göçmenleri kültürlü ve cemiyet insanıdır..ila ahir..laz ismail cerkes hasan abaza kenan tatar ali arnavut adil kürt ahmet gürcü osman özbek tahsin roman ekrem aynı kahvede bir masanın etrafında yada bir partinin çatısı altında görmek mümkün..ve her unsur kendi adetini töresini namütenahi yaşar..herkesin düğünü töresi ayrı ayrıdır ve bu müthiş zenginliktir..burada ''halkların kardeşliği'' fiili bir durumdur..emperyalist ülkelerin sömürgecilerin asırlardır çok klasik bir yöntemi olan ''böl parçala yönet''taktiğinin bir gereği olan çok uluslu devletler yerine ırk veya etnik kökene dayalı ulus devlet modeli çok vahşi bir şekilde dünyanın dört bir yanında çok kan dökülmesine sebeb olmuştur..türkiyedeki hastalıklara bakarken bu perspektifi kaçırdığınızda kan gölüne dönmüş labirentlerde kaybolmak işten bile değil.zalimlerin satranc oyununda bir piyon olmak çok kolay..bu anlamda avrupa zalimlerinin maşası durumunda olan asya münafıkları kimi zaman devlet görüntüsünde birilerini kurşunlar kimi zaman terorist görüntüsünde devleti..işte ondan sonra at izi it izine karışır(tıpkı başarıya ulaşan her provakasyon sonrasında olduğu gibi)ortalığı yakan ateşten canı yanan insanlar hadiselerin gerçek müsebbibini anlamaya çalışmadan gördükleri ile hüküm vermeye başlar.bu ise sonun başlangıcıdır..
arenadaki iki gladyatör düşman olamaz olsa olsa canını kurtarmak adına rakip olur..ta ki erk sahibi güçler ondan bıkıncaya kadar..halbuki dövüşmeseler kaçınılmaz son olan ölüm belki onları erken bulacak ama hiç değilse onurları kurtulacak..
tarih silahsız pasif ama onurlu bir mücadele ile neticeye ulaşan bir çok kahraman tanımıştır..gandi mandela said nursi bunlardan bir kaçıdır..bu nefreti söndürecek olan etken bu mikrobu yok edecek olan tek antikor evet sevgidir evet kardeşliktir evet evet halkların kardeşliğidir.vardır olmalıdır ve olacaktır..buna engel olmaya hiç bir zalimin hiç bir münafıkın gücü yetmeyecektir..eğer genede düşmanlık etmek istiyorsak düşmanlığa düşmanlık edelim..bediüzzaman şöyle demiştir ''biz muhabbet fedaileriyiz husumete vaktimiz yok...
bkz: kli$e laflar
halkların kardeşliği halk kavramını içinde barındırdığı sürece yalandır ve dahi yalandan da ötedir.
kocaman kısmına takıldığım soru...
biri ötekini sırtında taşıdıkça! sorun yoktur yaşasın halkların kardeşliği...
Egemen halklar söylemeli bu sloganı, ezilen, yok sayılan halklar değil. E tabii kürtlerin kılavuzu karga olunca..
halk halktır ve kardeşlik falan filan gibi şeyleri düşünemez bile.
zaten kardeş kardeş geçinir.
mesele mürekkep yalamışları kardeş edebilmek. çok lüzumluysa tabii.
tek bir güzel örnek bile uygulanabilirliğe delildi. kimse oralı olmadı. ne edek. aman zaten kardeş kardeşe düşman artık. hem şu kardeş sözcüğünü ortaya atıp işi kıvırma daha bir duygusallaştırma görevinden sıyrılın. dostluk neyinize yetmez anlamam ki. ya da arkadaşlık pek mi basit göründü , battı mı. hatta ne bu illa terimcilik
hep yaşasın halkların kardeşliği nutku atılır birazda yaşasın halkların sevgililiği.... deyin yahu... benim canım kardeş türklerin uzunboylu sarışın k..geniş bir bayanı çekmişti bir zamanlar ammmaan yanlış anlaşılmasın canım çekti derken aşk yürek işi yani tamamen duygusal kendim için bişi istiyorsam namerdim sırf annem için yazıktır kadın cağızı.. maddi değil ama manevi aromalı kokularını sürmüş bir kardeş kızı pardon kendiside kardeşim yav he işte derken buluştuk öpüştük sev-iştik ve en sonunda kürt olduğumu anlayınca beni terk etti nedenmi meğer bana numherummiiiş (abdest bozulmuyor yani) bilmem onlar orta asyadayken benim bir dedem varmış adı ..engiz Hanlı menlı bişiymiş oda orda yaşayan bi bayana basmış.. nikahı sonra biz kardeş olmuşuz .sonra ben size 3 elma getirdim orda ama yolda kovboy türkler beni çarptı hahahah
hepimiz ademle havvadan gelmedik mi kardeşlerim...demekki kardeşiz:))vesselam...
Bu dünyada iki tür insan vardır ki bunlar asla tam anlamıyla Mümin olamazlar
biri Kadınlar dır, onlara ruhsat verilmiş karıcım, halim vaktim yerinde, ben ikinci bir kadınla evlenmek istiyorum. denince diyecektir ki ne ruhsatı (haşa ) Allah bile dese sen evlenemezsin.
bir diğeri sevgili karddeeeşşş halkımızdır. onlarda her şeyi kabulenirler de ya kardeş bizde varız dediğin zaman hayır siz yok sunuz. haşa ....... işte
halkların kardeşliği politikası bir yana "müminler kardeştirler" ayetine iman edenlerin konunun tarafları haline getirilmesine ve şahadet meselesinin yanlış ele alınmasına sebep olan entrydir.şahadet, bir davayı görmek için bir araya gelen, şahitliğinizi kabul eden ve dinleyen, sonrasında da bu şahitliğiniz neticesinde yargılama hakkını da kendinde bulunduran ve buna tarafların rıza gösterdiği bir merciinin-kişi ya da kişilerin- varlığıyla mümkündür ancak.dünyada böyle güvenilir bir merciinin varlığı ise su götürür.bu yüzden "aralarında ihtilaf ettikleri konularda kıyamet günü hükmü vereceğim" ayetine iman eder müminler.tabi bu, sorunun muhatapları ve buna şahit olanlar bu konuyu zinhar konuşmasınlar demek değildir.sosyal anlamda, bireysel çabalar da gösterilebilir bu konuda.nitekim bugün yüzlerce müslüman zulme rıza zulümdür hükmü gereğince islamı referans alarak, razı olmadığı konularda -bu kürt sorunu olmak zorunda değil- gücü yetıyorsa eli, yetmiyorsa dili ile engel olmaya çalışır.bunun yüzlerce örneği olduğu gibi aksi örneklerde elbette mevcuttur.ancak su-i misal misal değildir.ve su-i misalin bir dinin mensublarını temsil edecek keyfiyete eriştikleri kabulüyle yargıda bulunmak haksızlık olacaktır.keyfiyete erişmeyen bir grubu dile getirmekse yersizdir.her topluluğun inandığını iddia ettiği davaya uygunluğu tartışılır tavırlar sergileyen insanları vardır.hem sözkonusu müslümanların kürtlerin zulme uğradığı inancını taşımıyor, kürt türk ayrımını yüzeysel ve politik bir ayrım olarak görüyor olmaları da çok muhtemeldir.müslümanları bu konuda taraf göstermek haksızlıktır.bu, kürt sorunu ve tabii halkların kardeşliği meselesi masaya yatırılırken, zemini doğru tayin edememenin, sorunun çözümüne katkıda bulunmayacağının delili olan entrydir aynı zamanda.
ne zaman kürt sorunu tartışılsa bizim müslümanlar bir ümmete mensub olduklarını hatırlıyorlar ve konu ümmet altı ediliyor. bende müslümanım tamam ve sanırım ben de bu ümmetten biriyim ancak; müslümanların ümmet olması kürtlere yapılan zülmün tartışılmaması, kürtlerin kürtlüklerinden söz etmemesi gibi bir sonucu nasıl doğuruyor ben anlamıyorum. kürt sorunu ümmet bağları gerekçe gösterilerek sürekli görmezden geliniyor. kürt türk yok ümmet var edebiyatı kürt sorunuyla, kürtlerin tarihsel mağduriyetiyle yüzleşmekten korkan iki yüzlü ya da kürt düşmanı müslümanların en büyük bahanelerinden. bu şehadetin(tanıklık etmenin) özüne ters değil mi? şehadetin beraberinde insana mükellefiyetler getirdiği doğruysa bu tavır içinde ki müslümanlar iman ettikleriyle çelişmiş olmaz mı.
ambr bin as'ın siyasal zihniyetini yansıtan bir cümledir halkların kardeşliği...
sömürenlerin,ezenlerin,işkencecilerin güzellik maskesi..
admin bu entry e dokunma sakın.
ben 15 li yaşalardayken köyümüze yedi gerilla cesedi getirilmişti. komando bölüğünün önünde teşhir ediyorlardı. bütün köy akın akın terorist ölüsü görmeye gidiyordu. en çok da çıplak olduğu söylenen kadın gerilla merak ediliyordu. derken doluştuk bir traktörün römorkuna teşhir yerine gitmek için yola koyulduk. yol dar, ancak tek araç geçebilir. birden bir özel harekat timi aracının karşıdan geldiğini gördük. durduk tabii yol vermek için. araç tam yanımızda durdu, aralarından biri kafasını uzattı, sırıtarak: gidin gidin KARDEŞlerinizi getirdik. deyiverdi. herkes etrafına bakınmaya başladı, bu sözün kendisine değilde diğerlerine söylendiğine dair bir işaret bulmak umuduyla. şoför hiç kimseye bir şey demeden direksyonu kırdı birbirimizin yüzüne bakmadan aşağlanmışlık duygusunu gizlemeye çalışarak geri döndük. ben kerdeşliğin siyasal bir anlamı olduğunu o zaman öğrendim.
şimdi soralım: bunca biligden sonra ne kardeşliği?
Kardeşlik için muhatap halk veya halklar olamaz.
bkz. kişilerin dost olabileceği, milletlerin dost olamayacağı kabulü. halkların kardeşliği inancı, bu liberal kabulü meydan okuma anlamına da gelir. demek isteniyor ki, kişiler veya siyasi yetkeler dost veya düşman olabilirler, birbirlerinin işbirlikçisi olabilirler; ama halk değildirler bunlar. halkın kaybedecek bir şeyi yoktur, çoğu zaman insanlıktan başka bir kazancı da olamayacaktır, bunun için bütün halklar zaten kardeştir, bunun bilincinde olmalıdır.
bkz. stalinizm.
bkz. peygamber efendimizin veda haccı ve veda hutbesi.
aklına geleni söyleme nezaketsizliğidir biraz..ben kimsenin kardeşi değilim..kimmiyim..kürdüm..insan kardeşinden kaçar mı!!kardeş kavgalarıyla doludur tarih:P
ve hatta bişr türkü der kardeşin duymaz el oğlu duyar diye..kardeşim !! izime kurşun atıyorken ben bağrımı açam mı?
bana kardeşim demeyin....evet admin haklı yok ölee birşey..