hayatın bütün kategorilerinde yer almasına rağmen buradaki hiçbir kategoriye koyamadığım kavram. herkes için en az iki tane vardır. -bazen binlerce- uzaklık ve yalnızlığı çağırıştırır. görüş mesafesinde bile olsa uzaklık vardır yolda.
Yeşil Yol filmi...
Tom Hanks in başrolünü oynadığı muhteşem bir film.
Doğaüstü güçlere sahip olan bir idam mahkumunun son günleri anlatılıyor.
Filme ismini veren " Yeşil Yol " sözü ile hapishanedeki hücrelerinden alınan idam mahkumlarının elektrikli sandalyenin bulunduğu ölüm odasına giderken kat ettikleri bir millik yeşil yol kast ediliyor.
yaşam belki
uzun bir caddedir, her gün filesiyle bir kadının geçtiği
yaşam belki
bir urgandır, bir adamın daldan kendini astığı
yaşam belki okuldan dönen bir çocuktur
yaşam belki, iki sevişme arası rehavetinde yakılan bir sigaradır
ya da birinin şaşkınca yoldan geçişi
şapkasını kaldırarak
başka bir yoldan geçene anlamsız gülümsemeyle “günaydın” diyen
Senin emin durusun, senin gerçek sözlerin, senin o gururun, o becerin, senin o sogukkanli kadere gögüs gerisin. ve kimseye aciklamadigin o mutlulugunun sirri.
gitmiyorum. zamanimi uzattim.
yeni zamanseyahati, acik dünya.
seni ruhumda tasiyacagim, perde kapanana kadar.
perde kapanana kadar.....
senaryosunu yılmaz güney 'in yazdığı yönetmenliğini şerif gören'in yaptığı tarık akan,şerif sezer,halil ergün'ün oynadığı altın palmiyeödüllü acayip iyi türk ve kürt filmi...kugusunu da yılmaz güney yapmıştır...ama zaman darlığından dolayı içine sinmemiş ve görüntülerinin bir çocu orjinal filime montajlanmayan...benim 1980 li yılların sonunda ilk kez korsan olarak [:videokahvesi]nde korsan abilerle izlediğim izlerken caddeye 10 adet gözcü dikilen filim...1998yılında sinemalarda gösterime girince ibnelik olsun diye 10 defa bilet alıp izlediğim çarpaşık film..
Yılmaz Güney'in ödüllü yapıtıdır. Yol bir karamsarlık tablosudur. Bütün iyi filmlerdeki gibi kahramanlar parçalanmış kişiliklere sahiptir. Toplum -töre- şiddet üçlemesi ve tutsaklık olgusu işlenir.
Kar sahnesi en müthiş sahnedir...
diğer sahne de adamın trende karısıyla sevişmek istemesinin sorulması üzerine verdiği cevaptır...
"gözlerimi yuvalarından çıkarıp avcuma koyuyorum. boynumdan ince bir ter sızıyor; rengi kırmızı. kendimi sürüyorum tekrar sana... cismimin koyu beyazlığında ince yollar görüyorum. durup bakıyorum. yine görüyorum. ve hemen sağdaki kızıl yola eğilip yol boyunca uzuyorum."
the beatles(paul mccartney):
(bknz: the long and winding road)
(bknz: my way)
bana robert frost'un 'the road not taken' isimli şiirini anımsattı.
uzun, ince bir yol,
yolcu yolunda gerek.
uğruna bir atın heder edildiği filmdir...
at gerçekten vurulmuş ve tarık akan cidden atın karnını keserek elini ayağını atın içine sokmuştur...
yolda olanlar yolda kalır...
Yeşil Yol filmi...
Tom Hanks in başrolünü oynadığı muhteşem bir film.
Doğaüstü güçlere sahip olan bir idam mahkumunun son günleri anlatılıyor.
Filme ismini veren " Yeşil Yol " sözü ile hapishanedeki hücrelerinden alınan idam mahkumlarının elektrikli sandalyenin bulunduğu ölüm odasına giderken kat ettikleri bir millik yeşil yol kast ediliyor.
(bkz. birhan keskin)
yaşam belki
uzun bir caddedir, her gün filesiyle bir kadının geçtiği
yaşam belki
bir urgandır, bir adamın daldan kendini astığı
yaşam belki okuldan dönen bir çocuktur
yaşam belki, iki sevişme arası rehavetinde yakılan bir sigaradır
ya da birinin şaşkınca yoldan geçişi
şapkasını kaldırarak
başka bir yoldan geçene anlamsız gülümsemeyle “günaydın” diyen
(bkz. furuğ ferruhzad)
canım fedadır senin yoluna
günahlarınsa benim boynuma
çıkalım seninle Bağdat yoluna
sen bir şahinsin, ben garip serçe
attın kalbime demirden pençe..
bütün yollar roma'ya çıkar
Senin emin durusun, senin gerçek sözlerin, senin o gururun, o becerin, senin o sogukkanli kadere gögüs gerisin. ve kimseye aciklamadigin o mutlulugunun sirri.
gitmiyorum. zamanimi uzattim.
yeni zamanseyahati, acik dünya.
seni ruhumda tasiyacagim, perde kapanana kadar.
perde kapanana kadar.....
senaryosunu yılmaz güney 'in yazdığı yönetmenliğini şerif gören'in yaptığı tarık akan,şerif sezer,halil ergün'ün oynadığı altın palmiyeödüllü acayip iyi türk ve kürt filmi...kugusunu da yılmaz güney yapmıştır...ama zaman darlığından dolayı içine sinmemiş ve görüntülerinin bir çocu orjinal filime montajlanmayan...benim 1980 li yılların sonunda ilk kez korsan olarak [:video kahvesi]nde korsan abilerle izlediğim izlerken caddeye 10 adet gözcü dikilen filim...1998yılında sinemalarda gösterime girince ibnelik olsun diye 10 defa bilet alıp izlediğim çarpaşık film..
farsça rah demektir. ayrıca acı, keder anlamına da gelir.
bkz: 'hemrah' acı yoldaşlığıdır belkide.
ömürden uzundur...
Bana görünendir...
En çirkini İstanbul'dan ayrılanıdır...
Ve bu başlık da bana hatırlattı aynı şeyi... elveda İstanbul...
Yılmaz Güney'in ödüllü yapıtıdır. Yol bir karamsarlık tablosudur. Bütün iyi filmlerdeki gibi kahramanlar parçalanmış kişiliklere sahiptir. Toplum -töre- şiddet üçlemesi ve tutsaklık olgusu işlenir.
Kar sahnesi en müthiş sahnedir...
diğer sahne de adamın trende karısıyla sevişmek istemesinin sorulması üzerine verdiği cevaptır...
niye hiç kısalmaz insan için? uzar, hep uzar... yol kadar uzamayı istemişimdir hep bir bitişi var mı? görürdüm belki...
"gözlerimi yuvalarından çıkarıp avcuma koyuyorum. boynumdan ince bir ter sızıyor; rengi kırmızı. kendimi sürüyorum tekrar sana... cismimin koyu beyazlığında ince yollar görüyorum. durup bakıyorum. yine görüyorum. ve hemen sağdaki kızıl yola eğilip yol boyunca uzuyorum."