ucmak ister insan
horror metaphysicus Sat, 12/29/2007 - 19:20Özgür insan sorumlu insandır. sorumlu insan sorgulanacak insandır. sorumluluktan kaçar insan; sorulmak istemez, sorguya cekilmek can sikar. hesap vermek bencilce ve hesapsizca/ musrifçe yasayan insanlara zor gelen bir durumdur. sorgulanacagi hissiyle yasamak gerginlik oluşturucudur. gerginlik, endişe, keder , korku ve emniyet hisleri birbirlerini çağiran yakın akrabalardır.
bir güvenlik ( geborgenheit) ortaminda yasamak insanin en temel gereksinimidir. giderek , kişioğlunun bütün yer-sel çabasi güvenlik alanini olusturma ve koruma çabasidir dense yeridir. yersel tüm kimyasal ve/ya da insani korku/endişe/gerginlik gidericiler geçici niteliktedirler. bunun farkindadir insan..emniyet hissini / ihtiyacini doyuran yanil/sa/tıcı araç bolluğu, insanin sicaklik ihtiyacini/özlemini geçici ve doğal olmayan bir sekilde giderir. bol sicaklikin verdiği bunaltı asıl bunaltıya götürücüdür.
’kendi mezarı’ndaki sıcaklık ile kalabalıklardan, insan sürülerinden kaynaklanan ‘sicaklik’ nitelik olarak aynidir ve bunalti/anksiyete/ruhsal cöküntü sebebidir benzer sekilde... insanin ‘kendi mezari’ndaki bunaltısı, cökkün durumu , ona verilmis fırsatlardır. sonuç itibariyle ‘kendi mezarı’ veya topluluk icindeki bunaltı arasinda kısır döngülü gidip gelen insan rahatlığın, güvenlik hissinin geçici olduğunun farkinda olsa bile ‘ cokluk’tan yana bir tavir sergiler.
göbek bağı kesilen ve yere ‘inen’ insan , bilinç kazandığı andan itibaren bir asıl/asil ‘bağ’ eksikligi duyar. ebeveynine bağlıdırr bu sıralar ..belli bir yasa kadar sürer bu durum..
bilinç kesbetmiş cok az insan tek bir bağ seçme/seçebilme ayricalığına kavuşur. insanların coğu ‘çok bağlı’dir. tek bağ sıkar, sıkıcı görünür andywarholevladına: birden fazla bağ ister. tek bağla yetinirise diğer insanlardan bir farki kalmayacaktir belki..oysa, onlardan üstün olmak zorunda oldugunu düşünür; daha fazla bağ, daha fazla bağçe..daha fazla bağcık..daha cok ayakkabı , daha muhteşem bir şapka…
ne kadar fazla ‘bağ’ o kadar fazla özgürlük varsayımı ile yasayan çagınevladı önüne gelen her ‘korku giderici’, kesilmis bağ’i ikame edici sekerli, sekerlemeli, süslü/pembeli bağa ‘el atar’. oysa elinde degildir bağ; kendisi baın/bagların elindedir..(ip diyelim buna, yilan diyelim- neden seytan olmasin? ). süslüdür, sekerlidir, çikolatalidir bol cola’lıdır. pembedir..( "herşey ne güzelken pazar gömlekleri kolalıyken")
cok renklidir; hatta ‘siyah’tır da denebilir..(anlatimi kolaylastiracak en uygun renk siyahtir burda )
bağ ‘seçtigi’ yanılsamasını yaşayan insan; bağlarin eline gectiği zannıyla ve bir maymun edasi ve kıvraklığıyşa , bir o baga bir bu baga zıplayarak/sıçrayarak ‘boşluk’u farkedemeyecek tehlikeli cazip bir alana ‘dalmistir’…
yalnız kalmayı sevse de bazı anlar, sessizliği sevmez insan . farkında olmadigi halde ‘bir sekilde bildiği’ ama duymadığı sesler çoklugundan rahatsız olmasından mıdır bilinmez; her yerde ‘fısıltılar ‘dolaşir ve bunun farkinda olmadığının farkında mıdır , bu da bilinmez ama, bir sekilde , sessizliği pek sevmediği hiç çekinmeden iddia edilebilir.
ilk tavri bir cıglık atmaktır insan yavrusunun..bir yardim, bir imdat cagrisi /korkuyor olmasi olarak yorumlanabilir ya da en kötü ihtimalle veya eşit ve aynı güçte bir ihtimalle sorumsuzluk yuvasından/yurdundan [cennet ve cenin kelimelerinin ayni kökten olusu cok ilginc degildir ] çıkış ve bağ’inin kopartılmasından veya bağından kopmasindan duydugu acıya tepki, bağ’ini kopartanlara bir isyan çığlığı olarak degerlendirilebilir -pekala..
gürültü, sonraki dönemlerde, asıl bagindan koparılmis insana bir ‘imkan’ olarak görünür..gürültüye verir kulağını..fısıltılarr görünür kilinsin ister belki..görünür bir ses ,görünmez sesten daha az dehşet vericidir .. belki de yalniz kaldığında, farkında olmadiginin farkında oldugu sesler ona "sorumlusun"’lu duygular uyandırıyor oluşundan dolayi gürültüye ‘boğma’ eğilimine girer..’kim bilir’….."tek bagin vardi! tek bag yeter sana! " diyen bir sestir belki bu ses…. gürültüye verir insan kendini, gürül gürül akan irmaklarin " insanin unutmayi sectiginin hatirlaticisi " oldugunu ‘unutmak’ istercesine…
bağ (cennet veya anne karni ) bağlanma, akd, itikad, ukde..akaid…cok bag’li yasam..çok tanrılı yaşam…
insan icin en " elzem " duygu güvenlik (emn /emniyet, iman ) duygusudur. açlık, susuzluk bile güvenlik alanının zarar görmesi hissini uyandirabilen duygulardur. ac kalan saldirir.. ya yemege..ya suya.. ya da yanindakine.. (insan insanin kurdudur ) ..
sahte olmayan güvenlik duygusu, sahte olmayan güvenlik ortamı tek ve güclü/mutlak bir bağ’a bağlanmakla gercekleşebilir…bagli olmak….bagimli olmak..bagimsiz olmak..Özgürlük…vs
sigara icmek , alkol , madde bağımlılığı, bir takım tutmak , bir şeyhe uymak, bir club’e üye olmak, bir pop(o) yıldızını ilahlaştırmak, bir bayrak, bir amblem, logo etrafinda ‘kenetlenmek’ kisioglunun bağımlı, bağlı olmak isteyen yanlarınınn gözlemlenebilir, çözümlenebilir geçici halleridir…
çok bağlı yaşam çok kolay bir yaşam gibi görünmekle beraber -ki insan kendisini bağların eline vermiştir- herkes icin şekerli bir durum degildir…cok bağlı şekerli durumlar oldugu gibi, cok bağ-li olmayan ve cok bağ-lı-lıgin rengini değiştirmek isteyen durumlar da olabilir..
görünürde kolaydir çok bağlı/sorumsuz cok sorumluluklu, cok sorunlu yasam…
çok bağlı şekerli durumlar yasayan insanlara benzemek isteyen, çok bağlı şekersiz durumlar yasayan insanlar arasinda bol kurtlu bol tilkili bol maymunlu bir rekabet ve cekememezlik de vardir….
sorumsuz insan özgür degildir. Özgür olmayan sorumlu degildir . cok bağlı yaşam sorgulayıcı degil, uyusturucu/yatıştırıcı, yumoş yapıcıdır.. yatıştırıcının n etkisindeki insanin yasadigi relaxationun ‘huzur’ ile bir ilgisi olamaz.. huzurlu olmak, hazır olmaktir. hazirlikli olmaktir. hazirligi olmayan huzursuzdur.. her ‘yatışmış’ kisi, huzurlu kisi degildir. rüyadadir.
Özgür insan mutlu olmak zorunda degildir. mutlu olmanin ve tüm ‘mutlak’ seylerin ,bu ‘asağı’ yerde yeri yoktur. bağlar çesit çesittir: kimi yerde bir insan, kimi yerde bir tas ,kimi yerde bir amblem (kimi yerde ).. bağlar (ağlar ) arasındaki zevk verici, yatıştırıcı, yumuşatıcı ahenk insana geçici mutluluk hisleri de tattirabilir.
Özü olmayan gürleyemez. Özünün bilincinde/farkında olan tek varlik insandir: bir arslanin gürlemesi özgürlük degildir. göğün gürlemesi öz’ün gürlemesi gibi degildir. insanin özünün gürlesmesi „ gürbüzlesmesi“ , göbek bağının devami olan ‚doğustanlığına’ uyan bağ’a (ipe ) sımsıkı sarilmasiyla mümkündür..saglam bir bağdir bu...tek bağ ile bağlar arasinda seçme yetisi verilmistir insana..
hangi tarafa bağlanacagini seçemeyen/bilemeyen, bir o bağ bir bu bağ derken, takatten kesilmis bir halde ‚koparak’ ‚düşen’ (aci ceken ) insan , bir bağ /bağçe kurma eğilimine girebilir..bağirabilir çağirabilir... "bağımı istiyorum! " diyebilir...aklını kullanir, aklini yüceltir ve/veya aklını yok eder..bir bağ bulup acısını dindirmek ister..sandalyeye cikar. „ve kendi sandalyesine kendisi vurur „ düşer..uçmak özlemini giderememiştir oysa.. düşüşü ‚ ilk düşüş’ gibi değildir..ne kaçabilmistir, ne de uçabilmistir..uçmak dilemistir.
bağ /bahcede, sorumsuzluk yurdunda, sorumsuzca yasayan insan ,düştügü „ yeri“ eski bahçesi sanma gafletine veya eski bahçesine dönüştürme gafletine düştügü an fenaa halde düşer..coklu bir düşüş seçer.. oysa düşüş/indirilisten sonra, tekrar tırmanması, caba sarfetmesi, ‚yüksekte’ olan o bağçeye yorularak varmasi öğütlenmistir. o bahçeye tek bir bağla cikilabilir..o bağ apacik ‚ ortadadır’..bağlananlar çoğaldikca, sağlamligi perçinlenen bir bagdir ..bu baga baglanan insanlar arasindaki bag da ayni oranda saglamdir...hava durumundan etkilenmez. firtinalarin koparamadigi bir bağ’liliktir bu. „yagmuru cagiracak kadar güzel“ bir bağ.
uçmak ve kaçmak arzusundadir insan, oysa ne ucabilir ne de kacabilir. mekan ve imkan tükenir. kendi mezarindan kendi mezarina beyazlanarak tasinir, birincilik beyazindir ve beyaz toprak kokuludur.
"kacacak 'yer' nerde ? "
( bol celik, bol yildiz , bol insan)