Kullanıcı girişi

benzer başlıklar

alfabetik liste: # A B C D E F G H I J K L M N O P Q R S T U V W X Y Z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9

samed behrengi



2 entry --

rahşan ö kullanıcısının resmi
 #

Çocukluğumun yazarı...
Küçük Kara Balık, Bir Şeftali Bin Şeftali, Pancarcı Çocuk hala kütüphanemde durur, zaman zaman okurum. Kızım da okuyacak.

 
mr. grey kullanıcısının resmi
 #

Samed Behrengi, 1939′da, Azerbaycan’ın fakir bir köyünde doğdu.
İlkokulu birincilikle bitirdi. İşçi kökenli bir aileden geliyordu ve dünyanın en eski üçüncü komünist partisine sahip olan İran’da sosyalist eğilimlerle büyüdü. Liseyi bitirdiğinde, Tudeh’e (İran Komünist Partisi) olan sempatisini saklamıyordu. 1957′de yani öğretmenlik okulundan 18 yaşında mezun olur olmaz, İran’ın en fakir köylerinde öğretmenlik yapmak için gönüllü olur.
18 yaşındaki bu genç, Azerbaycan’ın henüz elektrik girmemiş fakir köylerinde öğretmenlik yapmaya, çocuklara okuma yazmayı öğretmeye başlar. Öğretmenlik yapsın diye gönderildiği bazı köylerde bırakın sırayı, karatahta ve hatta okulun kendisi bile ortada yoktur!
İyi ama karatahtasız nasıl ders verilebilir ki? Samed Behrengi zorluklardan yılmaz. Azeri çocuklarına “dünyanın en güzel masallarını” anlatmaya başlar. Masallarında derenin ötesindeki nehri, nehrin ötesindeki denizi hayal eden kara balık; bir karga ailesiyle dost olan küçük çocuklar; karıncalarla güneşle konuşan bir şeftali ağacının öyküsü vardır…
Behrengi’nin masallarında kötüler de vardır elbet… Bir varmış bir yokmuşlarda, aslında uzun süre var olmayacak “kötü yürekli şah”lar vardır, hain testere balıkları, kötü büyük adamlar…
Behrengi’nin masallarındaki “kötü adam”ın kendisine benzediğini düşünen İran şahı Muhammed Rıza Pehlevi, 1968′in sonbaharında ajanlarına bu masal anlatan adamı öldürtür. Aras Nehri’nin kıyısında boğulmuş olarak bulunan Samed Behrengi, sadece ve sadece 29 yaşındadır…
Samed Behrengi’nin biyografisine bu cinayet, çok can yakıcı bir deyim ile geçer: “…Bir kaşık suda boğuldu.”
Samed Behrengi’den geriye, sadece masallar kaldı. Küçük Kara Balık, Bir Şeftali Bin Şeftali, Kargalar, Bu Gelen Köroğlu’dur gibi çok sayıda masal kitabı 70 kadar dile çevrilip, dünyanın dört bir yanında yayınlandı.

"Oysa küçük kara balık hasta değildi, onun bambaşka bir derdi vardı.

Bir sabah erkenden, daha gün doğmadan, küçük kara balık annesini uyandırdı:

“Anneciğim, seninle konuşmalıyım” dedi.

Annesi, uyku sersemliği içinde:

“Acelen ne sevgili yavrum?” diye sordu “Önce sabah gezintimizi yapalım, sonra konuşuruz.”

“Olmaz anne, artık ben bu gezintilere çıkmak istemiyorum. Buralardan gideceğim.”

“Sabahın bu erken saatinde nereye gideceksin yavrum?”

“Bu derenin bittiği yeri merak ediyorum” diye karşılık verdi. “Ah anne, bu soru beni aylardır düşündürüyor. Derenin nerede bittiğini öğrenmem gerek. Bugüne kadar bu soruya bir karşılık bulamadım. Geceleri gözüme uyku girmiyor. Sürekli bunu düşünüyorum. Kararımı verdim anne, gidip derenin nerede bittiğini öğreneceğim. Orada neler var, başka yerlerde neler var, görmek bilmek istiyorum.”

 

ayşe teyze oto ara