uc entriden sair kimlik tespit teknigi

0
points
misafirler gidince ayrıntılarını yazacağımdır.
sakız's picture

bazen insan kafa yormuyor

0
points

bazen insan kafa yormuyor deÄŸil.

Pali Canon's picture

süper suburbia! ne

0
points
süper suburbia! ne teknikler var ne! şairim diye ortaya hoplamanın anlamı yok yani: bakışından çözülürsün kardeş: oturuşundan kalkışından: bazıları kokundan anlar: tabi şairin her anı da şair değildir: sadece gerçek şairler her an ama her an şairdir! üç entry ile değil 500 entry ile de bunu anlayamazsın: kimyasal değil çünkü: adam da aşk var mı yok mu ne kadar var ne kadar yok: aşk ölçülmez ki: sorulan soruları da iyi anlamalıdır: bak ben dedim ki çok sevdiğim bir şair şimdi ama beni kaybetmişti bir zamanlar: dedim ki sair isimleri sayar mısınız sevdiğiniz: saydı saydı 10 isim istemiştim: sekizi erkek idi ikisi kadın: olmaaa! dedim hatta hepsi erkek dedim: bu sefer saydı: yani cevabına da bakarlar: ikinci bir yaklaşımda iki üç yıl sonra cevabı çok hoşuma gitti: canıncanı dedim bu: tabii hepsi boş: sen o şairin makoseni ile üç yıl dolaşmalısın balam!!!
Mr. Grey's picture

kimlik ve ÅŸair bir araya

0
points

kimlik ve şair bir araya gelmesi zor olan şeyler, tabi bahsi geçen kimlik ehliyet yada nüfus cüzdanı değilse...

esrarengiz's picture

ben de nedense hep nereli

0
points
ben de nedense hep nereli olduklarını merak ediyorum. yani türkiye karmaşık bi ülke sonuçta. kültürel sosyal yaşam farklarının çok çok farkedildiği durumlar oldu şu son zamanlarda. kuzey güney doğu batı birbirinden haberdar olsun istiyorum. nasıl yaşanır. mesela sizin oralarda baklavaya ne denir kardeş. sizin oraların en sevdiğin şarkısı nedir. bizim gibi saçma sarkıları yoktur sanırım kuzeyin ve doğunun. daha gerçektir die düşünüyorum. şairin kimliğini takmıyorum bu noktada. insanı yani genel anlamda merak ediyorum.
trojan's picture

ilgili şaire yem atılır,

0
points
ilgili şaire yem atılır, yemde muhakkak sinirlendirilir ki kendini tutamasın ve cevap yazsın...
sakız's picture

bu tekniklerle

0
points
bu tekniklerle uğraşılmaması için yönetime avatarların sadece parmak izlerinden oluşması zorunluluğunu getirmesini öneriyorum.
demasevi's picture

esrarlı dille

0
points
esrarlı dille geldim yaptıklarım için ağlamadım yapamadıklarım için bittim? her günüm karanlık seni gördüğümde aydınlandım sandım? mumun bir ömrü olduğunu hesaplayamadım? her bir yanım yok oldu karanlıkta yavaş yavaş sakin sakin aydınlığı beklerken cennetin bahçesinde.
ifrat's picture

öncelikle şairin bir kaç

0
points

öncelikle şairin bir kaç şiirini okumuş olmak şarttır. şair şiirinden tanınır zira. sonra girdiği entrilere bakılır, yaşadığı şehirle ilgili ipucu bulunur muhakkak. doğduğu yerle ilgili de tabi. sonra şiirin yanında uğraştığı bir şeyler varsa bunun kokusu çıkar illa. örneğin dergi editörüyse dergisinin son çıkan sayısının içeriğinden bahsedebilir ya da bu dergi adına açılmış başlığa sahiplenici bir tavırla entriler girebilir. tabi bir de icra ettikleri mesleğin yanında şiirle ilgilenenler bulunur bu da , doktorsa mesela, hastalık ya da ilaç adı başlıklarına getirdiği son derece bilimsel açıklamalardan ya da ucundan köşesinde nöbetlerden filan bahsetmesinden anlaşılabilir. tabi eczacı-doktor ya da anaokulu öğretmeni- lise öğretmeni ayrımı bu teknikte ustalık gerektiren ayrımlardır. şairinin kimliğini tespit ederken girdiği entrilerde dikkat edilecek bir diğer unsur 'kimlerden' olduğu bahsidir. bunun için kişi başlıklarına girdiği entriler bize yardımcı olacaktır. örneğin görsel şiirle uğraşan bir şair elbette nispeten geleneksel şairlere şöyle bir tepeden bakacak, görsel şiir işçilerindense övgüyle söz edecektir. bu üç kıstas bir çok ismi eleyecek ve elimizde bir kaç isim bırakacaktır muhtemelen. nick seçimi de kafamızda bazı şimşekler çaktırmıyorsa (ki genelde çaktırır) bu noktada bize yardımcı olacak şey ise şüphesiz şairin üslubudur. şairin şiiri neyse kendisi de oysa, kendisi neyse üslubu da odur. bana iş bu entriyi yazdıran esrarengiz adlı kullanıcının kimliğini az evvel üç entrisinden tanıdıktan sonra bu başlık altında toplanmış kimlik merakı hastalığından muzdarip kullanıcılara bir faydam dokunursa ne mutlu bana gibi bazı bayramsal duygular içerisinde olmamdır. yazılanlar hiç bir bilimsel içerik barındırmamakla ve işin içinden benim iç güdülerim çıkarıldığında bir geçerliliği olmaması ihtimali taşımakla birlikte dikkatle uygulandığında faydalı olabilmesi ihtimali de mevcuttur. tabi misafir çocuklarının gürültülerinden mütevellit bir konsantrasyon kaybı neticesinde teknikten bahsederken kurduğum cümlelerde yapısal yahut anlamsal bazı aksaklıklara elbette rastlanacaktır. yani özetle; bayramda evimize bu kadar çok insan gelmesinden (yani tamam akrabalarımız onlar, sevelim, hoş beş edelim ama bir yerden sonra insan oturup yazmak istiyor, kendiyle başbaşa kalmak istiyor dimi ama), ziyarete gitmezsek ayıp olmasından ve ev baklavasından ( fırından çıkarılıp üzerine sıcak yağ döküldüğü anda eve yayılan kokusu dışında) hoşlanmıyorum.