| |
||
|
bu siteye erişim henüz engellenmemiştir |
||
Son Hareketli BaşlıklarRastgeleBugünki okunmaBaşlıklarımKullanıcı Menüsü |
admin ana sayfadan ya da hesabım sekmesinden durum bilgisi girebilirsiniz. 1 day ago
|
| Copyright © Powered by korsan sozluk Designed by Admin |
# bu sözlük bir "korsan kemalizm™" kuruluşudur. 18 yaş altındakilerin sitede dolaşması entry okuması ve başlık eklemesi sağlık açısından sakıncalıdır. yok ben 17 yaş üstüyüm diye bizi kandırırsanız bu sizin bileceğiniz iş. annenize babanıza ve de velilerinize durumu izah ederiz. yazarlara telif hakkı verilmemektedir. yazarların entry hakkı atılana kadardır. atıldıkları andan itibaren yazdıkları kamu malı sayılıp tmsf'ye devredilecektir. sitede verilen bilgiler gerçek değil matrixtir bu yüzden "abi ben ödevde kullandım hoca sıfır verdi" "verdiğiniz ilaç bilgisi yanlıştı, kör oldum." "dini site linki diye tıkladığım web sitesi erotik hikaye sitesi çıktı" gibi sorunlarda hiçbir sorumluluk almıyoruz. yok "ben sıfırı göze aldım", "boşver abi, kör olayım.", "yahu ne olacak siz link verdiniz, biz de kapatma tuşunu biliyoruz evelallah" derseniz lütfen kaynak belirtiniz. ayrıca TCK'ya aykırı maddelerden tırstığımızdan hemen yayından kaldırıp "görmedim, biri bişi mi yazdı." deyip yalan da söyleyebiliriz. * ayrıca bu sitede alıntı çalıntı bilgiler de çoktur. genellikle telifsiz yerlerden alıntılar ve çalıntılara müsade edilmektedir. rahatsız olduğunuz entry ve başlıklar için lütfen korsansozlukcu@gmail.com mailini kullanarak yönetimle temasa geçiniz. herkese iyi uçuşlar ... |
|---|
(bkz. ÅŸairde bizi tesbit
(bkz. ÅŸairde bizi tesbit edecek mi ?)
bazen insan kafa yormuyor
bazen insan kafa yormuyor deÄŸil.
süper suburbia! ne
kimlik ve ÅŸair bir araya
kimlik ve şair bir araya gelmesi zor olan şeyler, tabi bahsi geçen kimlik ehliyet yada nüfus cüzdanı değilse...
ben de nedense hep nereli
ilgili şaire yem atılır,
bu tekniklerle
esrarlı dille
öncelikle şairin bir kaç
öncelikle şairin bir kaç şiirini okumuş olmak şarttır. şair şiirinden tanınır zira. sonra girdiği entrilere bakılır, yaşadığı şehirle ilgili ipucu bulunur muhakkak. doğduğu yerle ilgili de tabi. sonra şiirin yanında uğraştığı bir şeyler varsa bunun kokusu çıkar illa. örneğin dergi editörüyse dergisinin son çıkan sayısının içeriğinden bahsedebilir ya da bu dergi adına açılmış başlığa sahiplenici bir tavırla entriler girebilir. tabi bir de icra ettikleri mesleğin yanında şiirle ilgilenenler bulunur bu da , doktorsa mesela, hastalık ya da ilaç adı başlıklarına getirdiği son derece bilimsel açıklamalardan ya da ucundan köşesinde nöbetlerden filan bahsetmesinden anlaşılabilir. tabi eczacı-doktor ya da anaokulu öğretmeni- lise öğretmeni ayrımı bu teknikte ustalık gerektiren ayrımlardır. şairinin kimliğini tespit ederken girdiği entrilerde dikkat edilecek bir diğer unsur 'kimlerden' olduğu bahsidir. bunun için kişi başlıklarına girdiği entriler bize yardımcı olacaktır. örneğin görsel şiirle uğraşan bir şair elbette nispeten geleneksel şairlere şöyle bir tepeden bakacak, görsel şiir işçilerindense övgüyle söz edecektir. bu üç kıstas bir çok ismi eleyecek ve elimizde bir kaç isim bırakacaktır muhtemelen. nick seçimi de kafamızda bazı şimşekler çaktırmıyorsa (ki genelde çaktırır) bu noktada bize yardımcı olacak şey ise şüphesiz şairin üslubudur. şairin şiiri neyse kendisi de oysa, kendisi neyse üslubu da odur. bana iş bu entriyi yazdıran esrarengiz adlı kullanıcının kimliğini az evvel üç entrisinden tanıdıktan sonra bu başlık altında toplanmış kimlik merakı hastalığından muzdarip kullanıcılara bir faydam dokunursa ne mutlu bana gibi bazı bayramsal duygular içerisinde olmamdır. yazılanlar hiç bir bilimsel içerik barındırmamakla ve işin içinden benim iç güdülerim çıkarıldığında bir geçerliliği olmaması ihtimali taşımakla birlikte dikkatle uygulandığında faydalı olabilmesi ihtimali de mevcuttur. tabi misafir çocuklarının gürültülerinden mütevellit bir konsantrasyon kaybı neticesinde teknikten bahsederken kurduğum cümlelerde yapısal yahut anlamsal bazı aksaklıklara elbette rastlanacaktır. yani özetle; bayramda evimize bu kadar çok insan gelmesinden (yani tamam akrabalarımız onlar, sevelim, hoş beş edelim ama bir yerden sonra insan oturup yazmak istiyor, kendiyle başbaşa kalmak istiyor dimi ama), ziyarete gitmezsek ayıp olmasından ve ev baklavasından ( fırından çıkarılıp üzerine sıcak yağ döküldüğü anda eve yayılan kokusu dışında) hoşlanmıyorum.