ankarada turhan kitapevinin önünde bir oğlan durur. elinde kendi yazdığı şiir kitapları lank diye önünüze çıkar ve elindeki kitabı gösterek incelikten kopacak bir sesle "şiir sever misiniz?" der. severseniz potansiyel müşterisinizdir. 5 lira verip o saçma
hayır ben rakı alayım:turgut uyar
okuyana bağlı. ses tonu, ambians..
istiklal'de t-box mağzasının önünde duran siyah kemik çerçeveli gözlük takan,şapkalı insan evladının repliği.(platonikim yazıları gibi oldu ama hoşgörün)
bu replik sonrasında ise kurduğu cümle;
-kendim yazdım
"ben
yapacak daha iyi bir şeyim olmadığı için yaşlanıyorum
bugün, herkesin orospusu
ve sen, şiir sevmiyorsun"
enis akın kaç, kurtul benden
severim. so what?
şiir sevmeyen ölsün
O beni sever!
buyurunuz:
dünya ne ki sevgilim,
benim sana yaptığım kubbe yanında?
Düşsün, olsun,bırak,
içinde yıldızlar patlıyor,
Kolaydır inanmak kadar inanmamak da.
İster sal kendini dünyaya, ister kal yanımda.
Her şeyden öte öyle sevdim ki ben seni
Yoluna baş koymak diyoruz
Biz barbarlar buna.
birhan KESKİN
şiir mi? şiir nedir?
(bkz. organize işler) ve (bkz. zira mı? zira nedir?)
(kbkz. asılma soru cümlesi)
(bkz. brahms i sever misiniz)
(bkz. f. sagan)
Bi insan niye şiir sevmez ki
yeni bir şiir lazım.
Şiir sever miydiniz? Sevmezdiniz, erkek ruhunuzu inceltiyordu dizeler. Kalın çizgileri seviyordunuz oysa. Biçimsiz naiflikler size göre değildi. Karmaşa hiç! Beklerdiniz yolda iz bırakmayı yoksa yoldan çıkmayı. Duvarları ise sevmezdiniz. Geçerken beni Rumeli’de bırakır mıydınız? Bir türkü tutturalım şimdi. Yok hayır bu değil bu kadar trajik değil.
Şiir sever misiniz? Sevmezdiniz, ben bir kere şiir seven bir erkek bulmuştum. Gerçekten ama var onlar hala. Haliyle azaldılar. Şair çıkmazında değildi, uğramazdı öyle yerlere. Ona aşık olmuştum hem ben. Sonra terk etti beni, şiirlerine aşık olan başka bir kıza doğru.
Şiir sever misiniz? Kaç kez şair olursunuz bu bedenle yatabilmek için? Ah! Mümkünse yeni bir belirsizlik lazım bana, sağda dursak da alsak. Bu araçlar şu frensiz olanlardan ama hani bindiğinde inmek için atlaman gerekli olanlardan. Düşsem diyorum otoyola kaç çizgi arası bir ömür yapar? Hem biliyor musunuz ne zaman beynimde birini öldürsem ben suç mahalline döneyim derim. Gittikçe uzaklaşıyoruz kendi(liği)mizden farkındasınızdır bunun mutlaka. Ödünç acılar bulup çıkarıyorsunuz koynunuzdan. Okumuyorum bu ara doğru, yazmıyorum da ama bunun içinizi acıtmasına izin vermeyin.
Şiir sever misiniz? Sizi birinin özlemesini istediğiniz oldu mu? Buna ihtiyaç duyduğunuz… hatta sırf bunun için çekip gittiğiniz hayatlardan…ardınızda kalanı hiç düşünmeden…hiç uçuruma yuvarladınız mı başınızı? Çok soru soruyorum, biliyorum. Cümle denince soru işaretleri geliyor aklıma. Yapı bozumunu anlayabildiniz mi? Ya yapım kıyımını? Öncelikle bir film karesinde Erol Taş’ın kahkahasını Filiz Akın’a montajlayın. Ah Hadi komik değil bu dersen daha da dağıtın masum kalmış ne kadar imge varsa zihninizde.
Şiir sever misiniz? Boy atıp filizleniyor eski bir sevda içimde. Evet hala Godot’u bekliyorum efendiciğim. Üç beş iyilik kaldıysa cebinizde şuradan satın almalıyız. Adamın söylediğine inanmayacaksınız. Bağırış çağırış ona olan sevgimi ilan etti sokak ortasında, oysa parmaklarından ve parlaklığından nefret ediyordum ben onun. (uyumlu olsun diye yapmadım, inanın ki… ya da inanmayınız ne gam!)
Şiir sever misiniz? Bir gün otostop çekin kendinize, korkaklığınıza gidin bir zahmet. Sanmıyorum içinizde cesaret namına bir şey olduğunu sanmıyorum yoklayın bakalım. Ben de öyle tahmin etmiştim. Gündüz gözüyle bakmayın bana oldukça kırıştım yahut bakmayın. (uzadı besbelli)
Şiir sever misiniz? Sevmezsiniz, ya aldatmayı? Hadi kendinizle beni aldatın ya da benle kendinizi. Özendiren şarkılar söyleyelim. İçinizdeki ölüleri canlandıralım ya da sağda atın beni arabadan. Bilin ki böyle bir yazı yazılıyorsa bir kadın acı çekiyordur fena halde bulaşmayın, uzak seyirlere gidin seyredin kendinizi aynada tanımayın. Korkun belleğinizde… Annenizi sevin, çünkü her daim cinayet mahalline dönmesi garantisi olan tek kişidir.
"şiirsevermisiniz"ciyi severim, ben de onun bir kitabını almıştım. ama o zamanlar ucuzdu.
etraftan "yazık kııız, şairmiş" sözlerini duymuşluğum da vardır. şairler, gerçekten yazık insanlar mıdır, sorusunu da iyiden iyiye düşündürtmüştür bana.
Karşılaşmıştım ben bu sözün sahibiyle. Uzun süre de sohbet etmiştik. Yer bulmanın zorluklarından söz etmişti. Burnu büyük şairlerin bu işi yapmasını eleştirdiğini anlatmıştı. Kendi paramı kazanıyorum işte daha ne demişti.Bir daha da uğrayamadım yanına.
Birbirimizi pek sevmeyiz yıldızlar bir türlü cereyan yaratamadı bu edebi şeyle...
severdim eskiden. şimdi yaşlandım...