iki farklı anlamda kullanılan bir kur'an- ı kerim kavramı. islam dinine inananları ifade eder. ancak bu kavram en popüler kullanımıyla 19,yy sonu ile 20, yy. başlarında aktivist, entellektüel bir müslüman olan cemalettin afganitarafından siyasal bir p
(bkz. panislamizm)
enternasyonalizm ümmetçilğin kötü [kelime i habise] bir kopyasdır. eskiler "şeytan allah'ı taklit eder" diye bir söz sarfetmiş. hala kullanışlı.
bu açılımıyla [ açtım galiba ] deveyle alakalı akıl ilke ratio arasında oldukça bir fark vardır/olmuş.
cemaleddin afgani hususu hassaten mercek altına alınıp - yakmadan incelemelidir.
hiç alaka kurmayacaksın ama köylü neden tarlaya mercekle gitmez? sigarası için illa muhtar çakmağı mı gerekiyordu?
Günümüzde Türkiye şubesi reisi hakan albayrak'tır.
işte burada nihal atsız abimiz iyi at teperek, ümmetçilik kavramını irdelemiş.
osmanlı sıçmadı. osmanlının içindeki hıyarlar sıçtı. jön türkler. ittahat ve terakkiciler. bölücüler yani. şuursuz, kompleksli, kökten-batıcılar. batı milliyetçiliğini osmanlıya taşıyanlar sıçtı. mehmet akif, bu mânâ da osmanlı toprakları türkçülük zehiriyle sallana dururken ve bir çok gerizekalı gramafon aydını yanında götürürken, ve yemen, hicaz v.s gibi bugün avrupa'nın yarısı anlamına gelen doğusundaki toprakları yitirirken, o cemaleddin efgani ve talabesi muhammed abduh'un islamcı görüşlerinden etkilenerek ümmet fikrini yaydı, savaş bölgelerinde, siperlerde, kahvehanelerde, köylerde, meclislerde, camilerde ümmet bilincini aşılayan, dil, ırk, renk farkı gözetmeden tüm müslümanların kardeş olduğunu, ümmet olduğunu anlattı.
(bkz. mehmet âkif ersoy)
(bkz. istiklal marşı)